12.8 C
Hamburg
Mittwoch, Oktober 21, 2020
Start Home Işıklar Sönmesin

Işıklar Sönmesin

Işıklar Sönmesin, Reis Çelik´in 1996 sonlarında vizyona soktuğu seviyeli ve ciddi bir film klasiği. Filmin birden çok ödül alması buna ayrı bir ispat. Yönetmen Reis Çelik gibi bir sanatçıdan görülmesi gereken en önemli yan, o kanlı ve kirli savaş yıllarında büyük bir samimiyetle söylediklerinin bugün o ülkenin başbakanı, cumhurbaşkanı tarafında itiraf edilmesi. Yine de filmin eleştirilmesi gereken bir çok yanı var. Bir başına samimiyet, çalışkanlık, istem yetmiyor belirli bir seviyeyi ve Kürt gerçekliğini tutturmak şart.

Işıklar Sönmesin Seydo´nun liderliğinde bir gerilla grubunun, ki yer yer sayı yedi, sekiz ve dokuz olarak gösterilmiş, galiba burada uyumuş birileri, ya da unutulmuş, bir yolcu otobüsünün yolunu kesip istenmeden de olsa bir komşu köyde koruculuk yapan birinin cezalandırılmasıyla başlıyor. Bu olayın ardından Şevket Süreyya´nın malum romanlarındaki gibi asil ve yiğit Türk subayı atmasyonuna bulanmış iyi kalpli Yüzbaşı Murat gerilla grubunun peşine düşer. Grubun amacı sınırı aşıp kamplarına ulaşmaktır. Burada da farkına varılmadan resmi söylem yanılgısı söz konusu. Gerilla laf olarak bile yok, eşkiya var daha çok. Sınırın ötesinden gelmişlerdir, ve nedense hep vurduktan sonra sınırın öbür yanına kaçarlar, aynı koro halinde yazıp çizen Türkiye medyası gibi, eşkiya o taraftan gelir, bu taraf sağlamdır.

Aralarında kadın gerilla Zozan´ın da bulunduğu Seydo´nun grubu Yüzbaşı Murat ve askerleri tarafından pusuya düşürülür. Karşılıklı çatışmada birbirilerini ha bire öldürürlerken dağlardan bir çığ kopar gelir ve son mermiyi mecazi anlamda sıkıp çatışmaya son verir. Çığdan ilk Seydo kurtulur, ara tara bir tek yaralı Zozan´ı bulur. Sırtlar Zozan´ı ve yola düşer. Yüzbaşı Murat ise kurtulan terk askerdir. O da yola düşer. Kısa bir süre sonra iki gerillayı bir mağarada bulur ve esir alır. Yaralı kadın gerillaya vefatına kadar iyi ve insani davranır ki burası herhalde Reis Çelik´in ve bir bütün olarak Türk askerinin kendilerini öyle görmek ve göstermek istedikleri cici bir tarzdır.

Oysa Kürtler ve yakın tarih Türk askerinin önemli bir kesimini kulak, burun kesip koleksiyonunu yapan, ölü gerillaya tecavüz eden, cesedini tahrip eden, meme kesen, kelle kesip başında  poz veren vahşi ve barbar ruhlu insanlar olarak tanıyor. Türk askerleri yok etmek için terminatörler gibi kurulmuş, beyinleri kin, öfke ve nefretle yıkanmış, binlerce köyü yakmışlar, onbinlerce insanı yok etmiş, milyonlarca insanı yerinden yurdudan sürmüş, binlercesini sakatlamış, yine bir o kadarını zindanlara doldurmuş, faili belliye kurban etmiş, kaybetmiş, asit kuyularında eritmiş, alçakça arkadan satırlarla vurdurtmuş bir  sürünün neferleridirler. Bu anlamda Reis Çelik´in iyi niyeti bile onları kurtarmaya yetmez.

Zozan´dan sonra Seydo´yu önüne katan Yüzbaşı Murat bazen kovalayan ile kaçan olarak adeta yer değiştirir, o kar ve tipide devlet güçlerince yakılmış, yıkılmış, harabeye dönmüş bir köye gelirler. Tam birbiriyle didişirlerken harabe köyünü terketmemiş Haydar Ağa tüfeği ile aralarına girer ve bize bol keseden felsefe yapar. İşte bu felsefenin en büyük lafıdır “Işıklar Sönmesin”. Reis Çelik´in bu filmi çok zor koşullar altında sinemalarda gösterime girmiş, gösterildiği her yerde olaylar çıkmış, neresinden bakarsak bakalım bugünden o günlerin olumsuz ortamı da göz önünde bulundurarak bu yönetmeni kutlamak ve onun bu vicdanı ile hesaplaşmak isteyen tavrını görmek lazım. En azından farklı bir bakışı yakalamaya çalışarak bildiğimiz Türkiye sanatçısından değişik bir tavır sergilemiş. Seyircisi ona çok şey borçlu. Bizim trajedimizi ise bize sadece hatırlatıp bir kez daha göstermiş.

2009

 

Vorheriger ArtikelÖp Annenin Elini
Nächster ArtikelYılmaz Güney: Sanık

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Şanlıurfa’da „en lezzetli isot“ yarışması yapıldı

Şanlıurfa'da kadınlar tarafından hazırlanan en lezzetli isotu belirlemek amacıyla yarışma yapıldı. Büyükşehir Belediyesince, Vali Kemalettin Gazezoğlu Kültür Merkezi'nde "Dünyanın En Lezzetli Acısı Urfa İsotu" sloganıyla...

„Almanya Otomotiv Dijital Sektörel Ticaret Heyeti“ programı gerçekleştirildi

Türkiye'nin Berlin Büyükelçisi Ali Kemal Aydın, pandeminin, dünyanın 4. büyük otomotiv üreticisi olan Alman otomotiv endüstrisini arz ve talep şoklarıyla vurduğunu belirterek, "Almanya'da ağustos-eylül...

Coronakrise: EU-weites System zum Austausch von nationalen Warn-Apps startet

Nach einer erfolgreichen Pilotphase geht Montag das EU-weite System für Interoperabilität von Kontaktnachverfolgungs- und Warn-Apps in Betrieb. Es verknüpft eine erste Reihe nationaler Apps...

Sivas’ta mor patates ve şeker pancarı hasadı yapıldı

Sivas'ta mor patates ve şeker pancarı hasadı gerçekleştirildi. Valilikten yapılan açıklamaya göre, Vali Salih Ayhan, Hafik ilçesi Göydün köyünde düzenlenen mor patates hasat programına katıldı....