15.9 C
Hamburg
Montag, Mai 10, 2021
StartKulturKinoEşrefpaşalılar

Eşrefpaşalılar

Eşrefpaşalılar

Burak Tarık´ın senaryosunu yazdığı Hüdaverdi Yavuz´un yönettiği Eşrefpaşalılar 2010 yılı yapımı. Oyuncular Sinan Taymin Albayrak, Turgay Tanülkü, Burak Tarık, Hüseyin Soysalan, Sermin Hürmeriç, Deniz Özpınar, Savaş Bayındır, Ali Yaylı, Serkan Öztürk, Ömer Pekin, Sibel Öztürk, Fırat Paşayiğit ve Vural Arısoy. Eşrefpaşalılar bir aşk öyküsü etrafında gelişen olaylar silsilesi babında kurgulanmış. İzmir Eşrefpaşa’dan gelip İstanbul’a yerleşmiş Davut (Turgay Tanülkü) ile Tayyar (Hüseyin Soysalan) aynı kadını, Madam Eleni (Sermin Hürmeriç)´yi severler, çocukluk arkadaşıdırlar ikisi aslında. Eleni, Tayyar ile evlenir bir kızı, Duygu (Deniz Özpınar) olur. Tayyar ise kadını bırakıp mafya şefi olur, zira Eleni Davut´u sevmektedir. Davut´ta her ikisini bırakıp bir kahveci olur.

Günlerden birgün Davut´un kahvesine bir hoca (Sinan Taymin Albayrak) gelir. Bildiğimiz cami hocası. Davut önce dayılanır adama sonra günah çıkarırcasına yumuşar, kalbinin iyilik ve Allahsever yanlarını döker ortaya, bir de Davut’un evlatlığı Nusret’i (Burak Tarık). Nusret içeridedir, kısa süre sonra bırakılır. Namı diğer Falçata Nusret´tir. Kabadayıdır, kulak keser çıkınca, ki onu Tayyar kendi yoluna çekmek için yapmadığını bırakmaz. Hatta bunda başarılı da olur. Duygu´nun duygusal arkadaşıdır. Çıkınca önce sürekli onunla beraber olsa da süreç içerisinde Tayyar´a öncelik tanıyıp Duygu´nun kalbini kırar. Sonrada bileklerine vurur falçatayı. Ne olacak hocamiz kurtarır onu da, diğer karanlık ruhları aydınlattığı gibi.

esrefpasalilar.jpg

Eşrefpaşalılar heyecan verici bir film. Hoca mahalleye geldiğinde camide bir hırsız kalmaktadır. Filmin sonunda koca bir cemaat buraya takılır. Hoca bir devrimci olmasa da devinimci, dönüştürücü, reformcudur. Mahalleye Allah sevgisini, imanı, itikati, secdeyi, kulluğu getirir, yayar, sevilir, yer edinip saygı görür. Sakin ve bilge görüntüsü ile yolunda bir başına ama kararlı insanlar görüntüsünü büyük bir başarı ile yansıtır. Nur yüzlüdür hoca, sevgi ve inanç taşır, aşılar. En azından böyle bir görüntü yayar ortalığa.

Hoca´nın ilk dostu kahveci eski kabadayı Davut´tur. Sonra tayin edildiği camide kalan bir hırsız, sürekli ekmek çalan küçük bir çocuk, terzi, bakkal derken mahallenin esnafı, konu komşu. Hoca´dan Davut gibi bütün mahalleli etkilenir. Sonrada Falçata Nusret, filmin sonunda hatta pis işleri dahi bırakıp Duygu ile inancına sarılır.

Garip bir tesadüf ilginçten de öte dikkat çekicidir. Finalde Davut ile Tayyar´in kapışması kaçınılmazdır. Aynen Yılmaz Güney ile Hayati Hamzaoğlu´nun Haracıma Dokunma (1965) filmindeki gibi iki kabadayı o filmdeki kadar uzun olmasa da ellerinde bıçaklı, ceketli bir kavga sergilerler. Davut, Tayyar´a salt manevi açıdan değil gücü ile de üstün gelir. Ama Tayyar kalleş ve kötüdür.

Filmi olumlamak gerek, dini öğeleri öne çıkaran yerli filmler maalesef az, ama bu çemberin giderek kırılacağı kesin. Hoca´nın çizdigi tipleme her ne kadar apayrı bir örnek ve yenilik gösterse de, halkımızın kendi doğal deneyimlerinden edindiği güzel bir lafını gözardı etmemek gerek. Filmimizi izleyelim, ama ne gelirse hacıdan, hocadan, bir de karanlık geceden lafını tedbiri elden bırakmadan unutmayalım.

18.08.2010

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular