27.8 C
Hamburg
Mittwoch, Juni 16, 2021
StartBücherOsman Aysu: Sevdim Bir Genç Kadını

Osman Aysu: Sevdim Bir Genç Kadını

“Sevdim Bir Genç Kadını Ansam Onun Adını” Osman Aysu’nun en başarısız ve yetersiz romanının adı. Aynı zamanda da bir tango şarkısı olduğunu anlatıcı ve romanın ana figürü Kerem bize fısıldar. Yazar unutur her defasında başka bir şarkıcının parçayı söylediğini aktarıp adlarını verir. Çok yazdıkça okurun yazardan beklentilerinin artması bazen onun yazarlığına gölge de düşürebilir. Bunda okurun beklentisini doyuramamak, haklı beklentilerine yanıt verememek gibi bir olgunun realitesi göz önünde bulundurulmalı. Kısaca maarifet demek ki çok ve ucuz şeyler yazmakta değil, tersine az dahi olsa özlü ve yetkin yazmakta. Yerli edebiyatta bu kuralın altın örnekleri olarak Yusuf Atılgan ve Oğuz Atay‚a dikkat çekilebilir. Şimdi denilecektir ki Osman Aysu edebiyatçı değil krimi yazarı. Yazarlığın kuralının değişeceğine ihtimal vermek doğru gelmiyor.

Ucuz romanın kahramanı yetmişli yıllarını yaşayan yaşlı Kerem Halilzade. Roman torunu Ali’yle şah oynamasıyla başlar. Sonra günlüklerine değinir. Birinci tekil şahıs olarak Kerem’in ağzından okuruz anlatıyı. Kötü araştırılmış roman inandırıcılıktan oldukça uzak. Zira o yaşta birinin çağın hastalığı olan unutkanlık, demenz, alzheimer gibi rahatsızlıklardan uzak oluşu ve geçmişine dair detayları günlüklere aktarması yazarın kahramanlarını yaratırken bol keseden atmasına güzel bir örnek. Ahmet Ümit‚in titizliğini ve ciddiyetini arayanlar büyük hayalkırıklığına uğrayabilirler.

Kerem’in annesi vefat eder. Babası Suphi Bey kendisinden otuz beş yaş küçük birisi olan Nevbâre Hanım ile evlenir. Nevbâre Suphi Bey’in ortağı ve arkadaşı olan Muhsin Akarca’nın kızıdır. Bu evliliğe Kerem karşı çıkar soluğu yatılı okulun birinde alır. Evliliğe ailenin diğer çocukları Kerem’in ablası Sacide Hanım ile ağabeyi Hulusi de karşı çıkarlar.

Kerem karanlık geçmişini günümüzün sıradan her türlü ilginçliğe uzak bugünü ile harmanlayıp dönüşümlü olarak anlatır. Adamın geçmişi ne kadar merak uyandırsa bile içinde bulunduğu günümüz o kadar sıradan ve yazılmaya değmeyecek kadar bilinen biçimdedir. Çocuklarıyla, ev halkıyla, hizmetçiyle, geçmişiyle hesaplaşmasıyla dolu her türlü edebi içerikten yoksun anlatıyla roman devam eder.

Osman Aysu’nun kahramanı Kerem yatılı okuldan mezun olur gelir. Babası zengin olmuş, varlıklı biri olup çıkmıştır. Halbuki emekli bir memurdur. Nevbâre ile Kerem kısa sürede beraber olurlar. Kerem bu çirkin beraberliğini sürdürürken bir gün babası tarafından sıcak olayın üstüne basılır. Kazayla da olsa babasını öldürür. Üvey annesinin elinde tam bir kukla olmuşken büyük bir komplonun parçası olduğunu tam zamanında öğrenir.

Muhsin Akarca kızı Nevbâre’nin de bilinçli katılımı ile elde ettiği serveti ortağı Suphi Bey’i kullanarak bir köşeye atmaktadır. Uyanık çıkan Suphi Bey bunun farkına varıp hazineyi çoktan onların ulaşamayacağı bir biçime sokmuştur bile. Yapılan işin ne olduğunu, tam olarak kirli serveti neyle elde ettiklerini bilmeyiz. Yüzeysel inanırsanız inanın ben yazdım oldu mantığında geçiştirilen ifadelerle olayın farkına varan Kerem, Nevbâre’yi de babasını da safdışı bırakır. Bir süre sonra da evlenir. Kıskanç ama varlıklı bir kocadır. Günü gelir karısını da öldürür. Kerem yaşlanır, ölümüne yakın zamanda da romanın sonunda günahlarını günlük yazıp yediği haltları yazıp bitirdikten sonra intihar eder. Al sana roman. Yazan değil basanlar utanmalı.

05.05.2012

Vorheriger Artikelİlahların Aşkı (Ondine)
Nächster ArtikelÖp Annenin Elini

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular