13.7 C
Hamburg
Donnerstag, Oktober 22, 2020
Start Kultur Kino Çirkin Kral

Çirkin Kral

Elleri silahlı dört şehir zorbası hapisteki Cahit´in mekanını basıp çalışanını ve hanımını döverek, ortalığı darma dağın ederler. Onları o haliyle bırakıp arabalarına atlarlar. Gittikleri yer bu defa Cahit´in evidir. İçeride kızı plak dinleyip dans etmektedir. Zili basarak içeriye açılan kapıdan zorla giren haydutlar gelenin annesi olduğunu sanan genç kızı taciz ederler. Kız bir anlık dalgınlıktan yararlanarak ite kaka arka kapıdan kaçmayı başarır. Saldırganların niyeti kötüdür, genç kızı düpedüz kaçırmak için gelmişlerdir. Elleri silahlı saldırganlar sağa sola bakınır, sonra kızın civarda bir yerlerde olduğundan emin arabalarına atlarlar. Genç kız ilk başlarda bir duvarın arkasına saklanıp başarı gösterse de kısa sürede bulunur. Yaya ve araba ile kendisini takip edenler uzunca bir merdivenin altında yola inen ağzında kızı ele geçirirler. Kızcağız bağırır çağırır ama nafile. Zorbalara kızı yaka paça arka koltuğa fırlatıp atarlar.

Tam esnada arabanın önünde bir başka araba gelir durur. İçeriden çıkan ve sempatik gülücükler dağıtan adam (Yılmaz Güney) kolay gele ahbaplar, diye seslenir. Adamın görüntüsü ile alay eden saldırganlar onu küçümser, beyaz ceketine gülerler. Ve beklenen kavga başlar. Dört kişiyi eşek sudan gelene kadar pataklayan centilmene genç kız teşekkür eder, tam zamanında damladığı için. Centilmen onu gideceği yere bırakma teklifinde bulunur, kendisinden Çirkin Kral diye bahsederek genç kızı arabasına davet eder. Ama ikiye bölünen haydutların birkaçı arabayla peşlerinden takip ederler.

Yolda arabayla giderken sohbet başlar. Genç kız saldırganları tanımadığını hiç birini daha önce görmediğini söyler. Centilmen ailesinin düşmanları olabileceğini belirterek babasının ne iş yaptığını sorar. Genç kız artık onlarla olmadığını, içeride olduğunu, bir zamanlar Kara Nara diye tanınan Cahit olduğunu anlatır. Kara Nara ile centilmen hiç karşılaşmamış olmasına rağmen, ona ait çok hikayeler dinlemiştir. Bu arada saldırganların yaraladığı Cahit´in eşi ve çalışanı kendilerine gelip meyhanede ayağa kalkarlar. Saldırıyı Cahit´e ve genç kızına ve polise bildirmeme kararı alınır. Saldırganlar ne yapıp edip olayı içerideki mahkuma duyurup onu kışkırtmak için ellerinden geleni yapacaklardır. Kadının aklına birden kızı gelir ve koşarak ben eve gitmeliyim diyerek oradan uzaklaşır.

Gazinonun birinde sarışın bir bayan dans ederek şarkı söylemektedir. İçeriye giren bizim saldırganlar doğru patrona giderler. Kızı getiremediklerine, züppenin işlerine engel olmasına şeflerinin kızacağını ama başka çareleri de olmadığını aralarında konuşurlar. İçeride tek gözü bir meşin koruyucu ile kapalı, klasik kötü adam, patron meyhaneyi dağıttıklarını öğrenince aferim diyerek adamlarını över. Genç kızı sorup aldığı cevap karşısında ise hiddetlenir, ayağa kalkar. Saldırganların ismi Oski olan elebaşını tokatlar. Kara Nara´nın içeride haksız yere namını sürdürdüğünü, çocuğunu kaçırmakla onun ciğerinin söküleceğini ama artık bunun gerçekleşmediğinden yakınırken tokatı yiyen şahıs, dükkanına yapılanı öğrendiğinde Cahit´in külere bineceğini söylese da, kara gözlü şef kızın kaçırılıp piyasa sürülmesini ister. Adamı bunu duyunca Cahit´in hapisten kaçacağını söyler. Bu şefin hoşuna gider. Kaçarken işini bitiremezlerse kendilerinin Cahit´in faturasını keseceklerini söyler. Şef talimat verir, yarına kadar kız bulunup getirilecektir ve hadi diyerek onları kovar. İçerideki şarkı repartuarı biten sarışın bayan gelir. Şefin sevgilisidir. Ondan bir şey ister, alıp elinde tutar. Oski´nin işi halledip etmediği onu da ilgilendirmektedir. Öpüşmeye başlarlar ve en heyecansız yerinde sahne değişir.

Centilmen adam kızı evine kendi tabiri ile fakirhanesine getirir, araba durur, kız aşağı iner. Kızın sırtına gir diyerek bir şaplak indirir ve yukarı çıkarlar. Centilmen ´in içki ikramını kullanmıyorum diyerek reddeden kıza soğuk bir bardak süt getirir evsahibi. Sütünden bir yudum alan kızın aklına birden annesi gelir. Ya eve geldiğinde kendisini bulamazsa diye kederlenir, yada saldırganların eline düştüğü korkusunu taşır. Telefonu olan eve telefon ederler. Kimsenin çıkmadığını değişen sahnelerden anlarız. Oski ve adamları kızın evinde pusuya yatarlar. Anne ise onlar gelmeden çok kısa bir süre önce orayı arabasıyla terk etmiştir. Film kopmasa da karışır. Genç kız Kral´a annesini merak ettiğini hemen gitmesi gerektiğini, yaptıkları için teşekkür eden bir notu bırakır gitmek üzere kapıyı açtığında bizim saldırganlardan ikisi üzerine atlarlar. Buradan geldikleri evin her ne kadar girişi değişik de olsa centilmenin olması gerektiğini anlarız.

Bu arada centilmen elinde silah bir eve girer. Galiba Cahit´in evidir, hatta ince ruhlu adam elinde silahlı haliyle ayağını paspasa silmeyi dahi ihmal etmez. İçeride bir sandelyeye elleri ve ağzı bağlanıp bantlanmış bir kadın görür. Ağzındaki bantı çeker atar centilmen. Elleri çözülen kadın Nurhan (yada Nuran) kızım diye sayıklar. Genç kızın annesidir. Centilmen o değil de bir dost olduğunu söyler ve kadını kanepeye uzatır. Kadın şuurunu yitirmiş bir vaziyettedir. Kızının evinde emniyette, kendisinin bir dost olduğunu merak etmemesini hemen hastaneye telefon edeceğini onu almalarını söyleyeceğini söyler.

Çalan telefona kara gözlü ve sarışın sevgilisi ile sevişmiş ben Tuncer diyen tek gözlü şef çıkar. Kızın kaçırılmasına sevinir, ki arayanlar kendi adamlarıdır. Kızı hemen köşke götürmelerini, o adamı takip etmekle ne iyi ettiklerini, bu seferde beceremezlerse gözlerinin yaşına bakmayacağını söyler ve telefonunu kapatır ve kaldığı yerden sevişmelerine devam eder. Eve dönen centilmene gözleri oyuncak maskeli ve eli silahlı biri saldırır. İlkini safdışı bıraksa da ikinci maskeli saldırgan çok güçlüdür. Kralın yumrukları ve dayağı tesir etmez. Sonra yavaş yavaş ama etkili bir halde ikisini pataklar. Ve kapı dışarı eder. Sonra da yorgunluktan halının üzerine serilir.

Ertesi gün gazetelerin manşetleri bolca imla hatası dolu olarak “pavyon tahrip edildi polis Suçluları arıyor”, “kara Nara´nın kızı kaçırıldı” diye çıkar. Kral gazetesini okurken telefonu çalar. Ben Metin, anlıyorum diyerek sohbetine başlar. Arayan Kimsesizleri Koruma Cemiyeti Başkanı´dır. Bir kaç saniye içerisinde Metin orada olur. Adamın yirmialtı yaşındaki yeğeni Mine kaçırılmıştır. Metin Bey kızın gönlünce saklanıyor olabileceğinden bahsetmesine başkan kendisinin tehdit edildiğini, kızın amcası olarak kendisinden fidye istendiğinden bahseder. Polise bile haber vermemiştir adam. Metin Bey böylesi anların adamıdır, polise giderse adamlar yeğenini öldürecekleri tehdinde bulunmuşlardır. Metin Bey onu bulursa onbin lira ödül alacaktır. Ve teklifi kabul eder. Yeğenin bir fotoğrafını alır.

Hastanede Cahit´in eşi kendisine gelmiştir. Metin yanıbaşında belirir. Olup bitenlerden onu haberdar etmiştir. Pavyonu basanların kim olduğunu öğrenir Metin, nerede bulunduklarını, tek gözlü Ahmet´i (adam telefona Tuncer diye çıkarken galiba telefon şakası yapmıştır), uyuşturucu bağımlısı sarışın şarkıcı sevgilisi Suzan´ı, Gülbahar Pavyon´un nerede olduğu bilgilerini alır, elindeki çiçeği vererek geçmiş olsun dileklerinde bulunarak ben sizi daha sonra ararım der ve oradan uzaklaşır.

Kendisini Yılmaz diye karşılayan bir adamın kahvesinde Virgül Ali (Aydemir Akbaş) ile buluşur. Ona bir bira ısmarlayıp neşesini yerine getirir ve ona Gülbahar Pavyonu, Suzan ve dostunu sorar. Virgül Ali adı geçenlerin bela ve kuru kafa anlamına geldiklerini anlatır. Pavyonda o yılların moda dansını büyük bir gayretle yerine getirmeye çalışan insanların arasından geçen Metin ya da Yılmaz ya da Kral, Çirkin Kral birden Suzan ile görülür. Kapıyı birden açar kendilerini anahtar deliğinden dikizleyen silahlı birini bulur. Adama kızın nerede olduğunu sorar kahramanımız. Konuşmayan adamı biraz hırplayınca onu takip ettiklerini, patronun emriyle kızı aldıklarını söyler. Tam o esnada kapı açılır meçhul bir el tabancasını patlatır ve konuşan şahıs devrilir. Metin hemen kapıya koşar, saldırgan Oski´dir, birkaç karşılıklı atışma ve kurşunlaşmadan sonra arabasıyla becerip oradan kaçar.

Metin dışarıya geldiği dehlizlerden geri döner. Adam yerde ölü yatmasına rağmen Suzan aynanın önündedir. Böyle şeyleri önemsemeyecek kadar tecrübeli olduğunu söyler. Cahit´in kızının nerede olduğunu sorar. Suzan yanlış düşündüğünü bilmediğini, kızın annesinin de böyle sandığını, onunla iş anlaşması bile yapmak için hazırlık yaptığını söyleyip Metin´e birkaç kağıt verir. Metin yırtıp atar, yalan söylememesini, zor kullanacağı tehditinde bulunarak kadını öper. Suzan o ölürse eğer çok üzülecektir. Kendisini korumalıdır.

Ertesi günün manşetlerinde belki de imla hatası olmaması için büyük harflerle “KARA NARA HAPİSHANEDEN KAÇTI” yazar. Kaçırılan kız bir mahzene kapatılmıştır. Merdivenlerden damlayan tek gözlü takım elbiseli adam kıza boşuna inat ettiğini söyler. niyeti bozuk tek gözlü adam kızın dudaklarına yapışır. Genç kız kendisini savunmaya çalışır. Daha da zevklenen adamı genç kız eline geçirdiği bir çatal ile pes ettirir. Adam bir iki tehditte bulunur onu yalnız bırakıp gider.

Kimsesizleri Koruma Derneği Başkanı elinde kılıcı kafasında maskesi eskrim yapar Suzan´ın yanında, içeri damlayan tek gözlü ile konuştuklarından bu işin başında onun olduğu anlaşılır. Tek gözlü, Yılmaz isimli gencin işlerine taş koyduğunu anlatır. Yılmaz´ı Interpol´ün bile aradığını öğreniriz. Adam büyük bir dalavere ile onun da hakkından geleceklerini söyler ve ona bir perdenin arkasında öbür tarafı boy aynası olan giyinmeye ve süslenmeye çalışan hayat kadınlarını gösterir. Suzan kızlarla konuşur, birine uyuşturucu verir. Yapılan plana göre Yılmaz ile Cahit birbirine düşürülmelidir.

Yılmaz Virgül Ali ile görüşüp kızın kaçırıldığı güvenilir birinden alınan metruk köşkün adresini ister. Gece gizlice oraya gittiğinde eli silahli Cahit (Tuncel Kurtiz) onu bastırıp belinden silahını alır. Yılmaz ona içeriden tüymekle iyi etmediğini anlatırken, Cahit ondan kızının nerede olduğunu öğrenmek ister. Araştırmalarına göre kızını en son onunla görmüşlerdir. Bir de yumruk atar Yılmaz´a. O ise yerinde olsam bu şakayı yapmazdım der. Cahit birkaç tokat atar ve yine kızının nerede olduğunu sorar. Yılmaz ona kaçırılmasıyla bir ilgisinin olmadığını söyler. Cahit´in niyeti kötüdür, ona silahıyla neler yapacağını sıraladığında Yılmaz artık dayanamaz ve aralarında adeta sinema klasiğimiz olmuş ama bugün unutulmuş bir kavga başlar.

Yılmaz Cahit´i döver, Cahit öldürüleceğini sanır. Yılmaz ise silahsız adama kurşun sıkmadığını söyler. Kızını kaçıranlardan biri olmadığını tersine onların peşinde olan biri olduğunu belirtir. Cahit dostsun yani der. O da onaylar. Ve tokalaşırlar. Gel seni eşine götüreyim der ve ayrılırlar. Hastaneye gelen Yılmaz, Aysel hanımı onun adını veren iki kişinin götürdüğünü hemşireden duyar ve koşarak oradan uzaklaşır. Arabada bekleyen Cahit´e durumu anlatır. Yoldan geçen bir adama iki adamla bir bayanı oralarda görüp görmediğini sorar. Adam arabanın üzerinde ne yazdığını dahi onlara söyler.

Güneş Plajı yazılı arabayı bulan ikili inşaat halindeki binaya doğru koşarlar, içeride ise tek gözlü Ahmet elleri arkadan bağlı Cahit´in hanımının üzerine yürümekte onu tehdit etmektedir. Tek gözlü Cahit´in aptallığından, genç kızını bekleyen kötü sondan bahseder. Kadın suratına tükürür adamın. Dışarıda ise bizim ikili spor salonunu andıran binada dakikalarca saklanarak tedbirlice koşarlar. Ahmet Cahit´in hanımına saldırır. Dışarıda ikilinin etrafı birden dört bir yandan beliren adamlarca kuşatılır. Yılmaz Kızılderililer çevirdi bizi diye yanından ayırmadığı kara gözlüğünü çıkararak şaka yapar. Ve cenk başlar. Ve biter. Tam Ahmet tecavüzünü gerçekleştirecekken kapı açılır ve içeri Cahit girer. Ahmet´i döver, eşini kurtarır ve dışarıda kavgayı bitiren Yılmaz ile koşarak uzaklaşırlar.

Karısına eve gitmesini söyleye Cahit, Yılmaz´ın arabasına binerek onunla gider. Bir arabanın peşindedirler. Kendilerine takip ettikleri arabadan ateş edilir. Sonra ateş eden şahısı vurur Yılmaz ve direksiyonu Cahit´e vererek yer değiştirir. Yılmaz büyük bir ustalıkla üzerinde Güneş Plajı yazan kamyonetin üzerine atlar. Ölü adamı yan kapıdan dışarı fırlatıp arabaya dalar. Sonra da şoföre. Kısa sürede duran arabadan tek gözlü Ahmet dışarı fırlayıp kaçmaya çalışır. Atılan Yılmaz onu durdurur. Cahit kendisine bırakmasını söyler ve Ahmet´e girer. Cahit´ten kaçan Ahmet bir yardan aşağı düşer. Kızının yerini öğrenememiştir Cahit.

İki kafadar asıl patronun Ahmet olmadığını, Suzan´a gitmeleri gerektiğini anlarlar. Yarı giyinik Suzan´ı yine meçhul bir el ateş ederek öldürür. Kimsesizleri Koruma Derneği Başkanı başka bir yarı giyinik sarışınla fantaziler kurup planlar yapar. Suzan´ı kanlar içinde bulan iki kafadar atılırlar. Suzan can vermeden çetenin reisinin kim olduğunu söylemeden Cahit´e kızını modaevinde bulacağını, oranın çetenin yatağı olduğunu söyler ve ölür. Arabada Vampir Reha diye eski bir düşmanından bahseder Cahit, ama o öleli epey olmuştur. Onun dışında da bir düşmanı yoktur. Modaevinde alem vardır. Bir yerde de ellerinden bir sandalyeye bağlı Cahit´in kızı ile dernek başkanı.

Filmin bundan sonraki bölümü hakkında bir şeyler yazmak doğru degil. Zira eksik, bilenlerden ricam devamının nasıl sona erdiği konusunda bizleri bilgilendirmeleri öbür türlü film eksik. Belki bir kaç dakikalık bir bölüm. Ama piyasada yok. Acaba Cahit kızına kavuşacak mı?

1966 yılı yapımı filmi Yılmaz Güney, Nurlan San, Suzan Avcı, Tuncel Kurtiz, Reha Yurdakul, Ergün Köknar, Ayfer Feray, Enver Dönmez, Ali Ekdal, Ömer Kayam oynamışlar, tabi film başladığında ekranda adı geçen şahıslar yerine bambaşka adlarla karşılaşırız. Bu da araştırılmalı. Senaryo yazarı Bülent Oran olan filmi Yılmaz Atadeniz yönetmiş.

27.08.2010

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Sinema destekleri için başvuru ve değerlendirme tarihleri açıklandı

Kültür ve Turizm Bakanlığınca, 2021'de verilecek sinema destekleri için başvuru ve değerlendirme tarihleri açıklandı. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile...

Natur pur jetzt in Namibia genießen

Endlich können Urlauber Namibia als eines der wenigen Ziele in Afrika wieder bereisen. Gerade Social Distancing ist im „Land der Wüsten“ bestens möglich –...

Herbalife Nutrition Kadınlar Basketbol Süper Ligi

ÇBK Mersin Yenişehir Belediyespor: 76 - Çankaya Üniversitesi: 67 Salon: Servet Tazegül Hakemler: Kaan Büyükçil, Emre Şimşek, Anıl Veziroğlu ÇBK Mersin Yenişehir Belediyespor: Manolya Kurtulmuş 16, Gökşen...

Beim HFV wurden die 2. Runden bei den B-Mädchen, Frauen, und Herren ausgelost

Die Auslosung der 2. Runde im LOTTO-Pokal für die B-Mädchen, Frauen und Herren erfolgte am Mittwoch, 21.10.2020, 16:00 Uhr, beim Hamburger Fußball-Verband und wurde...