9 C
Hamburg
Freitag, Mai 14, 2021
StartKulturKinoSilahım Kanunumdur (Kargacı Halil)

Silahım Kanunumdur (Kargacı Halil)

Silahım Kanunumdur (Kargacı Halil)

1968 yılı yapımı filmin rejisörlüğünü Yavuz Yalınkılıç yapmış, senaryosunu kimin yazdığını bilmediğimiz filmi Yılmaz Güney, Neşe Çolpan, Hakkı Haktan, Taliha Saltı, Hakkı Kıvanç, Zeki Tüney, Ali Çolpan, Nermin Özses, Ramazan Adanalı, Raşit Baba, Selahattin Godzilla, Mustafa Nalkafa, Kazım Çakar ve Sırrı Elitaş oynamışlar.

Gurbette olduğunu söylenen şarkıdan anladığımız bıyıklı adamın birini (sonradan adını öğreniriz) ormanlık bir alanda adı lazım olmayan bıyıksız bir adam takibe yeltenir. Farkına varıldığında ise takipçi korkarak kaçar ve kaybolur. Asıl kendisinin takip ettiği adamın kovalamasıyla kaçarken yere bir kağıt parçası düşürmüştür. Baban vefat etti durma gel, yazmaktadır kağıtta. Bıyıklı adam biner atına ve bir kaç saniyede köyündedir. Yüküyle köyü terk etmek isteyen Musa Emmi´yi Hamza Bey´in oğlu dalga geçerek vurup öldürür, babası oğlunu tokatlar, kimse korkusunda müdahale etmez. Gezip görmesek de herkesin elinde silahlarının olduğu bir köydür orası. Bıyıklı adam halasına gider sarılır. Babasını kimin vurduğunu sorar. Karıncayı ezmeyen baba faili meçhule kurban gitmiştir. Kardeş Halil ise adeta kafayı yemiş, babasını yitirmenin acısına dayanamayıp dağlara karga vurmaya gitmiştir. Kardeşi alay eder, babayı vuranlar elini kolunu sallarken o karga vurmanın derdine düşmüş diye.

Bıyıklı adam bakkala gider babasını kimin vurduğunu bilip bilmediğini sorar. Yanıt olumsuzdur. Kavgacı Halil, Kargacı Halil olmuş diye milletin dilindedir. Zirai mücadele bir çift karga getirene dünyanın fişeğini vermektedir. Bunları onun en iyi müşterisi bakkal söyler. Kargaların ayaklarını ona götürüp karşılığında içki satın alan Kargacı Halil´den ağabeyi yakınır yine, intikamını alacağına karga vuruyor diye. Bakkalın ikiside işine gelmektedir, karga vurulursa içki, adam vurulursa kefen satmaktadır o. Bakkalın çırağı ileri geri konuşur, Halil´in korkusundan kaçtığını söyler, bakkal araya girer kavga çıkmasın diye.

Ve iki kardeş dağda buluşurlar şükür. Halil kütük gibi sarhoştur ve ha bire kargalara ateş etmektedir. Bir yandan da şişesini tepesine dikmektedir. Adının Kudret olduğunu ögrendiğimiz bıyıklı adam ağabeyinin fırlatıp atmak istediği boş şişesini havada vurur. Halil ona nereden çıktığını, onun nerden bulduğunu sorar. Kardeşine cebinden çıkardığı bir başka şişeden içki ikramını ama Kudret reddeder. Halil hala içmektedir, ne kadar çok karga vurursa o kadar çok içmektedir. Kardeşlerin arasında geçen diyalog ilginçten öte yaşam dersleri doludur. İnsan öldürmenin cezası on yıldan başlamaktadır, ama karga vurmanın cezası yoktur. Hatta kârlı bir iştir. Ama onlarca adam vurmak yüzyıldan fazla yatmak demektir. Bu borçta ödenemeyeceğine göre hükümete mahcup olunur, cezasını ödemeden öldü denilerek arkalarından laf edilir imiş. Kardeşi onun şaklabanlığı bırakıp kendine gelmesini ister. Mevzu bahis olan hükümet veya vatan değil babalarıdır. Onları büyüten, o günlere getiren şahıs öldürülmüştür. Babasının ölümünü ve cenaze masraflarının ne kadar tuttuğunu anlatan Halil´i Kudret tersler. Onun eskiden öyle bir insan olmadığından yakınır. Halil babayı vuranların çokluğundan yakınır. Her gün birini vursa insanın ömrünün yetmeyeceğini iddia eder. Bilgeliği devam eder, her sabah hırsla, intikam ateşiyle uyanmaktadır. Ama çizmelerini giymek o kadar uzun sürmektedir ki başardığında içinde hırs filan kalmamaktadır.

kargaci_halil.jpgKudret babalarını vuranların kim olduğunu sorar. Halil bilmediğini Ahmet Emmi´ye gidip sormasını belki onun bildiğini söyler. Kudret neden şimdiye kadar öğrenemediğini sorduğunda ise, kendisinin korkak ve tembel biri olduğunu itiraf ederek yine şişesine sarılır. Gece vakti Kudret, Ahmet Emmi isimli babasının arkadaşı olan zata gider. Kudret onunla konuşmak istemektedir. Ahmet Emmi daha uygun bir yerde konuşmayı önerir. O esnada ev halkı dışarı gelip Kudret´i selamlayarak başsağlığında bulunurlar. Sonraki konuşmalarında Ahmet Emmi hiç bir şey bilmediğini bu işin peşini bırakmasını Kudret´e tavsiye eder. Yalvararak gitmesini yoksa onun da sonunun babası ile aynı olacağını üzülerek söyler. Ahmet Emmi ona gitmesini tavsiye ederken karanlıkta çıkan meçhul biri ateş ederek Ahmet Emmi´yi vurur. Kudret kendini yere atar. Sonra da saldırganın peşinden ateş eder ama adam karanlıkta kaçarak kaybolur. Ahmet Emmi´nin eşi ve kızı başında ağlaşırlarken Kudert´i vurmak için bir silah uzatılır kösede pusuya yatmış biri tarafından. Bir başka el buna izin vermez. Çepeçevre sarılmıştır aslında Kudret´in çevresi, istense hemen oracıkta ortadan kaldırılabilecek kadar hemde.
Meyhanenin birinde rüküş kadının biri eski günler palavrasını atarken meyhaneci yalanı kesmesini ister. O anda içeri Halil girer. Ona kargacı diyen meyhaneciye bir daha ona böyle seslendiğinde dişlerini eline dökeceğini söyleyen Halil bir şişe şarap söyler, karşılığını ise cebinden çıkardığı kesilmiş bir yığın karga ayağı ile öder. Meyhanedeki tek kadına da isteği üzerine içki ısmarlayarak karga ayağı ile öder hatta bahşiş dahi bırakır. Kendisine kargacı diyen adamın birini tokatlar ve kumar oynanan bir masaya gidip oturur. Cebinden çıkardığı karga ayakları ile oyuna kurulur. Bir elinde şarap şişesi diğerinde ha bire attığı zarlar ile kendinden geçse de içeri giren üç çakaldan birinin uzattığı eli havada kapar ve iter. Onlar da gidip yalnız şarabını içen yaşlı birini tokatlayıp masasından kaldırarak kendileri otururlar. Birazdan içkileri ve mezeleri gelir. Meyhaneye Kudret gelir. Halil´e gidip birşeyler söyler, yalnız kadına bir içki ısmarlar ve gidip üç çakala çatarak kavga çıkartır. Halil istifini de oyununu da bozmaz, Kudret´e karga vurmanın daha az zararları olduğunu ona söylediğini hatırlatır. Kudret´in kavgasına ister istemez müdahale eder ve adamları döverler. Sarhoş Halil sonra tüfeğini alır ve meyhaneyi terk eder. O esnada içeriye bela kokan bir kaç kişi damlar ve havayı koklarlar.

Ertesi sabah olay çıkaran serserileri ağaları bir güzel paylar. Korulukta nöbet tutmalarını bahsettiği çiftliğin hududundan içeriye kimsenin geçmesine izin vermemelerini emrederek ortadan kaybolur kaybolmaz, akşam meyhanede olay çıkaran üçlü zar atmaya koyulurlar. Kudret bir köşede sızmış Halil´i bulur yine takılır. Hala gelir, birbirlerine yine düşmemelerini tavsiye eder. Halil, Kudret´e onun iyi, vefalı bir evlat olduğunu babasının kanını yerde koymayacağından emin olduğunu söyleyerek Hamza Bey´in çiftliğine gitmesini orada belki bir takım yanıtlar bulabileceğini salık verir. Hala dikkatli olmasını öğütlerken Halil´e onu neden gönderdiğini sorar. İnsanlar yalnız gitmesini öğrenmelidirler der, sarhoş bilge, amansız karga düşmanı Halil. Sonra da halasına kaygılanmamasını Kudret´in beyin çiftliğinin on km yakınına dahi bırakılmayacağını, nöbetçilerin çoktan dikilmiş olacağından bahseder.

Halayla konuşmalarından Halil´in Kudret´e aslında volüm yaptığını, gerçeği kendisinin bulması için aslında olduğu gibi gözükmediğini öğreniriz. Ona gamsız takılırken bir yandan içi kan ağlamakta, babasının yasını tutmaktadır. Halil´in öngörüsü gerçek olur. Kudret daha çiftliğin yakınlarına dahi gelememişken altı-yedi silahlı adam yolunu keser ve oralarda bir daha gözükmemesini, çiftliğe gitmenin yasak olduğunu, bir dahakine kendisini uyarmadan vurulacağı tehditinde bulunurlar. Kudret istemeye istemeye geri döner. Adamlar arkasında alay ederler. Halil yolda kendisine kargacı diye selam veren birini yumruklar ve bakkala girer. Kendince istihbarat toplar. Kudret´in babasının ölümü hakkında hiçbir sey öğrenemediğini, zira herkesin korktuğuna ona bir şey söylemeye yanaşmadığını bakkal anlatır. Ha bunun içinde extradan tam bir tüccar kafasıyla iki ayağını (karga ayağı kastım) alır. Bakkaldan tabanca mermisine karşılık karga ayağıyla alışveriş yapan Halil´i Kudret çıkışta bulur. Ondan çiftliğe girmesi için yardım etmesini rica eder. Halil taşkınlık yapmaması koşuluyla onun Hamza Bey ile görüşmesini sağlayacağını belirtir. Kudret tamam der.

Yolunu şaşırmış sarhoş taklidi ile Halil çiftliğin sınırlarında nöbet tutan adamların yanına atının üzerinde kestire yalpalaya gider. Onu durduranlara kumar oynamaları teklifinde bulunur. Adamlar sarhoş bir kumarcıyı bulmanın avantajıyla önerinin üstüne atlarlar. Halil onların hem paralarını hem de mermilerini yutar. Kudret ise fırsattan istifade sınırı geçer. Silahına davrananlardan birini hemen oracıkta vuran ve kurşununa acıyan Halil atıyla Kudret´e yetişir. Kudret de başka nöbetçilerden birini vurmuştur. Artık ok yaydan çıkmıştır. İki kardeş ölüme seyahat ettiklerinin bilincindedirler.

Bir başka nöbetçi noktasına yalnız damlayan Halil kendisini durduranlara onların bir hatıra resmini çekebileceğinden bahseder. Adamlar kabul ederler. Beş altı adamı sıraya dizip nasıl poz vermeleri gerektiğinde onlara yardım eder. Sonrada şapkasından çıkardığı tabanca ile hepsini bir bir haklar. Akabinde ortaya çıkan Kudret onun eskisi gibi Kavgacı Halil olduğunu över. Gözleri yaşarmasın isteyen Halil artık onun yolunun açık olduğunu gidip bey ile görüşmesini ister. Çiftlikte dansöz oynatılmaktadır, aman Adanalı müziği eşliğinde hemde. Millet kendi arasında konuşurken birden ortaya çıkan Kudret Hamza Bey ile görüşürken onun oğlunun tabancasının kabzasının tadına bakar. Kudret´i daha fazla dövmelerine Hamza Bey engel olur. Oğlu, Hamza Bey´in kendisini tokatlamasına içerler. Oğlu babasını tehdit eder. Kudret´in ayıldıktan sonra salıverilmesini ister bey. Dansöz bayan giyinip gelmiş ve Kudret´i yerden kaldırmaya çalışmaktadır.

Sonra babasından özür dileyen oğlu, beye birden gelen öfke nöbetleri yüzünden kendisine hakim olmadığını, aralarına kimsenin girmesini istemediğini ve herşeyi bildiğini söyler. Hamza Bey ona yanıt vereceğine koruması yanağı yaralı Abdullah isimli silahşör ile ortadan kaybolur. Kendine gelen Kudret´in pansumanı Abdullah´ın kızı tarafından yapılırken neden öldürülmeyip yaraladıklarını sorar Kudret Abdullah´a. Bu iki kardeşe verilmiş bir yaşama fırsatıdır. Oralardan gitmelidirler, hatta unutmalı bir daha hatırlamamalıdırlar oraları ve yaşananları. Abdullah bulmaca gibi konuşur. Herşeyi kargacının bildiğini, merak ettiklerini başını belaya sokmadan gidip ona sormasını tavsiye eder Abdullah.

Hala bu arada Kudret için kaygılanmakta, masada uyuklayan konyakçı Halil´e dert yanmaktadır. Halil halasını yatıştırır, korkmamasını ona bir şey olmayacağını, buna Hamza Bey´in müsade etmeyeceğini söyler. Camdan ateş edilir, hala vurulur. Ateşe ateşle karşılık verse de Halil ertesi sabah halayı gömer mezarlıkta. Birden ortaya çıkan Kudret işlenen cinayetlerin nedenini öğrenmek istediğini Halil´e söyler. Yanıtları Hamza Bey´den öğrenememiştir, kafasını delmişlerdir. İşlenen cinayetlerin nedenini bilmek istemektedir. Artık Halil´in herşeyi anlatmasının vaktinin geldiğini söyler Kudret.

Halil öldürülenin onun öz babası olmadığını açıklar. Öldürülenin asıl kendi babası olduğunu söyler, Kudret´in değil. Onun gerçek babasının Hamza Bey olduğunu açıkça itiraf eder. Onu o güne kadar vurmamasının, hayatta bırakmasının tek nedeni budur. Kudret´in annesi zamanında Hamza Bey´in çiftliğinde çalışan bir kadındır. Gaddar ve hain ruhlu Hamza Bey kadını zamanında hamileyken çiftlikten kovmuştur. Kudret böylesi bir felaketin çocuğudur. Bu sırrı bilen herkes tek tek hayatlarını kaybetmiştir. Ve Halil artık Hamza Bey´i vurmaya gider. Bunu yapmak istemese bile başka çaresi yoktur. Kudert´i vicdanı ile başbaşa bırakır, ileride onunla düşman olmak istememektedir.

Kargacı Halil karga avlar gibi bir sürü adamı öldüre öldüre çiftliğe gelmektedir. Bu arada da Hamza Bey´in oğlu ve adamları Abdullah´ı öldürüp kızına tecavüz ederler. Onları sonra bulan Kudret´te çiftliğe doğru atını yöneltir. Tam zamanında Halil´e yardıma gelir. Ama Halil´in öldürmediği çok az adam kalmıştır geride. Hamza Bey bağırarak Kudret´ten özür diler, zamanında hata yapmıştır, ona bir fırsat vermesini her şeyi düzelteceğini bağırır. Yiğitlik yapar isterse öldürmelerini söyler ve Hamza Bey ortaya çıkar. Halil gelme vururum diye uyarır. Kudret´ten bir tepki gelmez iken beyi kendi öbür oğlu arkadan sırtından vurur. Halil´de onları vururak geride adam bırakmaz. Son mermisini sıktığında jandarmalar olay mahaline doğru kırdan bayırdan koşarak gelirler. Mermisi tükenmiş tüfeğini Kudret´e veren Halil ekrandan kaybolurken film biter. Afişteki Halil bıyıksızdır, ama filmdeki Halil´in kaytan bıyıkları vardır ve filmin baş rolünde aşk olmadığından birkaç sahneyi saymaz isek hemen hiç kadın yoktur.

2010

Vorheriger ArtikelPeyami Safa: Bir Akşamdı
Nächster ArtikelAcayip

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular