9.8 C
Hamburg
Mittwoch, Januar 20, 2021
Start Kultur Kino Ay Lav Yu

Ay Lav Yu

2010 yılı yapımı filmi Sermiyan Midyat yazmış, yönetmiş ve oynamış. Karşımızda çok yönlü sanatsal, özellikle de sinema gücü ve antenleri oldukça güçlü önemli bir şahsiyet var. Filmin diğer oyuncuları: Fadik Sevin Atasoy, Steve Guttenberg, Mariel Hemingway, Ayşenil Şamlıoğlu. Doğanın, insanımızın, paylaşımcılığımızın, saflığımızın, hızla yayılan dedikoculuğumuzun, gülen ve güldüren yanımızın mükemmeliğe yakın boyutlarda kendisini gösterdiği oldukça ciddi sayılabilecek bir çalışma ortaya çıkmış.

Ay Lav Yu, afiş altı söylemi ile “Aşk Her Yerde Yazıldığı Gibi Okunur” muhabbetinden yola çıkarak bize tatlı bir komedi şöleni sunuyor. Hem de sayısız Kürt ögeleri ile yüklü ama alışılmışın dışında bambaşka bir renk ile. Aşkın ne yaşı, ne dili, ne dini, milliyeti, cibilliyeti ve zürriyeti, rengi, sınırı yoktur derler ya tam da buna bir ispat adeta. Amerikalı bir genç kız ile Kürt İbrahim´in sıradışı aşkları konu edinilen. Colorado nire Tinne nire?

Tinne isimli köy, adı gibi ne haritada yeri vardır, ne devletçe tanınır, ne bir resmiyeti vardır, ne nüfusta kayıdı. Ama üzerindeki köylüler bir kaç yüzyıldır orada yaşamaktadırlar. Tipik bir Kürt köyü de denilebilir. İhmal edilmiş, görülmemiş, varken yok muamelesine tabi kalmış bir köy. Köyün muhtarı Yusuf Ağa´nın sayısız mektupları, resmi makamlara başvuruları bir işe yaramamıştır. Ama Yusuf Ağa pes etmez yetkili makamlara ve devlet büyüklerine yüz bilmem kaçıncı mektubunu yine oğullarından birine yazdırır, adamlarından en uyanığı ile şehire gönderir.

Yusuf Ağa kimliksizlikten çok çekmiş olacak ki oğullarından İbrahim´i küçükken başkaları sahip çıksın, kimliği olsun okutsun diye bir avluya bırakır. Yakınlardaki manastırın papazı Hana ona sahip çıkar, onu kendi nüfusuna geçirir. İbrahim büyür Colorado´da Su Mühendisliği okur, Jessica´ya ülkemizde bir turist kazıklama kavgasından sonra aşık olur ve günü gelir köyüne, gerçek ailesine geri döner. Günler geçer özlem gidermeden sonra sıra İbrahim´in aşkına gelir. Tam aile karar alır, verir, Colarado´ya gidip gelin Jessica´yı ailesinden istemek gerekir diye yol hazırlıkları yaparlarken, Jessica, ailesi ile çıkar Tinne´ye, İbrahim´e, aşkına, ailesine gelir. Bundan sonraki olayların bir çok güldüren öğelerle yüklü olması yine de filmin başındaki ayrı bir ciddiyetin ve ilkliğin kendisini yitirdiği, hafif meşrep bir havaya büründüğü izlenimini verir.

Amerikalı ailenin Tinne´de günlük yaşamda karşılaştıkları, ailenin ve köy halkının onlarla olan gülmekten kırdıran muhabbetleri, İbrahim´in evde kalmış kızkardeşinin Jessica´nın ağabeyini zorla kendine eş yapması, İbrahim´in beşikkertmesi Nişan´ın bir başkasından olduğu sonradan anlaşılan hamileliğiyle her defasında bozulan düğün törenleri ve benzeri birçok komik öge filmin doygunluğa yatkınlığının ispatı. En önemlisi de mutlu bir sonla bitime yakın Tinne´nin varlığının resmiyete dökülmesi büyük umutları ve heyecanları bağrında taşıyor.

Sayısız sembolle oldukça ustaca çalışan Sermiyan Midyat´ı ve bütün ekibini bu görkemli yarı komedi yarı aşk filmi için kutlamak gerekir. Daha başarılı çalışmalar dilemeli.

15.06.2010

 

Vorheriger ArtikelÖykü: Nükhet
Nächster ArtikelMehmed Uzun: Dengbêjlerim

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular