11.1 C
Hamburg
Montag, September 28, 2020
Start Home Öykü: Sabah Muhabbeti

Öykü: Sabah Muhabbeti

Öykü: Sabah Muhabbeti

Yaşlı, suratsız, geveze kadın vagonun bir köşesine hemen pencerenin yanı başına bir karga gibi konmuş, güya fısıldayarak kızıyla cep telefonunda konuşuyordu. Yine kimseler tek kelime itirazda bulunmamış, kolektif sağırlara kendilerini vurmuşlar, ya kitaplarına, ya günlük gazetelerine, ya da sabah rehavetinin kapalı vagona yaydığı oksijensiz havanın sersemletici atmosferine kendilerini bırakmışlardı. Kadın vagonun içindeki reklam afişlerinden başladı, vagonun kalabalık olup olmadığından, yolcuların kibar ve olumlu bir ruh halinde mi, yoksa karamsarlıkla mı yüklü olduklarıyla devam etti. Sabırsızca ara vermeksizin daldan dala konuyordu. Kızıyla sanki yirmi beş yılda bir görüşen bir annenin abartılı ve yapmacık samimiyetiyle bin bir gereksiz detayı, utanıp sıkılmadan onca yabancı insanın içinde sesli anlatmakta bir sakınca görmüyordu.

            Yüz ifadesindeki anlamsızlık, gözlerine oturmuş ölümcül bir hastalığın ve derin aptallığın izleri, insana acıma duygusunun dışında bir gün herkesin kendisi gibi bir ayağı çukurda, diğeri ölüm çizgisinde dans edeceklerini çağrıştırıyordu. Çevresine yaydığı, zeka belirtisinden başka her türlü enerji denilebilirdi. Tüm vagonun ilgisini üzerine çekiyor olmaya ihtiyacı var gibiydi. O yaşta hâlâ çalışıyor olması, günlük işinden, şefinden, iş arkadaşlarından bahsetmesi, her türlü inandırıcılığa uzaktı. Yüzündeki kırışıklıklar, deniz yanığı teni, bir deri bir kemik zayıflığı, zar zor yürüyor olması, çalışma ve doğa kanunlarının dışında hareket eden kural dışı bir zorlama gibiydi. Belki emekliydi ama yan bir işi vardı, ufak bir yan gelirin kimseye zararı olmazdı. Belki daha emekli olmamıştı, biraz veya epey vardı. Belki de hepsi atmasyondu, kadın milletle taşak geçiyordu.

            Telefonda yavrum, kızım diye konuşuyor olmasının inandırıcılığı tartışma konusu olabilecek seviyedeydi. O yaşta birinin anne değil nine, büyük nine, büyük büyük büyük nine olması ihtimali daha fazla gözüküyordu. Sabah kahvaltıda ne yediğini, vagondaki insanların bilmesinin kendisine ne yararı olabilirdi? Kahvaltıdaki ruh hali, yalnızlığı, o esnada sokaktan geçen bir arabanın çalan klaksonunun kendisini korkutması, kimi neden ilgilendirsin? Hangi elbiseyi giydiğinin, üst kattaki komşusunun gece 23.00’de üst üste iki defa duş almasını açıklamasıyla kime, niçin hizmet ediyordu?

            Yapmacık tavırlar, zorlama samimiyet ve surata zoraki yerleştirilmiş gülümseme ve diğer taraftan gelen bir kadın sesi:

        ◦ Ben olsam duvara vurur, gürültü yapardım.

        ◦ Bir an polis çağırmayı düşündüm!

        ◦ Neden yapmadın?

        ◦ Ne diyecektim? Komşum banyo yapıyor, durmayın gelin mi diyecektim?

        ◦ Evet! Gece sessizliğinin korunması diye bir kural var anne! Seni kimse rahatsız edemez!

            (Sanki ikisinin vagon dolusu insanı rahatsız etme özgürlükleri varmış gibi sohbetlerine çok doğal ve normalmiş gibi devam ederler)

        ◦ Yukarı çıkıp sorabilirdin, bu saatte banyo da ne demek oluyor diye.

        ◦ Kızım kadın zaten suratsızın teki …

        ◦ Ama seni rahatsız etmeye kimsenin hakkı yok. Sen orada bedavaya oturmuyorsun!

        ◦ Tabi tabi, aslında haklısın. Ben de kira ödüyorum!

        ◦ Görüyor musun, tam da bunu demek istiyorum.

1.jpg

İkisinin derin, eşsiz, alışılmışın dışındaki sohbeti oldukça banal, önemsiz, yersiz ve gereksiz ebatlarda devam ettikçe etti. Sohbetin dizginleri kaçmış, kim nerede durulacağını artık bilmez bir hale gelmişti. Bir dahaki istasyonda birer ikili tesadüfen boşalan yere, tam kadının karşısına oturdular:

        ◦ Hayır canım Almanca konuşmuyorlar!

        ◦ Dileri daha çok Doğu Avrupalı gibi…

        ◦ Rusa benzemiyorlar!

        ◦ Hayır hayır Polonyaca da değil!

        ◦ Bulgarca mı, Macarca mı?

        ◦ Bilmiyorum dedim ya! Limonlu çay içiyorlar kağıttan kaplardan.

        ◦ Zayıf orta boylular. İşçiye benziyorlar, çantaları var.

            O anda ikiliden biri oldukça kırık ve kötü Almancasıyla:

        ◦ Yaşlı kadın çok konuşmak!

        ◦ Anlamadım?

        ◦ Sen çok konuşmak!

        ◦ Anne sana mı diyor?

        ◦ Evet kızım duyuyor musun? Daha Almanca bile bilmiyor!

        ◦ Sus!

        ◦ Bir de küstahlık ediyor anne! Sana mı diyor o lafı?

        ◦ Evet kızım! Sus diyor utanmadan …

        ◦ Yaşlı kadın çok geveze! Sen sus! Ben başım ağrımak senin konuşmaktan!

        ◦ Kızım kapatmam lazım galiba. Seni sonra ararım!

            Genç Doğu Avrupalı büyük bir zafer kazanmış olmanın verdiği memnuniyetle, yanındaki sakalları düzensiz uzamış pejmürde kılıklı arkadaşıyla kendi dilinde, oldukça rahatsızlık veren bir gürültüyle devam etti. Koca vagonda kimseler ikilinin ne konuştuğunu bilmiyor, anlamıyordu. Deminki yaşlı kadının konuşmasına homurdananlar bile yağmurdan kaçarken doluya yakalanmış olmanın verdiği rahatsızlıkla kıvrandılar.

            Yaşlı kadının cep telefonu çaldı. Daha çok evde çalan klasik telefon çalmasının ses tonuydu. Garipsemek isteyen bakışlar, kafalar o yöne doğruldular. Yine yaşlı kadın, fısıldayan ama yine de gürültüsü belirgin bir konuşmayla:

        ◦ Anne, benim! Nasılsın? Ne oldu? Çok meraklandım.

        ◦ Hala oturuyorlar kızım. Hoppala! Işıklar gitti. Tren durdu!

            Aynı anda trenin makinisti hoparlörden trenin neden durduğunu, beş dakikalık gecikmenin gerekçelerini anlattı:

        ◦ Duydun mu?

        ◦ Evet evet, kar bile yağmadığına göre.

        ◦ Polisiye bir vakaymış anladığım kadarıyla.

        ◦ Seninkiler ne yapıyorlar?

        ◦ Garip dildeki sohbetlerine yüksek sesle devam edip koca trene rahatsızlık veriyorlar.

        ◦ Kendine dikkat et!

        ◦ Biri ters ters bana bakıyor zaten!

        ◦ Anne sen iyisi mi kalk başka bir yere otur!

        ◦ Olur mu kızım? Kendi anavatanımda hem de? Bana böyle kaba davranacaklar ben de onların istediklerini yapacağım? Unut!

        ◦ Belki saldırgandırlar anne, kendine dikkat et!

        ◦ Evet evet saldırgan oldukları çay içişlerinden, el kol hareketleriyle konuşmalarından, konuşurken ağızlardan saçılan tükürüklerinin oraya buraya dağılmasından belli.

        ◦ Anne korkuyorum. Lütfen kalk, başka bir yere otur!

        ◦ Kızım saçmalama! Vagonda onlarla birlikte yalnız değilim. Bir sürü insan var bu saatte işine giden.

            Kadın kızıyla sohbetine yeniden daldı:

        ◦ Bugün hava çok güzel olacakmış.

        ◦ Hava durumuna ben çocukken de inanmazdım anne!

        ◦ O kadar şüphecilik zararlıdır kızım.

            Anne-kız hava durumundan, hayat pahalılığına, oradan hükümetin kemer sıkma politikasından gittikçe artan yabancılara, işsizliğin asıl sorumlusunun Avro para birimi olduğuna, tatile gelecek yıl Antalya’ya gitmeye sıcak bakmadığına, Hamburg belediye sarayının önündeki gösterinin ücretsiz olduğuna, komşusunun oğlunun yuvadan kovulduğuma, iş arkadaşının kasadan para çalarken yakalanıp aynı saatte işten atıldığına, mahallede oturan bir çingene ailenin sokağın ortasından giderek düğün eğlencesi yaptıklarına, klarnet ile davul çalıp sokak boyunca yürüyerek giderken garip danslar ettiklerine, ayın sonuna gelmiş olmalarına rağmen bu ay biletlerinin daha kontrol edilmediklerine, diş doktoru randevusunun unutulmaması gerektiğine dair birbirinden değişik sayısız defaya değindiler.

            Kadınların sohbetlerinden sıkılan Doğu Avrupalı ikili, kadına bıkkınlık veren bakışlarla bakıp yanından uzaklaşırlarken içlerinden daha genç olanı,

        ◦ Yaşlı kadın çok geveze, çok konuşmak!

        ◦ Terbiyesiz!

        ◦ Çirkin!

        ◦ Moruk ve geveze!

        ◦ Çok geveze!

        ◦ Çok çirkin!

        ◦ Git önce Almanca öğren! Aptal yabancı! …

        ◦ Yaşlı kadın kibar değil ! diyordu….

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Tourismus als Entwicklungsmotor – TUI Care Foundation startet virtuelles „Linking & Learning“-Diskussionsformat

Sieben Wochen lang kommen wöchentlich Tourismus-Experten zusammen um über die Neugestaltung des nachhaltigen Tourismus zu diskutieren Im Rahmen des Welttourismustags 2020 startet die TUI Care...

Kick-boks müsabakaları düzenlendi

Gençlik Spor Bakanlığı himayesinde Herkes İçin Spor Federasyonu koordinesinde başlatılan Avrupa Hareketlilik Haftası kapsamında doğa, spor ve turizm kentti Tunceli'de "Ulusal Herkes İçin Spor...

Kommission treibt Kapitalmarktunion in Europa voran

Die Europäische Kommission hat Donnerstag einen neuen Aktionsplan für die EU-Kapitalmarktunion in den kommenden Jahren veröffentlicht. Oberste Priorität der EU ist es, dass sich...

Futbol: Süper Lig

- Demir Grup Sivasspor: 0 - MKE Ankaragücü: 0 Stat: Yeni 4 Eylül Hakemler: Arda Kardeşler, Mehmet Salih Mazlum, Mehmet Ali Akkor Demir Grup Sivasspor: Samassa, Erdoğan...