ALMANYALILAR

Kahreden Kurşun

Kahreden Kurşun

Film „Kan Gövdeyi Götürdü“ nün bittiği yerden başlıyor. Bunu anladığınızda yine mi diyerek sabır ve dua etmeye başlıyorsunuz. Uzaktan vurulan kadına sarılı Metin (Yılmaz Güney) , Çabukçakar´a (Münir Özkul) vurduğu adamın kim olduğunu sorar. Onun cebinde maça kızı çıkan biri olduğunu söyler. Demek ki öldürülen meçhul patron değildir. Metin ise bu kahreden kurşunun arkasındakileri bulup çıkarmaktan bahseder ve cansız cesedi kucaklayarak uzaklaşır ve film başlar. Parası olmayan bir adamı Istanbul´un tepelerinin birinde iki sadist kurşunlarlar. Metin elinde tüfeği boş şişeleri vurarak atış talimi yapar, kurşun seslerinden kulağını tıkayan zehir hafiyemiz ise ha bire vurulan boş şişelerin yerine yenilerini dizmektedir. Metin´e telefon gelir, atışı bırakır. Yeni bir görev verilecektir akşam kendisine.

Metin sözde eski polistir ama gizlice görevlidir aslında, galiba çevresine öylesi bir imaj verilmesi için çıkarılmış bir söylentinin işlerini kolaylaştıracağı mantığı arka planda yatar. Güzellik Kraliçesi Gülsüm´ün ölümü işleri çıkmaza sokmuştur. Arka plandaki büyük patronlar hala bulunamamıştır. Kimse veya neresiyse yeniden maça kızına gitmekte yarar var diye amirlerine brifing verir. Metin çetenin dibini kurutmaya yeminlidir, amirlerinin tek başına tehlikeli olmaz mı sorularına, tehlikenin kendisini korkutmadığını, Gülsüm´ün intikamını onlardan kesinlikle alması gerektiğini söyleyecek kadar görev bilincine sahip biridir. Maça Kızı lakaplı görünmeyen patronu önce keşfederek işe başlayacağını anlatır, gerisi çorap söküğü gibi kendiliğinden gelecektir.

Bir gazeteciden bir gazete alır, yine maça kızı çıkar içinden. (Acaba ne anlama gelmelidir?) Akşam önce içeriye bırakılmak istenmeyen sonra kim olduğu anlaşılınca sorunsuzca pavyonun barına gider. Viskisini beklerken yanına yanaşan yarı sarhoş biri vay sen demi buralara takılırdın diye ona takılır. Genç yaşta hurdaya ayrılanların ve serbestliğin şerefine kadeh tokuştururlar. Metin ve sarhoş arkadaşını Cellat Nuri farkeder. Ona dikkat edilmesini, patronun heryerde gözü ve kulağı olduğunu pis bakışlarıyla haykırır. Sonrada can sıkan dansları ve uzun yine dansı kadar sıkıcı şarkısı ile bir kadın (Sevda Ferdağ) sahne alır. Herkes pür dikkat onu izler.

Kılık ve şive değiştirmiş zehir hafiye doormanlerce içeri bırakılmaz gerisin geri gönderilir. Metin yeni sarhoş arkadaşı ile konuşurlarken, Gülsüm´ün yerini almış olan ve demin şarkı söyleyen Sevda isimli şarkıcı Cellat Nuri ile önlerinden geçerler. Metin´in sarhoş adamdan ki gazeteci olduğunu sonra anlarız, laf almaları devam eder. Öldürülen Hayri Bora´nın oranın eski ortağı olduğunu öne sürerken, onun metresinin sağ kalçasında dövmesi olan bir bayan olduğunu ögrenir. Cellat Nuri´nin adamlarıda sohbetlerini çaktırmadan dinlemektedirler. Metin Hayri Bora´nın ortağının meçhul biri olduğunu ama bütün işlerin Cellat Nuri´den sorulduğunu yeniden duyar. Ve fazla sürmez Aydın Bey isimli sarhoşu sizi telefonla arıyorlar diye Metin´in yanından uzaklaştırırlar. Sonra da Metin onu telefon klübesinde bıçaklanarak öldürülmüş vaziyette bulur. Tam suç üzerine kalacakken yumruklarını konuşturup cinayet ve içki mahalinden kaçarak uzaklaşır.

Sonrada sürekli Tencere dediği Şarlo mu Şarlock Holmes´mi olduğunu anlayamadığı sarhoş hafiyeyi işten kovduğunu söyler. Gider gibi gözükse de hafiye onu gizlice takip eder. Metin gecenin bir vakti elinde bir demet çiçek ile Sevda´nın kapısına dayanır. Garip bir flört başlar aralarında. Sevda gazeteciyi neden öldürdüğünü sorar, Metin ise ben öldürmedim der. Sonra babasının zamanın irinde ettiği nasihatlarıyla kadını gevşetir. Kadın uykusu olduğunu, Metin ise uyanana kadar bekleyebileceğini aktarır. Kadın öfkelenir, gitmez ise polis çağıracağını söyler. Ha bir eliylede kapıyı gösterir. Metin ise onlar gelene kadar içkisini bitireceğini, kadın ise onun deli değil zırdeli olduğunu söyler. Sonrada Metin kadını tavlayıp baştan çıkarır. İşlerin tam istenildiği gibi gittiğini sandıkları anda kapının zili çalınır. Yarı giyinik Metin balkondan kapı dışarı edilir. Kadın kapıya koşarken Metin indiği balkondan geri yukarı çıkar ve silahına davranır. Gelen garip şapkası ve gözlüğü ile Cellat Nuri´dir. Nuri Sevda´ya olan aşkını ilan ederken, yan duvardan Metin içeride konuşulanlara kulak kabartır. Sevda onun gidip Birsen´e yalvarmasını önerir. Nuri onu uzun zamandır görmediğine yemin eder. Konu meçhul patrona gelir. Nuri bile onun kim olduğunu bilmemektedir. Emirleri telefonla aldığını söyler, onun her şeyi bildiğini, gözlerinin her an üzerinde olduğunu hissetiğini anlatır. Sevda bundan pek o kadar etkilenmez. Cellat Nuri artık gitmesi gerektiğini söyler ve oradan ayrılır. Metin duyması gerektiğini duymuştur.

Sevda´nın yanından fabrikaya gidiyorum diye ayrılan Cellat Nuri arabasının bagajına Metin´in saklandığından habersizdir. Nuri onu üslerine getirmiştir. İçeride adamlarıyla Cellat Nuri yeni sevkiyat, malların hazırlığı, İrfan Usta´nın öldürülmesinin neden iyi olduğu gibi önemli konularda konuşurlar. Metin bulduğu uygun bir yerden konuşulanlara kulak kabartır. İlk filmdeki Hayri Bora´nın sarışın yeğenin adının Birsen olduğunu nihayet öğreniriz. Birsen öldürülen eski Güzellik Kraliçesi´nin yerine geçip Beyrut´a gidecektir. Ama işin arkasında başka planlar vardır. Klübde işlenen cinayet, polis eskisi Metin, onun Sevda´ya bakışının Cellat Nuru´nin midesini bulandırması konuşulur ayrıca. Konu sululuğa varmadan telefon gelir. Arayan ilk bölümün sonunda öldüğünü sandığımız ve bizi yanıltan gölge şahıs, meçhul patrondur. Sevda´nın işine son verilmesini, Metin´e dikkat edilmesini emreder. Metin konuşulanları duyunca hızla onları dinlediği yerden uzaklaşır.

Sabah olur, Naciye hafiyeyle akşam sinemaya gitmek istemektedir. Hafiyemiz Metin´den haber çıkmadığını bu akşam olmayacağını söyler, yüreği sıkıntıdadır Metin´den dolayı. Naciye kıskanır, onun Metin ile mi kendisi ile mi sözlü olduğunu sorar. Hafiyenin ona olan aşkı büyüktür ama meslek aşkıda vardır. Yine bir koku aldığını bahane ederek Naciye´nin yanından ayrılır. Cellat Nuri, giyinmeyi pek sevmeyen Birsen´i tartaklar, beni dinleyip Beyrut´a gidecek misin gitmeyecek misin diyerek. Birsen emanzi bir kadındır. Önce amcasının ve şimdide Cellat Nuri ve adamlarının baskısından bıktığını, istediğini yapmak, kendi arzuladığı gibi yaşamak istediğini söyleyerek onu tersler. Sonra birden gevşeyip Cellat´a sarılır. Madem ki bu kadar çok istiyordur o zaman gidecektir. Ama patrona söylemesini ve hissesini de ister. Patron su koyvermemelidir, yoksa kendisi bilir diye de dişice tehditte bulunur. Bütün bildiklerini söyleyebileceğini, sonrada pirincin taşının ayıklanmasının zor olacağını anlatır. Nuri elleri belinde onu uyarır, akıllı olması, saçmalıklar yapmaması, sonra pişman olmaması için.

Kahreden_kurşun.jpg

Metin Sevda ile buluşup deniz kenarında bir masada beraberdir. Kadına içerlemiştir, zira o gün gelenin kim olduğunu söylememiştir sanki balkondan kaçmayıp onları dinleyen kendisi değilmiş ve gelenin Cellat Nuri olduğunu bilmiyormuş gibi. Sevda bir tanıdıkti der, Metin bir erkekti der. Sevda yanıldığını söyler. Sonra da korkarak Metin´in onu hiç tanımadığını anlatır. Metin arkasında sallanan güzelim kayığın görüntüsünden habersiz ondan bahsederken Sevda´nın korktuğunun farkına varır. Konuşulanlardan Sevda´nin işten ayrıldığını, Metin´in ona basbayağı kesildiğini anlarız. Sonra bir taksiye binerek Sevda ondan ayrılır. Metin´de kendisine bir taksi çağrılmasını ister. Taksileri çağıran garip kılıklı adam artık bıyıklarını kesmiş hafiyemizden başkası değildir. Ona beni fazla takip etme başın derde girer diyerek öğütte bulunur Metin taksiye binerken.

Amiriyle buluşan Metin ondan öldürülen İrfan Usta´nın yıllar önce şarkıcı olacağım diye evden kaçan bir kızının varlığıyla bilgilendirilir. Şimdi yirmibeş yaşlarında olan kızın kayıtlara göre ismi Sevim´dir. Metin, Cellat Nuri ve adamlarının adeta mekanı sayılabilecek ve sevkiyat merkezi olarak kullanılan, kendi bulduğu fabrikanın sahibini sorar. Yaşlı kötürüm dahası engelli bir kadına aittir fabrika, amire göre işleri ondan gizli çevirmektedirler. Sözlü raporunda Metin kalçasından dövmeli kadının bulunması ile çetenin çökertileceğini aktarır. Malların eşantiyon kutularla yurt dışına çıkartıldığını belirten Metin sevkiyatta Birsen´in kullanılacağını ama bu işten onun haberi olmadığını şefine söyler. O ise yanlış bir adım atmamasını bunun kızın hayatına mal olacağını tehdit eder.

Adamlarını fırçalayan Cellat Nuri gönderilecek uyuşturucunun önce Lübnan´a oradan da Amerika´ya gideceğini sigarasını öfkeyle yakarken soran adamına anlatır. Patronun bu güzellik müsabakası hikayesini iyi akıl ettiğine garip bir biçimde güler. Metin gece vakti elinde anahtarla bir eve girer. Sağı solu karıştırır muammalı bir şekilde, tam bir kadın geceliğine bakarken üç kişi tarafından basılır. Elleri silahlı adamlara yanlış anlaşıldığını kendisinin bir masör olduğunu söylese de nafile. Adamlar kendisini iteleyip tartaklarlar. Tam silahını almak üzereler iken Metin saldırır. Tam da kendisinden beklediğimiz gibi bir çetin kavga sonucu üçünü de safdışı bırakır. Ama arkasında gözleri olmadığından kafasına bir başka yeni saldırgandan tabanca kabzası yer ve devrilir. Her defasında kendilerinden kurtulan Metin´in bu defa hiç şansı yoktur, hesabı kesilecektir artık.

Metin´in kıymasını çıkarmak için elleri kolları bağlı şekilde bir fabrikaya getirirler. Garip suratlı adamlar ha bire kendi yaptıkları esprilere gülerler. Bir alet ha bire bir şeyler öğütür. Bir değirmen de diyebilirsiniz, taş öğüten bir alette. Tam her şeyin bittiğinin sanıldığı anda hafiye elinde silahı ile belirir. Ne olacak, adamlardan dayak yerken bile Metin abi kurtar beni diye bağırmaya başlar. Sanki elleri ayakları bağlı olan Metin değil kendisidir. Film bu ya, Metin son anda kendisini kurtarır, hafiye ile meşgul haydutların üzerine atılır. Adamları döver, bayıltır son anda makinenin hedefi durumundaki hafiyeyi kurtarır. Dışarıda bekleyen bir başka haydutu kandırarak arabasına binerler ve bir ipucu yakalarlar. Fabrikada ayılan çete üyelerinden biri Cellat Nuri´ye kuşun kafesten kaçtığını haber verirler. Nuri Metin´in geldiğinde kadını bulamayacağını söyler ve telefonu kapatır.

Geceliğinin içinde sarhoş bir kadın kendince neşeli yabancı bir parça söylemektedir. Şuh bir biçimde sigarasını ve içkisini içerken Cellat Nuri damlar. Büyük bir zevkle ve psikopatça kadını boğar, oradan ayrılır. Metin ile hafiye olay yerine geldiklerinde artık herşey için çok geçtir. Birsen kadın ölmüştür. Metin ipucunu yanılmıyorsa başka yerde bulabileceklerini söyler. Amirini arayıp Birsen´in bizzat Cellat Nuri tarafından öldürüldüğünü açıklar. O ise dikkat etmesini, her gittiği yere ölüm saçtığını söyler. Raporunu verip atacağı adımları aktarır ve telefonu kapatır. Yeni ipucu buldukları fabrikanın sahibesine gitmektir. Ertesi gün Metin elinde çantası Ömür hanım isimli kadının zilini çalar. Kapıyı Ömür hanımın yeğeni bir kadın açar. Halasının rahatsız olduğunu Metin´i kabul edip etmeyeceğini bilmediğini söyler. Metin güya sigorta şirketinden gelmektedir, bir kaç soru soracaktır. Tekerlekli sandalyesinde Hala Metin´i kabul eder. Ömür hanım mevzuyu fabrikanın müdürü veya avukatları ile konuşmasını ister. Müdürü eski ortağı Hayri Bora tavsiye etmiştir. Bora´nın yeğeni Birsen´i soran Metin´e yeğen müdahale eder, halasının doktor tavsiyesi ile çok yorulmaması gerektiğini söyleyerek muhabbeti keser. Sonra da Suzan isimli yeğen Metin´i kapıya kadar geçirir. Giden Metin´in arkasından kahkahalarla gülen hala birden erkekleşir, Suzi´yi çağırır. Ayağa kalkar, kafasında ki komik peruk dikkat çeker. Metin´in huylanıp huylanmadığını sorarlar birbirlerine. Ömür hanım öldürülen gazeteci Aydın´dır aslında ve Suzan´a sevgilim der. Ömür hanım yada Aydın yeni planını anlatır. Yem bu defa Suzan olacaktır.

Plaj olmasada deniz kıyısında bir yerde Metin ile Sevda mayolarıyla görünerek koşmaca oynarlar. Yorulup yere yığılırlar demek ki bayağı koşmuşlardır. Karşılıklı güvenden sevgiden bahsederler. Konu Birsen´e, Nuri´ye ve Maça Kızı isimli bara gelir. Metin bu gece oraya gideceğini Sevda´ya söyler. Sevda karşı çıkar, başına bir şey gelmesini istememektedir. Münir´in yani tencere, yani zehir hafiyenin akşama yemeğe geleceğini söyleyerek denize girerler. Oldukça kısa bir sahne ile engelli arabasında hala Cellat Nuri ile görüşür. Akşama yemekte Münir vardır. Yemek kısa sürer, Münir´in ayağına vuran Metin ona gitmesini gizlice söyler. Yalnız kaldıklarında Sevda´nın albümlerine bakan Metin ona İrfan Usta´yı sorar. Sevda´da babam der. Metin öfkelenir, onun da babası gibi çetenin elinde oyuncak olduğunu iddia eder. Sevda ise babasını öldürenlerle nasıl birlik olabileceğini sorar. Sevda başından geçenleri anlatır, ölüm haberini nasıl duyduğunu, neden onların yanında kaldığını, Metin ile tanıştıktan sonra herşeyi nasılda unuttuğunu. Metin maçoluk yapar ona inanmaz.

Maça Kızı´nda Suzan hünerlerini göstererek dans etmektedir. Göbek dansını yeni öğrenen şişman Alman kadınları gibidir müzikle ahenksiz genel görüntüsü. Barda ise Metin içkisini yudumlamaktadır, kadehiyle Suzan´ı selamlar. Dans biter Suzan Metin´e eşlik eder. Orada zevki için dans etmektedir, halası çok muhafazakar birisidir. Metin ise onun zevkinin hayranı olmuştur bile. Sevda giyinip evden çıkar, Münir´in sürdüğü taksi ile doğruca Maça Kızı´na giderler. Uçkuru gevşek Metin, birlikte Suzan´ın evine gider, Suzan onunla halasının son dönemdeki endişelerini paylaşır. Metin arkasından ona sarılır hemen, Suzan ise halası ile ilgili muhabbetin sıkıcı olduğunu önce içkilerini içmelerini önerir. Metin kadını öpmeye başlamıştır bile. Suzan elbiselerinin soyulmasına itiraz etmez bilakis yardımcı olur.

Bara gelen Sevda, Metin´i sorar. Cellat Nuri bilmediğini, onu artık unutsa daha iyi olacağını bütün kötülüğüyle söyler. Kimsenin Sevda ile arasına girmesine tahamülü yoktur. Sevda ise bu lafları dinlemek istemediğini ona kaç defa söylediğini yanıtını bilmek istemezcesine sorar ve gitmek için davranır. Nuri onu durdurur, gideceğiz acele etme ama beraber der ve kadını alıkoyar. Hafiye taksici Münir dışarıda sigarasını içerek beklemektedir. Nuri, Sevda ve bir adamıyla çıkıp arabasına bindiklerinde onları takibe başlar. Metin ise bu arada Suzan´ın dişlerini çekmekle meşgüldür. Kadının sol kalçasındaki maça asını görmez. Telefon çalar, kadın sevişmeyi bırakır. Evet benim, anladım der ve telefonu kapatır. Metin bu arada arkasını dönüp sigarasını yakmıştır bile. Sigara içmek gerçekten de ölümcüldür. Suzan´ın elinde bir tabanca belirir ve ona kımıldamamasını emreder. Suzan oyunun bittiğini, davranmamasını yoksa kurşunu beynine yiyeceğini bütün katı ciddiyetiyle yarı çıplak haliyle haykırır. Metin nihayet meşhur maça kızı dövmeli kadının o olduğunu öğrendiğini söyler. Metin kadını sorgular aslında, saf gangster kadın bütün çetenin kendisini fabrikada beklediğini, kaçacaklarını itiraf eder. Metin birden fırlar, silahını alır ve kadını karnından vurur. Suzan düşerken tetiğe asılır ama nafile, kurşun havaya denk gelir Metin´e değil. Metin ceketini alıp fırlar öğreneceğini öğrenmiştir artık.

Cellat Nuri kollarından sımsıkı sarıldığı Sevda´yı fabrikaya getirmektedir. Adamına gidip diğerlerine bakmasını söyler, Sevda´ya bir çanta dolusu bir milyon lirayı göstererek birlikte mutlu olacaklarından, başka yere gidip beraber yaşamalarından dem vurur. Sevda onu, aşkını ve parasını reddeder. Onun bir yere kaçabileceğini sanmadığını söylediğinde Nuri alay eder. O Metin olacak serseriye güveniyorsan ümidini kes der. Korkunç kahkahalarla patronunun hazırladığı tuzağa Metin´in nasıl da düştüğünü anlatır. Sonra da sarılıp art niyetiyle Sevda´ya sahip olmaya çalışır. O anda sahne değişir emniyet amirinin telefonu çalar, peki Metin hemen geliyorum der ve ahizeyi yerine koyar. Sahne yine değişir Sevda Nuri´yi ısırıp tırmalar. Sadist adam daha bir zevk alır hem bir milyona hem sevdiğine kavuşmuştur. Elinde bir sopayla Münir belirir. Adamın birini etkisiz hale getirir ve tabancasını alarak Sevda´yı bulmaya yönelir. Sevda Cellat Nuri´nin zorbalığı altındadır. Tam bir elinde bir milyon, diğerinde Sevda kapıya yönelirler ki içeri gazeteci Aydın yani meçhul patron damlar. Paralarını soran patronuna silah çeken Cellat Nuri´yi patronu sayısız kurşunla delik deşik eder.

Bu sefer adam katar Sevda´yı önüne. Bir elinde tabancası diğerinde bir milyonu Sevda ile yola düşerler. Bir hatanı görürsem senide zımbalarım diyerek onu korkutup tehdit eder. Artık kendisini saklama gereği duymadan adamlarının hayranlığı arasında motora gitme emrini verir. Metin nihayet belirir, koşarak limana yanaşırken yoluna davranma diye çıkan birini silahına davranarak vurur. Haydutlar tam kaçmak üzere iken Münir elinde tabancası yollarına çıkar. Kimse kıpırdamasın der ve Sevda´yı yanına çağırır. Patron paltosunun altına sakladığı tabancası ile Münir´i vurur, alın kızı diye emreder. O esnada koşarak gelen Metin bağırır, onun geldiğini gören çete kaçar. Sevda Münir´in başına yığılıp kalmıştır. Münir son nefesini vermeden kendisini gazetecinin vurduğunu, ölmediğini, kendilerini aldattığını, Naciye´ye selamını iletmelerini söyler ve oracıkta can verir. Metin intikamını senin silahınla alacağım diyerek cesedin başında yemin eder.

Koca limanda kovalamaca başlar. Çetenin üyeleri kaçar, polis damlar, Metin kovalar. Silahlı çatışma çıkar. Polisin damladığını gören çete reisi adamlarından birine onları oyalamalarını sonra kararlaştırdıkları yere gelmesini söyler ve oradan ayrılır. Metin haydutları tek tek haklarken polisler Münir´in cesedini ve başındaki Sevda´yı bulurlar. Metin çetenin üyesi biri tarafından vurularak yere düşer. Adam tam onu öldürecekken arkasını döner ve adamı vurarak ayağa kalkar. Vurulması numaradır, biz de inanmışızdır. Yine heeey diye haykırır, ve gazeteciyi durdurarak, iki elindeki tabancalarla bilmem kaç kurşunla vurur. Adam ve elindeki para dolu çanta düşerler. Metin adamın cesedine bakar, ellerindeki tabancaları cesedin üzerine atar. İki elini şükür bitti anlamında çırparken iki elinde bıçakları olan bir başka isimsiz çete üyesi karşısına çıkar. Metin eline bir ip geçirir. Sonra da bir kaç judo, karate ve Osmanlı tokadı hareketiyle adamcağızı anasından doğduğuna pişman eder. Polisler son haydutla çatışırken çete tam olarak çökertilmeden Sevda Metin´e amiri ve iş arkadaşlarının önünde sarılarak sevgilim der, Metin´de ona aşkım ve film biter.

Yine 1965 yılı yapımı filmi ilkinin kadrosu gerçekleştirmiş. Kan Gövdeyi Götürdü kadar saçma sapan, kopuk parçamarça bir film olmasa bile, vurdulu kırdılı filmlerin sıradan bir diğer örneği diyebiliriz. Ama ilki kadar tahammül edilemeyecek boyutlarda olmadığını da söylemek gerek. Oyuncular Yılmaz Güney, Sevda Ferdağ, Suzan Avcı, Münir Özkul, Gülbin Eray, Ergun Köknar, Kemal Kan, Gülsüm Kamu, Hüseyin Zan, Hasan Karaer, Ali Seyhan, Mete Mert, Alp Arslan, Asım Nipton, Selma Durmuş, Enver Dönmez, Ahmet Karaca. Senaryo Enis Olcayto, yönetmen ise Yılmaz Atadeniz.

30.08.2010

 

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden /  Ändern )

Google Foto

Du kommentierst mit Deinem Google-Konto. Abmelden /  Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden /  Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden /  Ändern )

Verbinde mit %s

Türkçe Malumatlar

Gerçek Bilginin Adresi Zihin Açıcı Site

birfotoğraföyküsü

hayatta öyküsü olmayan tek bir fotoğraf yoktur!

Y Nesil Avukat

X kuşaklarıyla dolu bir dünyada Y nesli olarak hayatta kalmak

arzuberk

profesyonel, pozitif, tutkulu, hoşgörülü, farkındalığı yüksek, motive eden, ilham alan & veren

seferkatip.wordpress.com/

gelişmenin karanlık yüzü vardır ve yaratmak için yıkmak gereklidir.

MAVİ YOL

Mavi ; gökyüzü kadar sonsuz, deniz kadar huzurlu, bulut kadar özgürdür.

Fas Hakkında

Fas Hakkında genel Bilgiler

Genç İşsizler Platformu

#MezunİşsizBorçlu

Okçuluk Araştırmaları Enstitüsü

Türkiye'nin İlk Okçuluk Araştırmaları Enstitüsü | Turkey's First Archery Research Institute

yogikbeslenme

Doğanıza Uygun Yaşama Rehberi

Ulucinar

Gönülden gönüle...

ŞİİR İKİZ

BİZ BİRİZ

Farklı Bakış Açıları!

tartismaci.com olarak genellikle gündemde olan konuları farklı bir bakış açısı ile ele alır, tartışırız. Çünkü tartışmak ve sorgulamak doğru bilgiye ulaşmanın en şeffaf yollarından biridir. Buna ek olarak sadece gündem de olan konuları değil ilginç ve unutulmaya yüz tutmuş konuları da ele alırız.

VERİMLİLİK VE BAŞARI STRATEJİLERİ

Başarı Tesadüf Değildir

turuncumtrak

Truncumtrak'ın Dünyasına Hoşgeldin

%d Bloggern gefällt das: