24.6 C
Hamburg
Donnerstag, Juni 17, 2021
StartKulturKinoAmin – Amen

Amin – Amen

Bu esere 1963 yılında Alman yazarı Rolf Hochhuth´un yazdığı “Temsilci” isimli tiyatro oyunun filmleştirilmiş hali dersek yanlış olmaz. Hochhuth bu yapıtıyla kilisenin Nazilerin soykırımına karşı takındığı lakayt, görmedim, duymadım, bilmiyorum tavrını eleştirir. 2002 yılı Costa Gavras yapımı bu film de, Nazilerin kendilerinden olmayan insanlara neler yaptıklarını aslında tüm dünyanın bildiği ama görmezden geldiği veya inkâr ettiği tezi üzerinde kurgulanmış. Dünyanın o yıllarda da en önemli ve yaygın güçlerinden biri olan Vatikan’ın, dahası Papa’nın tarihin bu karanlık kesitinde Nazilerle takındıkları suskunluklarıyla, nasıl bir işbirliği içerisinde olduğunu iddia eden bir film.

Stefan Lux isimli bir genç filmin başında Cenevre´deki Birleşmiş Milletler´in önceli kurumun bir toplantısında Nazi Almanya’sındaki Yahudi takibatlarına dikkat çekmek, bu uygulamayı protesto etmek, gelecekte daha beterlerinin yaşanabileceğinin altını çizmek ve bu konuya ilgi ve ciddiyet gösterilmesi için kendisini vurur. Lux birkaç yıl sonra olabilecekleri önceden görmüş gibidir. Eylemi o yıllarda kimse umursamasa da artık bugün tarihe geçmiş kişilikli ve onurlu bir tavırdır.

Naziler iktidara gelmeden ve savaştan önce bir kimyager ve dindar biri olan, sonrasında ise hem bir aile babası hem de bir SS subayı olan Kurt Gerstein´ın Nazi Almanya’sına karşı kendince verdiği mücadeleyi anlatıyor. Gerstein´in engelli yeğeni kendisi gibi olan bir yığın insanla birlikte topluca gaz odasında katledilir. Kilisenin ve çevresindekilerin bu konuda gösterdiği tavra hayal kırıklığı ile şahitlik eder. Orduda hijyen ve dezenfeksiyon uzmanı olarak çalışan Gerstein (Ulrich Tukur) Yahudilerin yok edilmeleri için daha sonra kimyager uzmanlığını kullanması için görevlendirilir. Gerstein toplama kamplarında insanların katledilmesi için Nazilerin Zyklon B gazını kullandıklarını öğrenir öğrenmez çevresini, en fazla da kiliseyi haberdar etmeye çalışır. Dindar biri olan Gerstein olaya kilisenin müdahale etmesiyle Nazilerin bu uygulamadan vazgeçeceklerine inanan saf birisidir.

Polonya´da karşılaştıklarını İsveç Büyükelçisi’ne sonra bağlı olduğu kiliseye anlatır. Kamuoyunun hak ettiği tepkiyi vereceklerini, böylelikle Nazilerin geri adım atacaklarını ummaktadır. Takıldığı kilisenin papazı ona inanmaz, bunun gizli polisin kiliseye karşı düzenlediği bir tertip, bir kışkırtma olduğunu zanneder. Papazın üstlerine başvuran Gerstein´a yine kimse inanmaz. Ama konuşulanlara şahitlik eden filmin bir başka kahramanı olan sekreter Riccardo Fontana (Mathieu Kassovitz) ise bildiğimiz bir Vatikan Cizvit papazı, ona inanır. Onunla gizlice buluşup bilgi alır ve Vatikan’ı toplama kamplarındaki soykırım hakkında bilgilendirmek üzere Roma´ya gider.

Bir yandan dünyayı yaşananlardan haberdar etmek için çabalayan Gerstein, diğer yandan SS´lerin Hijyen Enstitüsü uzmanı olarak yeni kurulacak yok etme kamplarında daha hızlı ve verimli çalışılabileceği konusuna katkı sunmakla görevlendirilir. SS-Doktoru dahası celladı Gerstein ile arkadaş olup ona yakın olmaya çalışır. Eskiden tanıdığı arkadaşları Gerstein´a inanmaya ve dolayısıyla ona yardıma yanaşmazlar. Rahip Riccardo´ya ise Roma´da ne babası, ne de Papa’nın danışmanı inanır. Papa Pius XII.´un yaklaşan Noel´da yapacağı meşhur konuşmasında olaya değineceği sözünü almayı yine de başarır.

Filmin devamı bolca tarihsel gerçeklik, sanat, sinema ve izlenmeye değer kaliteli bir çalışma toplamıdır.

03.09.2018

Vorheriger ArtikelKerime Nadir: Funda
Nächster ArtikelTahsin Yücel: Sonuncu

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular