ALMANYALILAR

Rıfat Ilgaz: Pijamalılar

Rıfat Ilgaz: Pijamalılar

Rıfat Ilgaz’ın Pijamalılar romanı, 1959 yılında önce “Bizim Koğuş” adıyla yayınlanmış. Daha sonra 1973′te “Pijamalılar” olarak piyasaya çıkmış. Roman baştan sona karşılıklı konuşma, diyalog, sohbetten oluşuyor. Konuşmaları romandan çıkardığınızda geriye herhalde yarım sayfa kalmaz galiba. Bunun ne kadar alışılmış ve bilinen tarzıyla yazılmış gerçek bir roman olduğu, ne kadarının roman olamayacağını ancak edebiyat teorisyenleri yanıtlayabilir. Ama okuyucu için güldüren bir mizahın dışında ciddi toplumsal eleştiriler bulmak mümkün.

Rıfat Ilgaz, Pijamalılar´da bürokrasiyi yerden yere vurmuş, yaşlı ve sağlık sorunları olan bir zat, aynı zamanda anlatıcı başından geçenleri ve şahit olduklarını anlatıyor roman boyunca. Ziyaret etmediği bakanlık, kapısını çalmadığı bir devlet dairesi bırakmayan yazar çarkın görevlilerini öylesine bir yalın çıplaklıkla verir ki benzeri şahıslarla, memurlarla ve hizmetlilerle tanışmayanımız, tanıdık bildik benzeri bir kapıyı çalmayanımız herhalde yoktur.

pijamalilar.jpg

Rahatsızlanıp sağlık dairesine havale edilen yaşlı anlatıcının hastaneye yatırılması gerekmektedir. Başlı başına ilk muayenesi, izlenimleri, yorumları kara bir gülmecedir. Zar zor binbir hikayeyle hastaneye yatırılan kahramanımıza yeni ölen birinin yatağı verilir. Ölen şahısın geride kalan eşyaları diğer benzer hastalarca adeta yağmalanır. Bir hayatta kalma mücadelesinden çok yaşamın birinin aramızdan ayrılmasından sonra bile devamına bir göndermedir.

Kahramanımızın kahramanları yani hasta yatak arkadaşları Mercimek Fahri, Tahir Tutuk, Nalbant Şevket, Ali Tetik, Yengeç Ali, Kekeme Kemal, Rizeli Zeki, Baba Şükrü, Fidan Çavuş, Deve Recep, Hüseyin Kazma, Tophaneli Niyazi, Boncuk Naci, Şoför Kamil, Konyalı Ali, Pırpır Dündar, Musluk Nuri tiplemeleri, eşi, hastabakıcılar, hemşireler, doktorların dışında aralarına birden katılan kendileri gibi ciddi sağlık sorunları olan Hacı´dır. Hacı gelişinden kısa bir süre sonra aralarından ayrılıp vakitsizce vefat eder. Geleneğe uyulur Hacı´nın da geride bıraktıkları hasta arkadaşlarınca aralarında paylaşılır. Kimsenin kızıp ayıplamaya ne isteği ne cesareti gelir. Okurun dahi.

Roman anlatıcının kısa bir süre önce hastaneye getirildiği andan taburcu edildiği ana kadar başından geçenleri, ince ve ustaca düşünülmüş herhalde önemli bir kısmı bizzat yaşanıp gözlemlediği yaşamın gerçeğinden, günlük hayatın diri ve canlı tanıklığından alınma bir tarzla akıcı bir dille yazılmış. Bir kaç saatte bitirilecek kitap galiba derin ve kapsamlı bir edebiyat romanı yerine bir film ya da tiyatro oyunu olacağı düşünülerek hazırlanmış. Romanı oldukça zorlayan sınırları üstat aşırı ve abartılı gülmecelerle donatmış.

Yaşlı, yaramaz birazda huysuz ama sevecen, bilge, mizahsever birilerini anlatan, kahkahaya boğarken bile derin ve ince düşündüren yetkin, usta ve insanı her yönüyle bir yerlere saklanıp gizlemeksizin bütün yalınlığı ve çıplaklığıyla aktaran önemli ve sıradışı bir yapıt.

07.05.2010

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden /  Ändern )

Google Foto

Du kommentierst mit Deinem Google-Konto. Abmelden /  Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden /  Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden /  Ändern )

Verbinde mit %s

%d Bloggern gefällt das: