11.7 C
Hamburg
Sonntag, September 27, 2020
Start Kultur Kino Hiçbiryerde

Hiçbiryerde

Hiçbiryerde

Hiçbiryerde kayıplar üzerinde yapılmış aynı zamanda yönetmen Tayfun Pirselimoğlu´nun ilk filmi, 2002 yılında gösterime girdiğinde haklı ve yerinde olarak bir çok ödül kazanmış. Zuhal Olcay´ın enfes oyunculuğu övgüye değer. İstanbul Haydarpaşa´da bir gişede çalışan orta yaşlı Şükran Hanım rolündeki Zuhal Olcay´ın kocası vefat etmiş eski bir siyasidir. Oğlu Veysel bir gün aniden ortadan kaybolunca malum kurum ve kuruluşlara başvurur. Gerisi her kayıp olayında az çok bilinen tekrardır.

Sinemada kayıp olgusu yanılmıyorsam ilk defa bu denli kapsamlı, seviyeli, çaplı ve bambaşka bir yönden ele alınıyor. Mevcut baskıların varlığı ölçüsünde yapılmış ancak o kadar olanakları olan bir film olduğu unutululmamalı. Şükran Hanım siyasi biri değil, Veysel´de aslında film boyunca yansıtıldığı kadarıyla tartışmalı bir politik kimliğe sahip, sadece Veysel´in kız arkadaşı Şule’nin siyasi biri olduğunu edilen küfürlerden çıkarıyoruz. Ya da annesinin oğlunu zerre kadar tanımadığı suçlaması gerçek.

Oğlunun kayıp edilmesiyle dünyası altüst olan Şükran Hanım oğlunu morglarda, poliste, orada burada arar iken kendisi ile aynı kadere sahip “Cumartesi Anneleri”nden uzak durur. Filmde otantik olarak verilen gözaltında kayıp edilmiş Hüseyin Morsümbül´ün annesinin anlatımları filmi güçlü kılmaya yeter de artar bile.

Gözaltında kayıp etme politikası, özellikle devletin muhaliflerine uyguladığı evet hükümetlerin değil devletin, güvenlik güçlerinin sistematik olarak gündemde tuttuğu bir Latin Amerika´da denenmiş muhalifleri yok etme politikası idi. On binleri bulan bu sayılarda özellikle siyasi kimliğe sahip olan insanların sayılarının çokluğu buna kanıt.

Kayıpların en büyük kurbanları Kürtler ve sonra da radikal solcular idi. Ve kaybedile kaybedile bizimkiler kaybetmeyi öğrendiler. Gerillada kaybedilenlerin sayısı, ya da kendilerinden öyle veya böyle haber alınamayanların sayısı kaç binleri buldu. Hiç süphesiz devlet bu işlediği cinayetlerin hesabını mutlaka birgün kendi vatandaşına verecektir. Zira erinden generaline kadar kimin ne yaptığı her şey kayıtlardadır, orada burada araştırmacılarını bekler durur. Ama her yerde ve her zaman söylüyorum elini yoldaşının, kardeşinin kanına bulamış ve kirletmiş gerillalar ya da komutanları da keza yine öyle günü geldiğinde kendi halkına hesap vereceklerdir. Hiç kimse kaybolmaz, geride her daim aynen bu filmdeki gibi bir iz, anı, resim, onlarca kare bırakırlar. Aslolan onu doğru yerde arayıp aramamak, yitirileni ortak insanlığa mal etmek, onu insanlığın bir kayıbı olarak görmek ve gösterebilmek, kaybedilene layık olmaktır.

Arjantin´de “Perşembe´nin Delileri”nden alınan mirası Cumartesi Anneleri yaşattı, hem de en zor şartlar altında o toplumu vicdana, duyarlılığa, ilgiye, susmamaya çağırdı, çalıştı. En azından onları Tayfun Pirselimoğlu gibi yüreği büyük bir yönetmenin duyduğu ortada. Bu film ile olası gelecek kariyerini sonladığı ise galiba gerçek. Acaba kaybedenlerin vicdanı, yüreği, insanlık güdüleri var mı, çocukları, ana-babaları, kardeşleri, kokladıkları bir çiçek, sevdalandıkları bir kadın, kalmışsa sevgilerini paylaştıkları bir nesne, canlı? Böylesi bir acıyı yaşatarak geride kalanların üzerinde ne gibi bir etki bıraktıklarını biliyorlar mı? Acaba günah, Allah korkusu, öbür dünya gibi kavramları, sığındıkları değerleri var mıdır? Hiç böyle bir devlet devlet olur mu, bunların başındakiler devlet adamı mı, böyle devlet büyüğü olur mu? Hele o dönemin askerine ve polisine, bunların amirlerine komutanlarına ne demeli, bu mu kahramanlık, asil milletin kansızlığa bulandırılan kanı, hiç mi insanlık öğretilmez bunların okullarında, işinde, mesleğinde? Hiçbiryerde muhteşem bir film, kayıp yakınlarını anlamak isteyenlerin çok şeyler alacağı verimli ve doygun bir emek. Tayfun Pirselimoğlu´nu başlıbaşına bu anlamlı ilk çalışması için kutlamak gerekir.

2009

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

ADAC Ambulanz-Service bringt Patienten sicher nach Hause

Internationale Herausforderungen in Zeiten der weltweiten Pandemie/ Unterstützung bei medizinischen Notfällen Bei Landung eines ADAC Krankenrücktransportes wurde das Team auf dem Airport Shijiazhuang (China) unter...

Uğur Okulları’ndan kitap okuma etkinliği

Kitap Benim projesi kapsamında her gün okullarda ve uzaktan eğitim kapsamında evlerde 20 dakika serbest okuma saati düzenleyen Uğur Okulları, toplumda okuma farkındalığı oluşturmak...

Insolvenzeröffnungsverfahren des Abrechnungszentrums AvP: AOK Rheinland/Hamburg hilft Apotheken

Nach den jüngsten Entwicklungen um die anstehende Insolvenz des Apotheken-Dienstleisters AvP Deutschland, von der rund 3.500 Apotheken betroffen sein könnten, hilft die AOK Rheinland/Hamburg...

Edebiyat dünyasında Asım Gültekin yad edildi

Sanat ve edebiyat dünyasından birçok ismin yer aldığı dosyalarda, sayısız dernek, dergi ile kültür çalışmasına imza atan Gültekin hakkında bilinmeyenler, anılar ve röportajlar okurların...