27.8 C
Hamburg
Mittwoch, Juni 16, 2021
StartHomeGidişat

Gidişat

Genel söylem, yazılacak o kadar çok şey var ki, yönünde. Eee ne duruyorsun kardeş, yazsana o zaman denildiğinde, burnundan kıl aldırmayan entel tavrında, aman hangi birini anlatmalı, yaklaşan seçimleri mi, alternatifsiz iktidarı mı, başka bahara ertelenen kesintisiz devrimi mi, Şah’ı aratan mollar gibi Kemalistleri aratacak şeriatçıları mı, Kürt savaşının memleketin temelini kökünden altüst ettiğini mi, zihinlerin tahriş ve tahrip olduğunu mu, zır cahil kuşakların, ahmak okurların, birbirlerine düşman nesillerin yukarıdakilerce bilinçli şekilde uygulanan politkalarla yetiştirilmelerini mi, gelen baharı, sabahın köründe azmış ama hayat belirtisi izler taşıyan o mini minnacık bedenden o denli yüksek desibelli sesler çıkartan baharın müjdecisi kuşları mı, gürültücü komşuları, ödenmeyen birikmiş faturaları, artan kirayı, gelmeyen tatili, nerede durup soluk alacağını kimselerin bilmediği hayatın akışını mı diye sorarlar. Haklı da olsalar alacakları olmadığından, talep okunacak birşeyler olsun da, kin ve nefret değil de keyif, sevgi, insan sıcaklığı, yaşama sevinci koksun da demek en doğal hak.

Hâlâ akıl verme ihtiyacı duyan akılsız yazar olmak gömleğini çıkartmak ne kadar zor. O kadar çok kavga çığlığı duymak isteyen okur beklentisine yanıt olamamak, heveslerini kursaklarında bırakmak, yeni yalıtılmışlıklara davetten başka anlamlara da gelmeli. En çok istenilenler, o kadar şey olup biterken sanat edebiyat diyerek kafa bulandırma iftira ve suçlamasında bulunularak, her şeyi bırakıp alanlara koşmak, molotofun cebinde rakını ya da kapuçinonu yudumlamak, konsolosluğun önünde olabilecek olası eylemlere karşı her an hazır ve nazır beklemek, ve daha nice haksız, yersiz safları belirle talimat, emir, paragraf ve beklentileri. Aklın kaç yolu var dedikodularına bakılmamalı. Herkes kendi doğrusunu yaşarmış. Pişman olacağını bile bile. Politikacıysan politikanı yap. Sanatçıysan da sanatını. Hiç otobüs şoförünün ameliyata girip kalbe nasılda nakış değil de dikiş attığını işittiniz mi?

Hayat ne kadar kısa. Öbür tarafta onca zebani beklerken bir de bu taraftakilerle uğraşmak ayrı bir tercih. Birileri ellerini ovuşturup kaç yüz yıldır aynı oyunu oynuyor. Yiyin birbirinizi sığırlar, der gibi sırıtarak bakıyorlar. Sığır olabilecekler de gerçek sığırlara bakıp bakıp, bak sığıra nakaratını söylüyorlar. Balık gözlülükten sığırlığa yükselmek de bir kariyer. Ona buna küfür ve hakaret insanın art niyetini ortaya koyarmış. Kim kötü ve zehirli fikirlere ilgi, hatta zaman ayırır bakılmalı. Birilerinin hoşuna gitmek için yaşayanların, hoşa giden yazılar yazmak için de çabalayacakları ortada. Siz asıl zalımlara bakın. Değil medyayı hayatı sallayan onlar.

Renkler ve seslerin çoğulculuğu, tek tiplerin yeni “Gezi”lerde tarih olacağının kanıtı. Hem kendimize hem memlekete bakalım. Birini unutup diğerinden yola çıkmak yanılgılara davet anlamına gelir. Yapacaklarımızı ne abartalım, ne de küçük görelim. Kaide kalp kırmamak olmalı diyenlerin kanıtlı tarihi bozgunculuktan beter. Şüphe ve eleştiriyle baksak bile herkese olduğu gibi tahammül etmeyi bilmek ve uygulamak en büyük erdem olsa gerek. Halimize bakınca anlaşılması gereken; yapılacak daha ne kadar çok şeyin olduğu.

05.03.2014

Vorheriger Artikelİlk Göz Ağrısı
Nächster ArtikelHonore de Balzac: Goriot Baba

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular