9.5 C
Hamburg
Montag, Oktober 19, 2020
Start Home Neden Edebiyat?

Neden Edebiyat?

Neden Edebiyat?

Her ne kadar kişisel olarak abes bir soru gibi orta yerde sırıtsa da, neden edebiyat sorunsalı haddinden fazla açıklık getirilmesi gerektiren, açıklama ihtiyacını, zaruri tamamlamaları ve kendisini dayatan; ekmek, hava ve su kadar doğal bir kaçınılmazlık gibi ortalıkta duruyor. Neden köşeyi dönmek, meşhur olmak, bestseller yazarı olmak, nasılsa zaten bir gün film olarak karşımıza çıkacak olayları anlamak ve okumak için saatleri hatta günleri devirmek istememek varken edebiyatta bu denli ayak diretmek, inatçı bir kararlılıkla Yaratan´ın adını anar gibi ikide bir yat kalk edebiyat ha edebiyat demek?

Edebiyat demek her şeyden önce yazmak demektir, yazmak ise yazılmak istenen konu hakkında zihinsel olarak aşırı yoğunlaşmak, düşünsel sınırları zorlamak, o güne kadar yazılıp konuşulanın en iyisini vermek istemenin eşsiz mutluluğu demektir. Edebiyat demek bir hastalığa tutulmak demektir, sürekli vermek, anlatmak, yansıtmak, yarattığın düş dünyana insanları, sevenlerini, dostlarını, kafadaşlarını ve yürekdaşlarını buyur etmektir. Edebiyat karşılıksız , herhangi bir beklentiye kapılmaksızın, hesabı kitabı olmaksızın, hoşgörüdür, sevgidir, bilgeliktir, olgunluk, paylaşım, sadakat, çalışmak, iman, itikat ve ibadet, dahası ben varım demektir. Bunları yadırgamak, bunları istememek, bunların hepsine uzak durmak olası mı?

neden.jpg

Malum, gurbetteyiz, kimilerimize göre ise sonsuza kadar ki evimizde. Belki açız, belki işsiz, belki kafayı yaşlanmaya bozmuş, belki ilticacı, belki ithal gelin veya damat, belki bir kurumda yönetici, kurnaz bir üçkağıtçı, belki yeni terk ettik eşimizi, şeften yeniden fırça işittik hem de bir daha, yada kısa bir süre önce sevdiğimizi aldattık, çocukluğumuzu, köyümüzü bilimum komşularımızı ve dostlarımızı özledik, dersleri veremeyip yine okulda tosladık, belki hayatımızın yanlışını yapıp kodesi boyladık, adam öldürdük, hırsızlık yaptık, araba kazasına sebep olduk, yalan söyleyip hatsız hudutsuz pişmanlıklara, tamiri zor vicdan azaplarına bulandık. Dostlarımıza, sevenlerimize karşı hatalı davrandık. Yitirdik, kazandık, yine kaybettik. Bunların hepsinden kaçıpta sığınabileceğimiz, yaşamın irili ufaklı darbelerini atlatabileceğimiz, derin ve büyük acılar veren yaralarımızı sarıp sarmalayabileceğimiz ve bizi oradan yeniden yaşama hazırlayabilecek tek liman edebiyattır. Onda, orada sonsuz bir sevgiyi görürüz, ruhumuzun derinliklerine kadar insanın doğasına ait ve özgü iyi yanımızı bulur, hissettirir, dokundurtur bize edebiyat. Edebiyat bir aşktır, yaşama, insana, Tanrı´ya duyulan bir aşk. Bazılarına göre ise bir tutku, bir hastalıktır.

Neden edebiyat, çünkü nerede büyük ve eşsiz özlemler varsa edebiyat oradadır, nerede mutsuzluk, yokluk, yoksulluk, sevgisizlik, şiddet, haksızlığa boyun eğmemek, insanların bizleri hor görmesine engel olmak istemek, ayrımcılığı kabul etmek istememek, gözyaşı, aşk yarası, terkedilişler, kaçışlar, kabullenmemek, isyan olmasa da haykırmak varsa edebiyat oradadır. Edebiyatsız yaşam kurudur, susuzdur, çoraktır, en önemli duyularını yitirmiş insanların çaresizliğine yakalanmış olmak gibidir. Neden edebiyat, çünkü insan neredeyse içindeki güzelliklerde oradadır, ne kadar zor ve ağır koşullar arasında ve altında olursa olsun, edebiyat ile insan arayışlarını dışa vurur, yetmeyen türkülerini kitaplaştırır, anlatmak istediklerini, bölüşmek, aktarmak istediklerinin çokluğuna, farklılığına, bolluğuna cömertçe insanlarla paylaşırken hayret eder.

Neden edebiyat, daha iyi bir eş, baba, evlat, vatandaş, sevgili, dost, komşu, akraba, ahbap kısaca insan olmak için. Edebiyatsız ufuk zorbadır, karadır, dayatmacı ve cahildir. Hatta belki kirlidir de. Hep ben der, bunu yaptım şunu ettim, bunu edecem şunu yapacam der. Bir halt olmadıkları sonra anlaşılır. Oysa edebiyatın ve onunla uğraşanların aldıkları, yaydıkları, paylaştıkları ışıklar onlar aramızdan çekip gitmiş olsalar dahi uzun yıllar bizleri ısıtır ve aydınlatırlar. Edebiyat akıl vermez, alçakgönüllüdür, saldırgan değil üretkendir. Günlük akımlara, modaya, siyasete, anlık duygusallıklara kendisini kaptırmaz. Doğru bildiği yoldadır genellikle, en çokda bir başına. Karanlıkta korksa dahi ıslık çalarak korkusunu yenmeye çalışan, ama o yolun dışında geçebileceği başka bir yolun olmadığını bilen ve kararlılığıyla korkuyu yenenlerin bulandığı zırhtır edebiyat.

Edebiyat anlatmak demektir, gözlemlemek, bakmak, anlamak, aktarmak, yeniden bakmak, yeniden anlamak. Edebiyatçı saftır, temizdir, onursuzluktan ve lekelenmekten uzak durmaya çalışır. Doğrunun, iyinin, haklının, mazlumun ve adaletlinin yanındadır. O bir arayıştır, mutlak gerçeğe ulaşma umudu ve sevdasının diğer adıdır. Neden edebiyat derken koca evrende felsefi arayış ve açlığımıza bir tutam yanıt vermek istemek, ancak edebiyatla kolaydır, olasıdır, yücedir demek yanlış olmaz. Edebiyat anadır, babadır, candır, kardeşlerimiz, dostlarımız, sevdiklerimizdir. Onlarsız bir yaşam yoktur, olamaz, hayali dahi ürkütür ürperti verir. Edebiyatsız insandan kaçılır, kitaba mesafeli insandan her şey beklenir. Bilgisiz insanı herkes küçümser, aşağılar, sömürür, küçük görür, süpürür. Bilgiye giden yol kitaptan, oradan da edebiyattan geçer. Edebiyata bulaşmış insan ne başkasını ezer ne de kendini ezdirir.

Neden edebiyat çünkü gülmeyi seviyoruz, şiiri, aşkı, muhabbeti, sanatın sohbetini, öykünün her türlü türevini, tiyatronun yaşam çağrıştıran sahnede yaratılan dünyasını, operanın ve balenin ince ruhumuzu daha da inceltmesini, sinemanın evrensel ve tadına doyulması zor evrensel dilini ve hareketliliğini, dansların hemen her türlüsünü ve romanı. Çünkü kısaca bizler insanı seviyoruz, ona dair ne kadar zaaflar varsa, ne kadar güçlü yanlar varsa, her boyutu, rengi ve sesi ile ona aitiz. Yani edebiyat biziz, biz insanlar, biz de edebiyat. Neden edebiyat, çünkü biz edebiyatız, edebiyatda biz. Bizsiz yaşam olmaz, edebiyat da.

Vorheriger ArtikelAcayip
Nächster ArtikelRoman: Unterwegs (5)

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Çukurova’nın „can suyu“ Ceyhan Nehri kartpostallık manzaralar sunuyor

Çukurova'nın bereketli tarım arazilerine "can suyu" olan, yeşil ve maviyi bir arada bulunduran Ceyhan Nehri, doğal güzelliğiyle görsel şölen sunuyor. Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinde doğan ve...

Steigende Corona-Zahlen: Bündnis sagt geplante Menschenkette am Dannenröder Wald ab

Fortsetzung der Räumung durch die Polizei ist unverantwortlich Neun Tage vor der geplanten Menschenkette am Dannenröder Wald sagt das NGO-Bündnis für den Wald und...

UNO, doğa dostu yeni „akıllı ambalaj teknolojisini“ tanıttı

UNO Üst Yönetici (CEO) Vekili Evin Pehlivanlı, "UNO olarak doğanın korunmasına verdiğimiz desteği yüzde 100 bio çözünür akıllı ambalaj teknolojimiz sayesinde artırmaktan mutluluk duyuyoruz....

EU finanziert Projekte zur grenzüberschreitenden Medienzusammenarbeit

Das von der EU mit 1,2 Mio. Euro geförderte Projekt Stars4Media hat gestern (Mittwoch) 21 Initiativen ausgewählt, die die grenzüberschreitende Medienzusammenarbeit verbessern sollen. An...