15.5 C
Hamburg
Montag, Juni 21, 2021
StartHomePeyami Safa: Bir Akşamdı

Peyami Safa: Bir Akşamdı

Peyami Safa: Bir Akşamdı

Memleketteki okuma kültürü geleneğinde solcular sağcıların eserlerini okumaz, sağcılar da solcuların, son dönemde dinciler Kemalcilerin, Kemalciler Kürtlerin, Kürtler Türklerin. Bu uğursuz geleneği kıracak tek bir güç varsa o da edebiyatın anlatı sihiri, cazibesi, etkisidir. Payami Safa‚yı okumayanların onun hakkında ahkam kesmeleri gülünç bir durum.

Payami Safa bir edebiyatçıydı. İdeolojisi, siyasi görüşleri ilgi alanımıza ne kadar girmeli tartışılır. Ama anlattıkları, edebiyatı, insana dair, onun bildiğimiz ruh halleri, yazarın edebiyat anlayışı, eserleri, düş dünyası bizi daha çok ilgilendirmeli. Yiğidi öldür hakkını yeme demişler.

biraksam.jpg

Edebiyatçı Peyami Safa’nın “Bir Akşamdı” romanı ilk defa 1924 yılında yayınlanmış. Döneme tanıklığı açısından ilginçten öte tanımadığımız yansımaları sunan bir yapıt. Roman tarihimize dair önemli izler taşıyan bir çalışma. Cumhuriyetin ilanından sonra yayınlanmış olsa da olaylar kuruluştan önce geçiyor.

Uçkuru düşük, saçı sakalı uzamış harp zabiti, yani savaş yorgunu subay Kamil İzmit’e iner İstanbul’a dönerken. Aile resimlerinde Kamil yer aldığına göre geldiği ailenin dostu, belki de bir akrabadır. Anne-baba ve genç kızları Meliha Kamil’e bakar, toparlanıp kendine gelmesine yardımcı olurlar.

Hastalıklı baba zampara Kamil’in Meliha’yı kandırıp İstanbul’a götürmesinden sonra meşhur öksürük nöbetlerinin esiri olur ve kısa bir süre sonra ölür. Meliha saftır, kendisine Romalıların ihtişamını ve yaşam anlayışını örnek alan ve Roma tarihinden olur olmaz bilgiler aktaran Kamil’in sadece kendisini sevdiğini sanır. Kamil attığını vuran, neredeyse sokakta gelip geçerken önüne geleni yatıran biri gibi yansıtılır. Ki oldukça gerçekçi ve inanılır boyutlardadır anlatı.

Peyami Safa’nın ustalığı kadın tiplemelerinin psikolojilerini, bir zampara karşısındaki düşüncelerini, büründükleri kimlikleri aktarırken belirginleşir. Kamil’in kendisini başka kadınlarla aldattığını göremeyen Meliha birgün Paris’ten gelen Kamil’in nikahlı eşi Madam Lüsi dahası Bert ve oğlu Selçuk’u karşısında görünce ip kopar, film başlar.

Melih aile Bert’in muhabbetleri traji-komiktir. Kamil karşısında hissttikleri ortak duygular şaşırtıcıdır. Kısa bir süre sonra Meliha yalnız kalır, Kamil ailesiyle yaşamaya başlar, oradan da savaşmaya cepheye gider. İlk İnönü Muhaberesi dönemidir. Acımasız bir savaş, milli müdafa gündemdedir. Annesinin kızı meliha ne yapacağını bilemez. Kendisini Kamil’in kendisi gibi çapkın arkadaşlarından Ferdi’nin kucağında bulur önce. Dahası Ferdi kadının ağzından girer burnundan çıkar, Kamil’siz kalan Meliha Ferdi’de teselli bulur. Meliha ile Kamil’in sonları merakla okunmalı.

Yıllar öncesinden yazılmış olmasına, çok kötü hatta utanç verici ve tembel bir çeviriyle günümüze aktarılmasına rağmen bir zamparanın eşinin, hayat arkadaşının o yıllarda, o şartlar altında neleri yaşayabileceğine dair güçlü ifadelere sahip.

Peyami Safa kadının da erkeğin de psikolijisini iyi kavradığını usta işi anlatısıyla doygunca yansıtıyor. Edebiyat ortak bir dil ana ve bütünlüklü üst yapıdır. Politik dil epey önemsiz ve gelip geçicidir. Yazarların insana dair anlattıklarını ciddiye almak, irdelemek gerekir politik anlayışlarını değil. Zira siyaset insanın bütününü değil küçük parçalarından sadece birini anlatır. Ne kadar onu yönetip yönlendirmeye çalışırsa çalışsın.

25.07.2011

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular