9.8 C
Hamburg
Mittwoch, Januar 20, 2021
Start Bücher Kemal Tahir: Karılar Koğuşu

Kemal Tahir: Karılar Koğuşu

Karılar Koğuşu” isimli roman, yazarı Kemal Tahir´in ölümünden sanırım bir yıl sonra piyasaya sürülmüş (1974). Bu günlerde 100. Doğum günü kutlanan büyük ve önemli bir isim Kemal Tahir. Türkiye romanının saygın usta babalarından biri. O da dönemin entelektüelleri gibi zulüm düzeninin korktuğu isimler arasında yer almış. Gözdağı verilmek, sindirilmek, yıldırılmak için içeri atılmış. Galiba bu bir nevi olmazsa olmaz bir kural önemli romancılarımızın mahpusluk maceraları. Ve birgün gelir devlet sanatçılarına ettikleri için özür dahi diler. Aynen bugünlerde olduğu gibi, ki bu o devleti küçültmez aksine büyültür, kişilikli devlet adamlarının da olabileceğine birer kanıt olarak ebediyen orta yerde durur.

Kemal Tahir başlı başına bir inceleme konusu, arayışları, dogmatikliğe uzaklığı, öğrenmeye duyduğu ihtiyaç onu her daim üretken ve yaratıcı kılmış. Belki farklı rüzgarlardan etkilenip farklılıklar da göstermiş, ama o özgür bir birey olarak, kişilikli ve onurlu bir yazar olarak aramızdan ayrılmış. Bu romanına malzeme olan deneyimlerini Malatya Cezaevi´nde siyasi nedenlerden dolayı kaldığı üç aylık tecrübeden edinmiş. Kadınlar koğuşuna yakın bir hücrede bir başına kalırken onlara değin sayısız gözlemde bulunmuş, sorunlarına şahit olmuş, kavgalarına bakmış, içeri düşme nedenlerini sorgulamış, her türlü içeriye, içerideki kadınlara dair detayları yakalamış, yurdum kadının dramlarını, trajedilerini yaşamışçasına tanık olmuş ve bunları bu eserinde büyük bir maharetle kullanmış.

Karılar Koğuşu´nda dönemin genel panoramasıda var, süren cihan harbinde kimden taraf olunacağı gibi, Almanlar mı, düşmanları müttefiklerin yanında mı? Bugün çok iyi biliyoruz ki Türkiye İkinci Dünya Savaşı´nın bitiminin resmen ilanından sonra Almanya´ya savaş ilan edecek kadar da köylü kurnazı bir politika izlemiş adına da ince diplomasi demiştir. Savaş döneminin genel ekonomik ve sosyal bunalımlarına dair sayısız iz var romanda. Fakirlik, ekonomik sıkıntıların yol açtığı genel sorunlar, insan ilişkilerine yansımaları, parasızlığın boyutlarına ilişkin bir sürü ifade.

Her ne kadar anlatıdan çok karşılıklı diyalog ve konuşmalar romana belirgin bir şekilde egemen olsa da okurken sıkmaz, dahası neden az anlatı diye sordurtmaz. Ama bu tarza alışık olmayanlar için sıkan, tekdüze sohbetler yakalamak oldukça mümkün.

Karılar Koğuşu´nun ana kahramanları öncelikle tabiki mahkum kadınlar, birbirinden farklı hikayeleri, kaderleri, başlı başına değişik yasamları olan insanlar, örneğin yeni sevgilisiyle bir olup kocasını zehirleyen ve bundan dolayı idama mahkum olan Hanım Kuzu, şehirdeki kerhanenin önemli ve ünlü personellerinden Tözey, küçük mahkum çocuk Aduş, Gardiyan Şefika, İstanbullu Murat.

Roman 1980´li yılların sonunda filmleştirilmiş. O dönemin yaşamını, Türkiyesini, mahkum kadınlarını merak edip soranlar için bir define niteliğindeki bu kitap önemli romanlarımız arasındadır. Kemal Tahir´in düşünme biçimi, düşündüklerini aktarma konusunda izlediği metoda merakı olanların, onunla tanışmak isteyenlerin, onu anlamak, onun kafasına kafa yoranlar için yine zengin nüvelerle dopdoludur roman. Romanı okuyup bitirseniz de neden kadınlar veya bayanlar değil de Karılar Koğuşu dendiğini kendi kendinize yanıtlayamaksızın sorarsınız.

2010

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular