14.1 C
Hamburg
Donnerstag, Oktober 1, 2020
Start Bücher Hasan Özkılıç: Zahit

Hasan Özkılıç: Zahit

Dar görüşlü olduğumu bazı memleket yazarları söylerler. Ben de sorarım, sormak tarihsel görevim. 40-50 yıldır süren bir iç savaş var o topraklarda. Nasıl olurda on binlerce insanın hayatına mal olmuş, yüzbinlerce aileye dokunmuş, ocaklarına ateş düşürmüş, kurbanı etmiş bu savaş edebiyata girmez, sinemaya, sanata yansımaz diye. Kendileri yerine, bunu soruyorum diye bana kızarlar. Sevenleri kızmasın aksine sorgulasın isterim, geçenlerde bir şair daha öldü. Onlar da yazarlar gibi çağının tanıklarıdırlar, olmak zorundadırlar. Yazıp söyledikleri kadar söylemeyip yazmadıklarıyla da anılırlar. Bu sanatın kuralıdır. Bu adam ne gözaltına alınmış, ne işkence ile tanışmış, ne bir yazısı veya şiiri yüzünden tatbikata uğramış, devletle hiçbir şekilde başı derde girmemiş. Türkiye´de yaşamış. Eceli gelmiş vefat etmiş. Allah rahmet eylesin. Ölüm var sarsar kitleleri, ölüm var tüy kadar ağırdır, düşünce kimseler duymaz. Ölüm var şaire yakışır, ölüm var şairi de yazarı da utandırır.

Hasan Özkılıç namuslu, vicdan ve sağduyulu bir yazar anlaşılan. Oturup daha fazla seyirci kalamam, bu kirli savaşla ilgili benim de bir şeyler yapmam, yazmam, söylemem lazım demiş ve döşenip satırlara Zahit isimli romanını yazmış. 2012 yılında yayınlanan roman iki yıl sonra Gece ismiyle meşhur yönetmen Erden Kral tarafından sinemaya da uyarlanmış. Okurken aklıma hemen Orhan Kemal´in Eskici ve Oğulları geldi. Yazar hakkında ön araştırma yaparken denk geldim, eser haklı olarak Orhan Kemal Roman Ödülü’nü kazanmış. Yakışır. Gelelim romana:

Romanın hemen hiçbir yerinde adlandırılmayan, bana daha çok yazarın veya yayıncının, Kürt, Kürdistan denilmesinden korkan bir diyarda, bir komşu köy yakılır. Devletin 1990´lı yıllarda terörle mücadele adı altında yakıp yıktığı, boşalttığı üç bin beş yüzden fazla köyden birinde yaşayan bir ailedir bu defa kurbanlar. O Kürt köylerinden boşaltılan milyonlarca insandan birkaçıdır kahramanlarımız. Baba Raşit ile anne Fatma yapacak başka çareleri kalmayınca çocukları büyükten küçüğe, Süsen, Zahit, Nahit, Gülcan ile köyden şehire inerler.

Usta olduğu belli yazarın acemice geri dönüşleri hem anlatının akıcılığını kırar, hem de üstadı amatör kılar. Süsen “Sürtük Bar” a düşer, mahalleden uzatmalı sevgilisi Yusuf bunda önemli rol oynayacaktır. Zahit örgüt adamı olur çıkar. Ama yazarın anlattıklarından yola çıkarsak romana ismini veren Zahit ne ciddi anlamda örgüt bilincine, ne ulusal bilince, ne de sınıf bilincine hâkimdir. Oldukça üstün körü, yüzeysel bir siyasi kahraman var karşımızda. Olabilir denilebilir, ama romana adını veren ana kahraman olunca bence pek o kadar da inandırıcı olmamış. Nahit de abisinin izinden gider. Bir ayakkabıcıda çalışır, devrimcilerle tanışır, illegal siyasi mücadeleyle tanışır, sonra da bir sıra neferi olur. Yakalanır cezaevine atılır. O günlerde gündem olan açlık grevlerinin içerisinde buluruz onu. Bu arada kendisi gibi yeni siyasi Serap ile tanışır, yakınlaşmışlardır. Gülcan´da Süsen´in izinden gider, ablası gibi bar kızı değil meyhane kızı olur. Ebeveynlerin akıbetinden (romanın sonlarındaki kısa notları saymazsak) neredeyse hiç mi hiç iz yok. Hâlbuki en ilginci anne-babanın başlarına gelenler olurdu.

Romana göre Zahit ile Nahit´in vermiş oldukları siyasi mücadelenin bir anlamı yoktur, boşuna uğraşmışlar, biri ölmüş diğeri cezaevine düşmüş ölümle burada tanışmıştır. İki kız kardeşin düştükleri kötü yol yine dramatikten öte tam bir aile faciasıdır. Karamsar ve kötümser olmak istemeksizin keşke yazar bu konuya hiç değinmeseydi. Madem değinecekti, bence hakkını vermeliydi. Yeteri kadar hakkı verilmemiş çarpık, direniş ve mücadeleden korkmuş, uzak durmuş bir roman ”Zahit”. Oysa Kürtlerin ve devrimcilerin mücadelelerini yakından izleyenler ne Zahit´in, ne Nahit´in ne de kız kardeşlerin ve benzerlerinin vermiş oldukları kavgaların hiçte boşa gitmediğini çok iyi biliyorlar. Dönemin cılız, çarpık ve eksik bir tanığıdır “Zahit” romanı. Hiç yoktan iyidir den öteye maalesef gidememiş.

05.02.2018

Vorheriger ArtikelBabamın Sesi – Dengê Bavê Min
Nächster ArtikelThe New Daughter

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Almanya Dışişleri raporu: Türkiye’de ifade özgürlüğü iptal, medya tek sesli, yargı siyasetin etkisinde

Almanya Dışişleri Bakanlığı tarafından Türkiye ile ilgili hazırlanan bir raporda, ‘ülkede ifade özgürlüğünün iptal olduğu’ vurgusu yapılarak, Türkiye’de yargının ‘terör’ suçlamasını kolayca yöneltebildiği belirtildi....

„Wir brauchen eine sichere und vor allem nachhaltige Rohstoffversorgung“

Bundeswirtschaftsminister begrüßt Gründung der Europäischen Rohstoffallianz durch die Europäische Kommission Dienstag hat die Europäische Kommission die Europäische Rohstoffallianz gegründet, einen Zusammenschluss von Unternehmen, in...

Almanya’da Kovid-19’la mücadelede yeni önlemler getirildi

Almanya'da Kovid-19'la mücadelede yeni önlemler getirildi Almanya Başbakanı Angela Merkel'in eyalet başbakanlarıyla video konferans yoluyla yaptığı toplantının ardından açıklanan ilave önlemlere göre restoran ve kafelere...

EU fördert europäisches Verkehrsleitsystem in Schienenfahrzeugen in Baden-Württemberg

Baden-Württemberg erhält für die Installation des Europäischen Eisenbahnverkehrsleitsystem (ERTMS) auf 238 Schienenfahrzeugen eine EU-Förderung von rund 16,8 Mio. Euro. Das gab die EU-Kommission Dienstag...