10.4 C
Hamburg
Montag, Juni 14, 2021
StartHomeHâllerimiz

Hâllerimiz

Yaza yaza ne Dakar’ın, ne de Tokyo’nun bulunmayacağı malum. Sora sora eskiden bulunabilecek diyarların başına gelenler de ortada. Turistik hiçbir çekiciliği kalmadığı gibi insan hayatının bu günlerde bu diyarlarda mevcut ehemmiyetinin derecesi sıfırın altında. Tarih kendi bildiği çizgisinde ısrarcı, kanlı, acımasız. Ona müdahale edenleri ne hâle soktuğunu da en iyi politikacılar biliyor. Ezilenlerle zenginlerin kavgasında değişen tek şey isimlendirmeler, içeriğe değin hiçbir reform sözkonusu değil. Açlarla tokların savaşında her türlü detay, ak ile kara kadar bariz ve belirgin.

Günlük gazeteleri okuyanların bile kamplaştığı bir memlekette yazmak mı suç, okumak mı, fikir üretememek mi, çok bilinmeyenli denklemleri seven öğrencilere al sana ev ödevin. Biz göçmenler yine de şanslıyız, en azından kabuğunu kıranlarımız demokrasinin ne menem birşey olduğundan bihaber değiller. Anlık kovalamacalar, gizemli devekuşu misali yapıldığını sandığımız kaçamaklar, herkesin herşeyden haberinin olduğu bir dünyada ben çok bilirim takılanların hazin sonları, hiçbir şey söylemeksizin günlerce gevezelik edenlerin yorulmayan çenelerine duyulan hayranlığın yol açmaya yanaşmadığı hayal kırıklığı, günlük sıradan işleyişin tanıdık ruh hâlleri. Kime ne yararı var pragmatizminden bir an önce uzaklaşma gerekliliği. Bunların hepsine geyik diyenler muhteşen yanılırlar, hem de bu yüzyılda.

Büyük şehirlerin nevrotikleri daha bir deli olurmuş, çevresine bakan bu türden birkaçına mutlaka yakalanır. Kendilerini profesör kadar bilgili zannedip her lafa, konuya, yazıya maydanoz olurlar, dereotu olan yok. Neredeyse izleyeceğimiz diziyi bile belirlemek isteyen siyasiler gibidirler, hangi ekmeği hangi miktarda ne zaman yememiz gerektiğini dayatmaya çalışırlar. Kasvetli havalarda enginar yemek, kadim olmayan bu şehirde erguvan rengindeki tatlıları aramaya çıkmaya benzer. İşkembe çorbasının en iyisi St. Pauli’de içilir. Limanda limon satıcılarını bulamayanlar, eski tadı olmayan “Hürriyet”in yerini dolduramayacak gazetelere kalayı basmışlardır. Çapulcu bile olunamayacak bir kentte taklitlerinden sakınılmasını tavsiye edenlerin tasfiye edilmelerine kimseler aldırmazken, bilen bildiğini, bilmeyen de bilmediğini okumaya devam etmektedir.

Ne mutlu yarınlara diyenler bol keseden umut, ümit ve kandırıkçı iyimserlikler saçar ve heybeden yumurtlarlarken günün detayı yok, her gün bir diğerinin tekrarı zannedenler çuvallamakta inat etmektedirler. Yer, gök, aluminyum, zengin ve temiz, aynı zamanda her iki yanı ağaçlı caddeler, amaçsız gezmeye hatta yürüyüşe çıkanlar ve çıkartılanlar mânânın anlamsızlığına kafa yormazlar. Bunlar okumuş, gelir seviyesi yukarıda ve aşağıda olan normal insanların sancılarıdır. Sadece operayı, kitabı ve şiiri sevenlerin, tiyatrolara gizli hayranlık duyanların, her fırsatta sanatsal bir faaliyete kapağı atanların doğayı ve yaratanı yorumlamaları pek de orijinal değildir.

Herkesin yediği samanlara kuru, tatsız ve ıslak diyenlerin karşılaşacakları tepkinin adı, sevgiden başka her şeydir. Doğru söyleyenlerin bulabilecekleri onuncu köyün varlığı ihtimali, heyecan vericidir. Yalancılar cennetinde nasıl hayatta kalınır kurslarına rağbet yok derecede azalmaktadır. Deneyimler aktarılır, öbür dünyaya giderken illâ da yanında götürmek isteyenler, sadece bencillerdir. Doğum günleri, kutlanmak için vardır diyenlerin küçükken doğum günlerini doya doya kutlamadıkları kayıtlardadır. Ha bir de NASA ile NSA’yı birbirine karıştıranların yaptığı gazeteciliğin kalitesi düşüktür. Demedi demeyin, yazılar okunmak için olsalar da, her yazının üstüne atlamayın diyenlerin söyleyeceklerini ciddiye alın. Kepeğin ilacı köpeklere yardım etmekten geçerse eğer akvaryumda diretmeniz anlamsızdır. Bugün hava çok güzel, diyebilmeyi çok isterdim, inanın.

11.09.2014

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular