6.2 C
Hamburg
Samstag, September 26, 2020
Start Kultur Kino Kelebek

Kelebek

Kelebek filminin yönetmenliğini Cihan Taşkın yapmış ve film 2009´un başlarında vizyona girmiş. Filmin başrollerini Caner Cindoruk, Gassen Mesud, Münir Can Cindoruk, Deniz Bolışık, Şahin Çelik, Serhat Yiğit, Cem Kurtoğlu, Sümer Tilmaç, Abdülkadir Kırıcı ve Volga Sorgu paylaşmışlar. Yönetmenin ilk uzun metrajlı filminin senaryosunu Mahmut Bengi Midyat yazmış. İlk ciddi önemli İslami ögeleri olan filmlerden biri, ki film hakkında yapılan eleştiriler bunun doğruluğuna küçük bir kanıttır. Her film nihayetinde bir propagandadır. Bu sayfalarda son eleştirdiğim film Solomon Kane keza yine öyle, bol bol Hristiyanlığın propagandası yapılmasına rağmen ne bir Protestan yada Ortodoks çıkar filmdeki Hristiyanlık bizimkisi değil asıl gerçeği biziz demez. Müslümanların sinemaya mesafeli duruşlarını yıkmaları, sevinç ve coşku ile karşılanmalıdır. İçeriği ne olursa olsun. Bu bir hoşgörüden öte olgunluk ve kültürel birikim sorunudur.

Filmin ana konusuna gelmeden önce genel anlamda yapılan eleştiriler İslamın onbinbir çiceği ve renginden birinin bir diğerinden kendisini üstün görmesine gösterilen itiraz şeklinde özetlenebilir. Mevleviler değil Aleviler bu radikal fanatiklere alternatif olarak gösterilseydi itiraz olmayacak mıydı? ABD bir kaç yüzyıllık bir devlettir, El-Kaide ise belki on hadi diyelim yirmi yıllık olsun bir radikal İslamcı örgüt. Ama İslam dini neredeyse bin beş yüz yıllık bir dindir. Bırakalım dini anlamda, kültürel, sanatsal ve tarihsel içeriği ile de haddinden fazla zengin, karmaşık, inişli çıkışlı bir yayılma, büyüme, gelişme gösteren bir ivmeye sahiptir. Özellikle soğuk savaşın bitiminde yükselişe geçip artık Avrupa ve Amerika´da hızla yayılma sürecine girmesi gözden görülemeyecek derecededir. Karşıtları buna karşı kendi tedbirlerini almaya çalışıyorlar ama nafile. Dünyamız 3000 yılına kalmadan bu gidişle kesin imana gelecek gibi görünüyor. Zira şimdilik başka bir alternatifi gözükmüyor. Bu övgü değil reel bir olgunun altının çizilmesidir.

Gelelim Kelebek´e öğretmen Yusuf, bir Mevlevi tarikatı üyesidir. Ailesiyle bir eğlencedeyken patlayan bir bomba ile hayatı altüst olur. Aktarılanlardan bir vicdan hesaplaşmasına girdiğini anlarız. Bol bol geriye dönüşlerin oldukça başarısızca uygulandığı filmde Yusuf´un 11 Eylül´den yıllar önce Afganistan´a arkadaşlarıyla gidip bir insani yardım ve eğitim merkezi açtıklarını izleriz. Yerli misyonerlerimiz yöresel cahillerimize ayrıca aş, bilgi, İngilizce öğretmek, ABD´ye öğrenci göndermek gibi yardımlarda da bulunurlar. Talibanın da buna bir itirazı olmaz. Ki o yıllarda futbol stadyumlarında kol kafa kesilir, günahkar kadınların şeriatça recm edildiğini bütün dünya izlerken, yine yetmez üç bin yıllık Buda heykellerini bile gavurluktur diye dinamitleyip yok eden insanlardan bahsediyoruz. Bu anlamda filmin kurgusunda Taliban tiplemeleri ile misyonerlerin muhabbetinde en küçük bir inandırıcılık yok.

Filmde uygulanan teknik, konu heyecan yüklü olsa bile boğucu ve çok tekdüze bir ritm ile insanı bıktıran, cansız ruhsuz diyaloglara bezenmiş. Can sıkıntısından patlamamak için insan bol bol ya sabır diliyor. 11 Eylül´ün cellatlarından biriyle Yusuf´un tanışıp onu dönüştürememesi ve bunun vicdan hesaplaşmasına girmesi, poliste bunun ortaya çıkması iyi kurgulanmış ama kötü uygulanmış yine inandırıcılıktan yoksun sahneler.

Bir bütün olarak İslami bir filmin sinemaya uyarlanması konusu ne olursa olsun olumludur, çünkü Müslümanlar dini ögelere sahip filmleri yapmak yerine izlemeye meraklıdırlar. Sinema tarihi bunun kanıtıdır. Ama Kelebek onca masrafa rağmen çok başarısız can sıkıcı bir film örneğidir.

12.05.2010

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Riemenschneider für Inszenierung am Jungen SchauSpielHaus für den FAUST nominiert

Alexander Riemenschneider für den Theaterpreis „DER FAUST“ nominiert für »Die sexuellen Neurosen unserer Eltern« am Jungen SchauSpielHaus Die sexuellen Neurosen unserer Eltern« von Lukas Bärfuss...

Peugeot, 210’uncu yılını kutluyor

Aslanlı marka için kutlamalar boyunca tüm etkinliklerde kullanılacak olan 210. yıl dönümüne özel bir logo tasarlandı Peugeot, 26 Eylül 2020 tarihinde 210'uncu yılını kutlayacak Peugeot açıklamasına...

Commerzbank macht Klimarisiken im Portfolio transparent und vergleichbar – wichtiger Schritt auf dem Weg zu einer nachhaltigeren Bank

Die Commerzbank gehört seit Anfang September 2020 zu den offiziellen Unterstützern der Task Force on Climate-related Financial Disclosures (TCFD). „Wir machen die Risiken und...

„Saraydan Kız Kaçırma“ operası festivalde sahnelenecek

Koreografisine balet Tan Sağtürk'ün imza attığı eser, İstanbul Arkeoloji Müzeleri bahçesinde izlenebilecek Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü bünyesinde düzenlenen...