11 C
Hamburg
Montag, September 28, 2020
Start Kultur Kino Yabancı - Die Fremde

Yabancı – Die Fremde

Yabancı – Die Fremde

“Ayrılık” adı altında Türkiye´de oynanan film Die Fremde –Yabancı, sinemaya uygulanan tanıdık bildik bir Necla Kelek versiyonu denilebilir. Mevzu ne kadar sosyal içerikli olmaya çalışırsa çalışsın Alman ırkçılığına ve ayrımcılığına, yabancı düşmanlığının değirmenlerine su taşıyan sayısız klişe ve önyargılarla dolu. Bu tür filmlerle baskı ve şiddet altındaki kadınların sorunlarına toplumsal duyarlılığı artırmak isteyen nice yalancı sanatçılar geldi geçti. Bunlara kişiliksiz kukla satnatçılar denir. Sanatçıdan çok çünkü oyuncaktırlar. Tekrar etmek zorunluluk, Almanya da, diğer Avrupa ülkelerinde farklı olabilir, kendi hemcinslerini, hemşerilerini aşağılayıp küçük düşürmeden, hor görüp küfretmeden sanatçı olamazsınız, toplumsal kabullenmeye uzak kendiniz çalar kendiniz oynarsınız. Der Fremde-Yabancı bu tezlerin yeni bir kanıtı.

Almanya´da büyümüş Umay (Sibel Kekilli) Türkiye´ye ithal gelin gitmiştir. Hem batılıdır hem dini bütündür, bu ne yaman çelişkiye oldukça uzaktır. Kemal hem döven hem seven erkek tiplerinden biridir. Karısı Umay´a istediğini yapan klasik bir yurdum erkeğidir. Döven, seven, egemen, baskıcı erkek. Bir hayvan da diyebiliriz. Ama Umay kişilikli biridir. Günü gelir artık başkaldırmanın koşulları olgunlaştığında bir gün ansızın Istanbul´u küçük oğlu ile terk edip Berlin´e yani asıl memleketine gelir. Gerisi dramdan öte trajedi olarak verilmeye çalışılan tipik bir Almancı klasiğidir.

ayrilik.jpg
Umay kocasının zulmünden kaçarken kendi ailesinin zulmüne uğrar. Ailenin şerefi iki paralık olmuştur. Kardeşleri ile arasında yaşananlarla Umay Alman kafasına daha yakın olduğu için sempatik zavallıyı oynar. Aile bireyleri ise gerici, cahil, yobaz klasik Almancıları. Bunu seyreden Almanın hislerini tahmin etmek güç değil. Bizim beyaz ırkçıların yaptığı devam ediyor. Umay´ın abisi şiddete oldukça eğilimli kavga dövüşü seven biridir. Filmin sonunda Umay´ı bıçaklayayım derken kadının küçük oglunu bıçaklar. Kemal bir ara Berlin´e gelip oğlunu annesinden koparmaya çalışır. Baba memleketin klasik değerleriyle yetişmiş ama bunu ailesinin bireylerine cahilliğinden dolayı verememiş yeteneksiz yitik bir Almancıdır.

Klişelerin yine nakaratlarından biri Umay´ı bir beyaz adam kurtarır. Hiç bizim erkeği kurtaran bir Alman kadınına rastlanmaz nedense. Demek ki erkeklerimiz hep kadın döver, baskı altına alır, kavga eder, küfreder vs. Alman erkeği bizim kadınlara iyi gelir. Ne boktan bir kafa. Baskı ve şiddet altındaki kadınların sorunlarına dikkat çekmek değil Alman ırkçılarına bizim cepheden yardım etmektir bunun adı. Erkeğin, namus, vatan millet anlayışını sorgulayıp masaya yatıracağına sanatçılar zaten zavallı koşullar altında yaşayan zavallı insanımızın üstüne giderek devrim yapacaklarını sanıyorlar. Hiç kendi halkını aşağılayarak bu halkın sanatçısı olunur mu? İnsanın hele hele on yıllardır buralarda yaşayan insanın, hiç mi sevilecek önemli değerlerimiz yok kardeşim diye sorası geliyor. Oysa haddinden fazla olduğunu bilenimiz yok değil.

Feo Aladağ bildiğimiz tanıdık zincirin son halkasıdır. O zincir kendi insanını aşağılayıp küçük düşürerek Alman camiasinda bir sanatçı olmak, ses getirmek, kabul görmek istemek, belkide üç beş kuruş kazanmaktır. Hani sanatçı onurun ve kimliğin, filmde Almanya ögeleri sayısız örnekle ön planda olduğu için sormak namus borcu, hani hergün yaşadığımız Alman ırkçılığı, ayrımcılığı birader, hani bunun kadınımızın üzerindeki baskıcı etkileri? Ayda mı yaşıyorsunuz? Bu kadar da kıç yalanmaz ki? Eleştireceksen önce içinde yaşadığın Alman toplumuyla başla.

2010 yılı yapımı filmi Feo Aladağ yazıp yönetmiş. Oyuncular ise Derya Alabora, Settar Tanrıöğen, Sibel Kekilli, Tamer Yiğit, Nursel Köse, Florian Lukas, Almila Bağrıaçık, Alwara Höfels, Blanca Apilanez Fernandez, Nizam Schiller, Serhad Can. Değerli bir ekip ama her türlü eleştiriye uzak tek yanlı ve boyutlu berbat bir film. Filmin olmayan ritmi, zayıf ve sıradan diyalogları, tek düze harketliliği ile Alman sinema ekolüne ait olmasına değinmek yine gereksiz.

22.09.2010

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Fünf Projekte für innovative Lösungen in der humanitären Hilfe mit EU-Forschungspreis ausgezeichnet

Warnsysteme bei Bränden in Slums oder Flüchtlingslagern, Fernüberwachung von Wasserreservoirs, ein erschwingliches Telefonladegerät in Kombination mit einer Solarlaterne, Prothesen und Orthesen aus dem D3-Drucker...

„Bozkırın Tezenesi“ Neşet Ertaş Kırşehir’de müzikli söyleşiyle anıldı

"Bozkırın Tezenesi" olarak bilinen halk ozanı Neşet Ertaş, vefatının 8. yılında Kırşehir'de müzikli söyleşiyle anıldı. Neşet Ertaş Kültür Sanat Merkezi'nde gerçekleştirilen program öncesinde fuaye alanında...

Neue Zahlen zur Gleichstellung: „Die Trendwende ist noch längst nicht geschafft“

Am Freitag veröffentlichte der Senat den zweiten Hamburger Gleichstellungsmonitor. In diesem Monitor werden jährlich verschiedene Kennzahlen und Indikatoren ausgewertet, die darüber Auskunft geben, wie...

Hijyenik olmayan ortamda hazırlanan buzlar mikrop yayabilir

Medipol Pendik Üniversite Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Bengisu Ay, "Hijyen koşullarından emin olmadığınız yerlerde buz tüketiminden kaçının" ifadelerini kullandı Medipol...