27.8 C
Hamburg
Mittwoch, Juni 16, 2021
StartKulturKinoSaygın Vatandaş / El Ciudadano Ilustre

Saygın Vatandaş / El Ciudadano Ilustre

2016 yılı Arjantin / İspanya yapımı filmin yönetmenleri Gastón Duprat ve Mariano Cohn. Eserin senaryosunu Andrés Duprat yazmış. Filmin kahramanı Daniel Mantovani (Oscar Martínez) sürgünde yaşayan ve Nobel Edebiyat Ödülü kazanmış meşhur bir yazardır. Galiba Arjantinli bir yazarın bugüne kadar bu ödülü alamamış olmasının  intikamı da böylelikle alınmak istenir. Nobel´i kazanan hemen her ünlü gibi artık yazmaya zamanı yoktur. Mektup trafiği, davetler, yanıtlaması gereken yazışmalar veya katılması gerekilen etkinliklerden kibirli ama başarılı yazar canından bezer.

Barcelona’da yaşayan ünlü ve başarılı yazara günlerden bir gün doğup büyüdüğü Arjantin´deki bir kasaba olan Salas´tan bir davet gelir. Yazar yarattığı kahramanlar ve anlattığı olaylarda bu kasabadan ve insanlarından bolca yararlanmıştır. Yani güçlü bağları vardır veya öyle olduğunu sanmaktadır. Nobel´den sonra bir yazar biter derler. Daniel de bu hastalığa kısa sürede yakalanacaktır. Ne yazacağını, nasıl yazacağını, ne zaman yazacağını bilemeyen havalardadır. Şöhret mi başını döndürmüştür, artık anlatacak bir şeyi kalmamıştır ister istemez sorarsınız.

Sıra dışı filmde bizim yazar kasaba halkı tarafından adeta bir kahraman gibi karşılanır. Kırk yıldır memleketine, doğduğu yere bir daha gelmemiştir. Kasabanın Belediye Başkanı (Manuel Vicente) ona fahri vatandaşlık unvanı vermek istemektedir. Bizim yazarın bilinçaltında yatan ise başta ilk aşkı Irene (Andrea Frigerio) ve en iyi arkadaşı Antonio (Dady Brieva) olmak üzere arkadaşlarını, tanıdıklarını belki de akrabalarını bir daha görmek, onlarla aradan onca yıl geçtikten sonra bir daha buluşup karşılaşmaktır. Davete icabeti buradan kaynaklanır ve asistanı Nuria´ya (Nora Navas) yolculuk için her şeyi ayarlaması talimatını verir.

Muazzam ve bir o kadar mükemmel bir karşılama töreni ile aynı zamanda kasabayı da dünya çapında ünlendirmiş olan yazar, kasaba halkınca hava alanından kalacağı otele kadar bir karnaval havasında eşlik edilerek getirilir. Gösterilen ilgi, yakınlık ve sevgiden yazarımız çok duygulanır. Haddinden fazla sevinip mutlu olur. Tilki demeyelim de yazar dönüp dolaşır kürkçü dükkânına kapağı atmıştır artık. Bundan sonrasının ne olacağına dair bir fikri olmasa da mutlu ve huzurludur. Sonunda kasabalıları kıymetini anlamıştır ve bu ona yetmektedir.

Daniel Mantovani bir yazar olarak çok büyük yanılır. Bir kere ödüllü ve meşhur bir yazar olarak ne yaptığını çok iyi bilen biri olmasına rağmen baltayı taşa vurur. Yazarların işi insanın karmaşık ruhunu anlatmaktan başka bir şey olmamasına rağmen o tutar hepsine güvenir, samimiyetlerine inanır, başarılarını gerçekten de canı gönülden paylaştıklarını hesaplayarak, kendisini herhalde ölene kadar benimseyeceklerini ve el üstünde tutacaklarını zanneder. Oysa insanlar başarılı insanları her zaman kıskanırlar. Hele bir de bir adımlık yakınlıktaysa ona yapmadıklarını bırakmaz, adeta yakıp kavururlar. Değil Nobel veya Oscar almanız, cihan sultanı olsanız fark etmez.

Orhan Pamuk’tan daha iyi bir örnek mi var, sorsan memlekette Nobel´i bile hak etmemiştir, sallasan klavyeyi ya da fareyi bizim yerli edebiyat dünyasında romancı olduğunu sanan yazarlara denk gelir. Filme dönersen yeniden eğer, insanın doğasının öyle kolay kolay değişmeyeceğine iyi bir örnektir. İnsanlar sevincinizi de başarılarınızı da paylaşmaya pek yatkın değildirler. Kısa sürede dost ve yakın sanılan her şey, herkes bu filmde olduğu gibi tersine döner. O sevinç gösterileri iftiralar, karalamalar, saldırganlıklar, küfür ve hakaretlere dönüşür. Yazarın intikamı, tahmin edilebilecek yol ve yöntemle olacaktır.

 

30.08.2018

 

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular