ALMANYALILAR

Göçmen Politikacıların Edebiyata Yararı

Göçmen Politikacıların Edebiyata Yararı

Seçimleri ardımızda bırakalı birkaç hafta ancak oldu. Her seçim periyodunda arttıkça artan aday sayısından, politikanın göçmenler arasında gittikçe sevilerek yayılan bir uğraşı olduğu böylece kendisini ispatlamış vaziyette. Yerel medyada bunların çok azı yer aldı, ama göçmen medyasında neredeyse artık bıktıran yüzler ve haber haline geldiler. Bunca insanın hemen her mevcut partide siyaset yapması, yapmak istemesi bin bir gerekçeyle açıklanabilir. Ama mevzumuz göçmen politikacıları, onları buna iten nedenler, kişisel beklentileri, karşılaştıkları hayal kırıklıkları değil. Bunların edebiyatla, kültür ve sanatla olmayan ilgileri, bu konudaki bugüne kadar sergilemiş oldukları olmayan utanç verici pratikleri.

Göçmen politikacılarının içerisinde çok azı proje üretiyor. Tasarladıkları projeleri hayata uygulayabiliyorlar, ait oldukları partiden destek buluyorlar. Genelde hazır ol da bekleyen askerler gibi yukarıdan kendilerine ne uygun görülürse onu yapıyorlar. Ezici çoğunluğu değil hemen hepsi partilerinin içerisindeki yabancılarla ilgili bir birimde çalışmalar yürütüyorlar. Alman toplumunda başka uğraşılacak problem yokmuş gibi. Ne ırkçılar, ne yaşlı Almanlar kara kafalı politikacı sevmiyorlar. Bunların istisnasız hemen hepsi hem gizli servis tarafından, hem radikal ırkçı gruplar tarafından adım adım izleniyorlar. En küçük yanlışlarında enselerine çöken yine Alman basını oluyor. Cem Özdemir, Bülent Çiftlik, Nebahat Güçlü örneklerinde görüldüğü gibi.

1.jpg

İçlerinde uzun yıllardır politika yapanlar var. Gömlek değiştirir gibi parti değiştireni var. Gerçekten siyasetin göbeğinden geleni var. Hobi olsun diye politikacı olanı var. Hatta iki tane Hamburg´dan çıkan bakanımız bile var. Kimselere bir yararı olmamaları bu işlerin anlamsız ve boş olduğu anlamına gelmez. Takıntım bu arkadaşların istisnasız hemen hiç birinin, iyi bir roman veya öykü okuyucuları olmadıklarına. Bunu nereden mi biliyorum? Hemen hiç birini aklı başında bir edebiyat etkinliğinde görmediğim için. Zira her sağlam roman ve öykü okuru ya bir okuma akşamına gelir, ya kitap satın alır, gelmese bile kendisine ayrılan bütçenin oldukça az bir miktarını kitaba yatırır, ya da başka biçimleriyle farklı katkılar sunar, destek verir. Meydanda sergilenenlerin ismi ben edebiyatı sevmiyorum diye bas bas bağırıyor. Kişisel bir iki istisnanın genel kuralı bozmaya yetmeyeceğini ayrıca söyleyelim. Peki, bu neden böyle?

Ortak çıkarların bir noktada gelip buluşamamaları mı demeliyiz, kendilerinin cahil olmasıyla mı açıklamalıyız, kültürel donanımlarının olmayışından, ya da zayıf olmasıyla mı açıklamalıyız, yoksa kendilerine verilen talimatlar arasında kitaba da edebiyata da uzak ve mesafeli duracaksınız diye bir madde mi var? Göçmenler tarafından seçilmek için kıyasıya rekabet içerisindeydiler, içlerinden açık sözlü olanlar var, ben göçmenler için de politika yapacağım diye sözler verenleri var. Ayrım gözetmeksizin her vatandaş ve seçmen için politika yapmaya soyunanları var. Yine de aldıkları görev ama göçmenlerin kapsamı ve ilgi alanı dışına çıkamamasını nasıl açıklarlar bunu onlara sormalı.

Milletvekillerini izleyebileceğimiz bir internet sayfası var. Kim ne yapmış, yapmamış hepsini saydam bir şekilde izleyebiliyorsunuz. Edebiyat için ben şahsen daha dua edenine bile rastlamadım. Bırak bir soru önergesi verip kültür bakanlığına sormaları, neden bizim vergilerimizle hayatını devam ettiren kütüphane veya edebiyat evlerinde Türkçe bir etkinlik yapılmasına izin vermiyorsunuz diye, kaldı ki birkaç yapıtın çevrilerek uyuma katkıda bulunmalarına dahi bunlar bu hiçbir şey yapmama duruşlarıyla engeller. Kültür alanında politika üretim kendi seçmenlerine hizmet henüz çiğ, olgunlaşmamış. Tablo benzer yazılarda benzer çevrelerin irdelenmeye çalışıldığı gibi oldukça karamsar ve karanlık. Sıradan Alman politikacısıyla kıyaslanamayacak bir entelektüel fakirlik, bu politikacıların omuzlarındayken edebiyata küçük çaplı da olsa katkıları olabileceğini sanmak, sadece gaflettir. Kelin ilacı olsa başına sürermiş.

02.04.2015

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden /  Ändern )

Google Foto

Du kommentierst mit Deinem Google-Konto. Abmelden /  Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden /  Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden /  Ändern )

Verbinde mit %s

birfotoğraföyküsü

hayatta öyküsü olmayan tek bir fotoğraf yoktur!

Y Nesil Avukat

X kuşaklarıyla dolu bir dünyada Y nesli olarak hayatta kalmak

arzuberk

profesyonel, pozitif, tutkulu, hoşgörülü, farkındalığı yüksek, motive eden, ilham alan & veren

seferkatip.wordpress.com/

gelişmenin karanlık yüzü vardır ve yaratmak için yıkmak gereklidir.

MAVİ YOL

Mavi ; gökyüzü kadar sonsuz, deniz kadar huzurlu, bulut kadar özgürdür.

Fas Hakkında

Fas Hakkında genel Bilgiler

Genç İşsizler Platformu

#MezunİşsizBorçlu

Okçuluk Araştırmaları Enstitüsü

Türkiye'nin İlk Okçuluk Araştırmaları Enstitüsü | Turkey's First Archery Research Institute

yogikbeslenme

Doğanıza Uygun Yaşama Rehberi

Ulucinar

Gönülden gönüle...

ŞİİR İKİZ

BİZ BİRİZ

Farklı Bakış Açıları!

tartismaci.com olarak genellikle gündemde olan konuları farklı bir bakış açısı ile ele alır, tartışırız. Çünkü tartışmak ve sorgulamak doğru bilgiye ulaşmanın en şeffaf yollarından biridir. Buna ek olarak sadece gündem de olan konuları değil ilginç ve unutulmaya yüz tutmuş konuları da ele alırız.

VERİMLİLİK VE BAŞARI STRATEJİLERİ

Başarı Tesadüf Değildir

turuncumtrak

Truncumtrak'ın Dünyasına Hoşgeldin

Damladan, Ummana... Mustafa Murat GÜNGÖR Şiirleri

Merhaba Şiir Yürekli Dostlara/ Damladan, ummana, giden hayat yolculuğumuzda/ Şiir yağmurlarıyla ıslanmaya / hoş geldiniz, yol arkadaşlığı yapmaya ....

%d Bloggern gefällt das: