10.4 C
Hamburg
Montag, Oktober 26, 2020
Start Kultur Kino Güdü – El Autor – The Motive

Güdü – El Autor – The Motive

Güdü – El Autor – The Motive

İspanyol yönetmen Manuel Martin Cuenca 2017 yılı yapımı Güdü – El Autor filmi yazar olmak isteyen Álvaro´nun komik, dahası trajikomik öyküsü. Eser Türkiye’de de tanınan İspanyol Yazar Javier Cercas´ın “Saplantı” isimli romanının sinemaya başarılı uygulamasıdır da denilebilir. Bizdeki tabiri ile malın önde gideni denilebilecek türden biri olan Álvaro´yu, dört dörtlük oyunu ile Javier Gutiérrez oynuyor, kişisel fikrim bu filmdeki oyunculuğu (olur olmaz yerde çırılçıplak soyunmasını saymazsak eğer, çünkü hiç bir yazar o haldeyken üç beş satır yazamaz, üşütür hasta olurlar) ile Oscar alabilecek performans segilediği yönünde.

Bir noterde çalışan Álvaro üç yıldır akşamları iş çıkışı bildiğimiz yaratıcı yazarlık kurslarına katılmaktadır. Ama o kadar başarısız ve yeteneksizdir ki bir gün ders veren hocası Juan´ı (Antonio de la Torre) öyle bir patlatır ki insan gülse mi ağlasa mı diye kendisine sormadan edemez. Akabinde köpeği Bruno sayesinde karısı Amanda´nın (María León) kendisini bir başkasıyla aldattığını öğrenir ve evden taşınır. Karısı eserleri çok satan başarılı bir yazardır. Álvaro´nun yazarlık anlayışı ise farklıdır. Karısını iyi bir edebiyatçı dahası yazar olarak görmemektedir.

autor.jpg

Álvaro mu yazarlığı yanlış yorumlar, ders aldığı hocası mı ona yazarlığı yanlış anlatır bilinmez bizimkisi daha fazla yaşamak, görmek, izlemek, dinlemekten konu komşuyu dikizlemeyi, onlarla garip ve sahte ilişkiler kurmayı anlar. Bu arada işe gitmemeye başlar ama yazarlık kurslarını aksattığına şahit olmayız. Önce kapıcının karısını (Adelfa Calvo) ayartır. Kimseler binada kendisine yüz vermemektedir. Kocasının kendisini ihmal ettiğini düşünen kadın sayesinde konu komşunun kimler olduğu hakkında sürekli bilgi toplar. Elde ettiği kırıntıları romanına malzeme yapan adi, alçak biri olup çıkar. Zor şartlar altında altın yumurtlayan tavuk değil yazar olabileceğini zannetmektedir.

Burada bir yazarın saplantılarının ve hırslarının esiri olduğunu bariz şekilde görürüz. Oysa Álvaro yıllarca laf ebeliği yapıp süslü cümlelerle edebiyat yapmaya çalışan ve bu yüzden epey fırça yemiş biridir. Kurs hocasının tavsiyesi ile hayatın gerçekliğinden beslenen satırlar yazması gerektiğini farklı algılar. İnsanlarla sahte ilişkiler kurmaya başlar. Onlara komşular, insanlar gibi değil romanının kahramanları, figürleri gibi davranır. Her romanda olması gereken inişli çıkışlı anlar gibi onları yönlendirmeye başlar. Meksikali göçmen karı koca Enrique (Tenoch Huerta) ile İrene´nin (Adriana Paz) mutfak penceresi kendi banyo penceresine bakmaktadır. Akıllı telefonu ile sürekli seslerini kayıt eder. Sonra elde ettiklerini romanında malzeme olarak kullanan ezik ve zavallı biri haline gelir. Eserindeki olaylara ve kahramanlarına yön vermek ana amaçlarından biridir. Bir diğer yaşlı komşu Don Alfonso (Alberto González) ile güya bir kaza sonucu tanışıp şah oynamaya, dairesine girip çıkmaya başlar. Adamın kasasının ve oradaki paraların varlığını keşfetmesi uzun sürmeyecektir. Bu romanına heyecan katacağının bir başka habercisidir.

Álvaro başarılı bir şekilde karşısına çıkan hemen herkesi yönlendirip manüple eder. Ya da kendisi öyle zanneder. Filmin sonunda Hanya’yı Konya´yı göreceğinden habersizdir. Siz siz olun bir yazarla tanışırsanız eğer onun kahramanlarından biri, eserlerinden birinin ana veya ara figürü haline gelebileceğiniz ihtimalini lütfen gözardı etmeyin. Ama ben şahsen Álvaro gibi alçak yazarların, hakaret kastetmeksizin daha çok ABD´den, Fransa veya İngiltere´den, hatta Almanya´dan çıkabileceklerine, bir Akdeniz ülkesi olan İspanya´dan bu denli bencil, kişisel çıkarlarını hele ki hırsını önplana çıkartan ve kimseleri umursamayan tipte bir yazarın olabileceğine ihtimal dahi vermezdim.

Filme neden “Güdü” demişler Türkçe başlıkta anlayamadım. “Saplantılı Yazar” veya sadece “Yazar” bence en doğru çeviri olurdu. Galiba İngilizcesinden çakıp sınıfta kalmışlar. “Güdü – El Autor – The Motive” bence her sinemaseverin dışında her edebiyatseverin ve yazar adayı ile yazarın izlemesi gereken bir film. Böyleleri de var aman ha, ayrıca kendi yazarlığınızla kıyaslayın, üç beş satır yazabilmek için acemi birinin neleri yapmaya hazır olduğunu görebilsinler, ibreti alem alsınlar diye.

Yazarlığı biz mi yanlış anlıyoruz ve yorumluyoruz, o çok daha bencil ve hırslı bir güdü mü bilemiyorum. Ama Álvaro hakkındaki düşüncelerim onun adi bir alçak olduğu yönünde. Son sahnelerde bunu son bir kez daha ispat etmiyor mu? Edebi bir tat, kaliteli oyunculuk, iyi bir film karşınızdaki film. Kaçmaz, kaçmamalı.

28.08.2018

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Zwischen Krisenbewältigung und Zukunftsgestaltung

Zwischen Krisenbewältigung und Zukunftsgestaltung – der Tourismusbeauftragte der Bundesregierung lädt zum 19. Europäischen Tourismusforum am 23. Oktober 2020 ein Der Beauftragte der Bundesregierung für...

Eurobarometer-Umfrage: Wirtschaftliche Lage, Umwelt und Klimawandel Hauptsorgen der Deutschen

Die Europäische Kommission hat Freitag die Ergebnisse der neuesten Eurobarometer-Umfrage veröffentlicht. Wegen der Coronavirus-Pandemie fand diese ausnahmsweise im Sommer (statt im Frühling) 2020 statt....

Genç meslektaşımıza son görev

Levent Danık son yolculuğuna uğurlandı ALMANYALILAR - Lübeck yakınlarındaki işyerinde 15 Ekim’de geçirdiği ani kalp krizi nedeniyle Hamburg’da 17 Ekim’de hayata veda eden basın camiasının...

Batman’da „Elma Sokak“ta müzik eşliğinde alışveriş keyfi yaşanıyor

Batman'ın en eski esnaf sokaklarından Elma Sokak'ta vatandaşlar, müzik eşliğinde alışveriş yapıyor. Başlatılan uygulama kapsamında 60 yıllık çarşıda kurulan ses sistemi ile müşterilere haftanın 5...