15.9 C
Hamburg
Dienstag, Mai 11, 2021
StartHomeOsman Aysu: Ahtapotun Kolları

Osman Aysu: Ahtapotun Kolları

Osman Aysu: Ahtapotun Kolları

Kahramanımız Başkomiser Altan Duru bir geceyarısı Cezmi Kardelen isimli Başsavcı tarafından acil bir durum için yanına çağrılır. Başkomiser Altan çağırıldığı yere gider. Ali Evronos isimli biri canice öldürülmüştür, önce ceset kendisine gösterilir. Ali, meşhur zenginlerden Mahir Evronos’un oğludur. Olay anlatılır. Ali üvey annesi Melis Evranos’un evinde öldürülmüştür. Yan odada konuşulan İçişleri Bakanı Enver Güneş cinayeti kendisinin işlediğini itiraf eder.

Tam bir yurdum klasiği denilebilecek ayna roman oldukça çetrefilli bir biçimde başlar. Başsavcı düpedüz Başkomiser’den olayın örtbas edilmesi için yardım istemektedir. İçişleri Bakanı’nın katil olduğu açığa çıkarsa hükümet düşebilir ülke kaosa sürüklenebilir. Ama polis bu, görev ve sorumluluk bilinci hepsinin, her şeyin önüne geçer. Hadi bizde inanmış gibi yapıp o ideal polisi varmış gibi kabul ederek devam edelim.

ak.jpg

Araştırmalarına cinayet bürosundaki kendi ekibini de katan kötü Behzat Ç. taklitçisi Başkomiser Altan soruşturmalarına hızlı başlar. İçişlerä Bakanı’nın cinayeti işlemediğini bir konuşmasıyla kavrar. Melis Evranos’un üvey oğluyla yasak ilişkisine de inanmaz. Cinayetin bir başka yerde işlenip cesedän üvey annesine getirildiğini kısa bir incelemeden sonra maktulün giysilerinden ve arabasından yola çıkarak kolayca saptar.

Olayı örtbas etmesi için bizzat Başsavcı tarafından görevlendirilen Başkomiser tam da tersini yapar. Meslek onurunu ve kişisel kariyerini arkadaşlarını da ateşe atarak yüksek bir vatan, millet ve görev sevgisi ile olayı gitgide çözer, ki bunun yerli polisimizce inanılır yanı olmaması vesilesiyle roman kırık devam eder. Usta yazar Osman Aysu güzel bir kurgu hazırlamış olsa dahi toplumsal gerçeğimize ve polis olgusuna yabancı Başkomiser Altan figürü ile romanı krimiden öte fantezi içerikli kılar. Yani kahramanın bilinen polise yakın olmaması romanı ve anlatıyı güçsüzleştirir.

Altan Başsavcı’yı dinlemez, olayın üstüne gider. Melis hanım onu baştan çıkarır hatta Tarkan ve Kara Murat misali onunla bir kere de beraber olur. Erkek milletiz evel allah geleneğine poh sürmez yazar. Yayınlanma olgunluğuna uzak romanda katil maktulün babası çıkar. Adam oldukça zengin olmasına rağmen birkaç defa boşanmıştır. Her eşinin de genç ve güzel olduğunu saptayan Başkomiser sonunda adamın eşcinsel olduğu bilgeliğine ve gerçeğine ulaşır.

Eşcinsel babanın sıkı durun eşcinsel oğlu, yılışık ibne Tanju Örek ile beraber olduğu için kafasına bir küçük heykelcik vurulması koşuluyla öldürülmüştür. Katil babadır. Çünkü o da Tanju ile beraberdir. Yani cinayet bir kıskançlık meselesidir. Yuh yani mi dersiniz, okumalı mı artık karar verin. Kurgu bana biraz islamcı camianın islamiyetten önce babalar kız çocuklarını diri diri kuma gömerlerdi yalanını çağrıştırıyor. Hiç, bir baba evladının katili olabilir mi?

Osman Aysu yetmiş kitap yazmış yalancı bir alçakgönüllülük ile hâlâ bir yazar olmadığını itiraf ediyor. Ne demeli? Adam haklı. Bu romanını okuyun onun bir yazar olmadığına siz de hak vereceksiniz.

 

03.05.2012

Vorheriger ArtikelEdebiyat ve Siyaset
Nächster ArtikelErzählung: Der Anfang

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular