11.6 C
Hamburg
Freitag, Oktober 30, 2020
Start Home Blogda Birinci Yıl

Blogda Birinci Yıl

Blogda Birinci Yıl

Zaman ne çabuk geçiyor lafı herhalde bir blog için ve blogcular tarafından söylenmemiştir. Tiyatro yapmayayım, bugün tam bir yıl olmuş bu bloğu kesintisiz devam ettireli. Bu vesile ile 2007 yılındaki ve 2015 yılındaki deneyimleri böylelikle aşmış ve daha uzun ömürlü olmuş oldu. Bilenler bilirler Hamburg´da 2014 yılından beri ne bir etkinlik yapıyorum, ne de göçmenlerin yaptığı herhangi bir etkinliğe katılıyor veya destek veriyorum. Hepsi bana boş, anlamsız ve yalancı geliyor. Sırf selfi çekmek için bir edebiyat etkinliğine giden, kitap almak yerine bakan, konuşmak yerine dinlemeyip gevezelik eden insanlardan bıktım. Ama bilmek kime kızıp neyi yakmanın da alemi yok deyip bloğa soyundum. İyiki böyle yapmışım. Yanlışın üzerine yanlışla gitmek saçma. Sanatçının yaratıcı ruhunun sınırlarını ve gücünü küçümsememek gerekir, ayrıca da hep olumlu ve pozitif düşünmekte fayda var. Ama olmuyorsa da zorlamak mevcut enerjiyi yer bitirir.

Yeni dostlar edinmenin yanı sıra yeni ve farklı bakış açılarını da yakalayabildim bu sayede. Arşivimdeki onca yazıyı benden sonra kim ne yapacak sorusunu artık sormuyorum. Blogda bunları da kullanıyorum. Yeni yazılar, kitap ve film değerlendirmeleri, aktüel haber veya makaleler de sahnede yerini aldılar, alıyorlar. Dikkatimi çeken elimdeki istatistiki veriler. Ne twitterden, ne facebookdan, ne de wattpad´dan şükür bir düzenli okuyucu kitlem yok. Ama wordpressin blogcuları sağlam. Hem düzenli takipçiler, hem de okuyucular. Onlarla hem gurur duyuyor, hem de onları seviyorum. Demek ki ağda hâlâ okur var. Bana umut ve enerji veriyorlar. Bu neden böyle, sosyal medya sorunları, trendleri gibi lüks sorularla harcayacak zamanım ve niyetim yok. İnsan elindekilerle yetinmeyi bilmeli. Oralarda gezenler cahil, okumayan tipler gibi oldukça genelleyici ve haksız bir değerlendirmeyle kimseleri kendimden de soğutmak istemem. Ciddi okur profilinin oralarda cirit atmadığının bence ispatı. Geyik yapmaya ise benim pek zamanım yok. Hem oralar okurdan çok yazar kaynıyor. Herkes yazar, hem de ne yazar…

1.jpg

Bloğa bu defa Almanca başlamıştım, birkaç ay sonra Türkçe okuyanlardan ciddi tepkiler alınca iki dilli oldu. Akabinde Türkçe ağırlık kazandı. Bugünlerde dahası önümüzdeki yıl Almanca özellikle öyküler ve kitap değerlendirmeleri daha ağırlıklı olacaklar. Bunun bilinçli bir tercihten öte sanatsal ilham yani inspiration ile doğrudan ilgisi var. Bir de Almanca özellikle roman yorum ve değerlendirmeleri Alman okurların ilgisini oldukça çekiyor demeliyim. Ayrıca da o nice isimsiz edebiyat yaratıcısı benim dayanışma mantığımda önemli yerlere sahipler, destek vermek bir borç.

Bu arada film değerlendirmeleri sandığımdan da çok ilgi gördü ve bu beni oldukça şaşırttı. Yer yer çok keskin ve radikal değerlendirmeler yerine özellikle edebiyat uyarlamaları ile ilgili yorumlarımın gördüğü ilgi çok şaşırttı. Dizi değerlendirmeleri yapmamaya bu yıl da kararlıyım, zira değerlendirmeye değecek dizi yok. Hiç 2,5 saatlik dizi olur mu yahu, bu nasıl bir sanat, yuh o seyirciye ki yuh. İzlettirenlere iki katı yuh. Milyar dolarlık sektör olmuş, ben ne yazsam boşuna. Her şey var ama sanat yok o dizilerde. Kadını, ötekini, garibanı aşağılama var bolca. İzleyenler utansın.

Gazetecilik yanımla ilgili haber, yorum ve söyleşilere az da olsa gelecekte de yer vereceğimi söylemem doğru olacak. Şimdilik böyle yola devam ediyorum. Bugüne kadar gösterdiğiniz ilgi, samimiyet, öneri, yorum, değerlendirmeler için ayrıca teşekkür ediyorum. Sizler olmadan, yani okur olmadan yazar da, blog da, sanat da olmaz diye düşünüyorum. Bu yaşıma geldim kendimce hem doğru bildiklerimi yazdım, söyledim. Dogmatiklikten hep kaçındım. Siyasi ve ideolojik olarak hep ezilenden, mağdurdan ve haklıdan yana oldum. Gelecekte de bu cenahta olacağım kesin. Bu anlamda her bir okurumu tek tek edebi sevgi ve dostlukla selamlıyor, daha güzel yazılarda buluşmaya devam diyorum.

25.11.2018

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Endonezya’da yasalaşan istihdam paketine karşı gösteriler sürüyor

Endonezya'nın Bendung kentinde işçilerden ve üniversite öğrencilerinden oluşan yüzlerce protestocu, yasalaşan yeni istihdam düzenlemelerine karşı gösteri düzenledi.

Bundesumweltministerin zeichnet beste Energiescouts des Jahres aus

Svenja Schulze zeichnet beste Energiescouts des Jahres aus Fast 10.000 Energiescouts sorgen für Effizienz und Klimaschutz in Betrieben in Südosteuropa und in Deutschland Sie schaffen Styropor-Verpackungen...

Basketbol: FIBA Şampiyonlar Ligi

Darüşşafaka Tekfen: 79 - Filou Oostende: 74 Salon: Darüşşafaka Ayhan Şahenk Hakemler: Marius Ciulin (Romanya), Igor Mitrovski (Kuzey Makedonya), Zdravko Rutesic (Karadağ) Darüşşafaka Tekfen: Gillon 1, Berk...

3. Mindestlohnanpassungsverordnung

Mindestlohn steigt Bundeskabinett beschließt Dritte Mindestlohnanpassungsverordnung - Gesetzliche Lohnuntergrenze steigt schrittweise auf 10,45 Euro Das Bundeskabinett hat Mittwoch die Dritte Mindestlohnanpassungsverordnung beschlossen. Damit wird der gesetzliche...