30.2 C
Hamburg
Donnerstag, August 13, 2020
Start News Orhan Pamuk: Beyaz Kale

Orhan Pamuk: Beyaz Kale

Orhan Pamuk: Beyaz Kale

Orhan Pamuk´un 1985´de yayınlanan üçüncü kitabı olan bu tarihi roman Venedik´ten Napoli´ye giden üç gemiye Türk korsanlarının saldırısı ile başlar. Giriş bölümünde ki Faruk büyük ihtimalle yazarın bilinmeyen geyiklerinde biri gibi orta yerde sırıtır. Eserin sonunda ki anlatımda da Faruk´u bir yerlere koyabilene helal olsun. Gemilerden ikisi Türk korsanların arasından sıyrılıp kurtularak siste kaybolurken bizim Venediklinin gemisi korsanların eline düşer ve kendisi köleleştirilir. Ama uyanık Venedikli ne yapar eder kendisini alimmiş, hünerleri varmış gibi göstererek pahalıya satar. Yine de zindana atılmaktan kurtulamaz. İstanbul´a geldiklerinde Padişah´ın küçük oğlu kendilerini izlediklerine göre korsanların o zamanki Osmanlı Deniz Kuvvetlerinin donanması olduğunu ve atalardan kalma talan ve yağmacılıktan ufak bir örnek okuduğumuzu kabaca hatırlatalım. Adı edebiyat değil ne olursa olsun.

beyaz kale.jpg

Kendisini pazarlamakta en az yazar kadar usta Venedikli ne eder eder yeni dostluklar kurar, yeni ilişkiler geliştirir, hekimlik yapar, astronomiden, matematikten, bilimden anlarmış takılır, bir Paşa´nın nefes darlığı sorununu çözer. Paşa´da Venediklinin sorunlarını. Onu oğlunun evlendireceği günlere yakın bir gecede aynen kendisine benzeyen bir Osmanlı alimi efendisi olacak “Hoca” ile tanıştırır. Bu bir köle ile efendinin ilişkisi, dostluğu değil daha çok sohbeti gibidir. Ve bu sohbet, renkliliği, derinliği, edebi dilindeki ustalık Orhan Pamuk´u eserin İngilizceye çevrilmesiyle uluslararası bir üne kavuşturur. Ki eseri okuyanın buna da bir itirazı olamaz.

Esere değil de yazarına yöneltilen ki az çok da olsa bunların haklılık payı hiç de az değildir 12 Eylül´ün yol açtığı kırılma, yenilgi, başkalaşma psikolojisi yaşamın her alanında kendisini göstermiştir. Edebiyatın bundan etkilenmeyeceğini sanmak saflık olur. Beyaz Kale bu anlamda postmodern edebiyata iyi bir örnek olur, gerçekten, güncelden, olağandan kaçıp uzaklaşıp hayal gücüne dayanan, tarihe ve eşsiz sohbetine sığınan yeni bir dalganın yerli versiyonudur. Öyle de olsa Pamuk bunu hakkıyla yerine getirmiştir. Ve o yıllarda iki ayağı, eli ve kafasıyla zaten New York´dadır. Sonraki eserleri ve apolitik duruşu ve söylemi ile de zaten bir edebiyatçı olduğunu, pek de öyle halkın, ezilenlerin, sömürü edebiyatının yabancısı olarak adlandırılmayı hak ettiğini dünya aleme gösterir. Yine de Türklere belirli bir okumuş elit kesimin dışında yaranamamasına hayret etmek gerekir. Ki buna tek gerekçe ise sağda solda söylediği zararsız Türklerin Ermenileri ve Kürtleri kesip biçtiği, katliam ve soykırım yaptığı gibi tarihsel bir gerçeği dile getirmesidir. Başka da ötesi yok. Bu kadarı bile onun kara mı kırmızı mı diyelim sakıncalı listeye girmesine yetmiştir. Kim ne derse desin Pamuk modern Türkiye edebiyatının en önemli şahıslarından biri, Türkiye romanının ise kralıdır. Tacının tasdikine giden yolda zahmetli bir çalışmadır Beyaz Kale. Tarihi bir roman nasıl yazılmalıya iyi bir yanıt ve örnektir.

Beyaz Kale´yi okuyanlar yazarın bu eseri yazarken ki araştırmalarına, araştırmalarındaki derinliklere hayret etmeseler de denk gelirler. Olayları, yaşanmış gerçeklikleri olduğu gibi vermek değildir yazarın amacı. Tersine bu ikizlere birbirlerini anlattırır 17. yüzyılda, ve bu sohbetleri yıllarca sürer, gerçi yazarın en ince kalınlıkta ki kitabı olsa da en uzun edebi cümlelerini kurduğu eseridir denilebilir. Romanı Faruk adlı şahıs, Venedikli, yer yer Hoca, en çok da Orhan Pamuk kendisi anlatır. Beyaz Kale bugüne kadar onlarca baskı yapmış (35. Baskı 2006), yüzbinlerce satmış, yine onlarca dile çevrilmiş. Haklı olarak.

2010

Vorheriger ArtikelFısıltı
Nächster ArtikelKilometre Zero
- Advertisment -

Most Popular

Aydın’da sezonun ilk kuru inciri borsaya geldi

Türkiye'nin yanı sıra dünya genelinde de kuru incirin en önemli üretim merkezi konumundaki Aydın'da, sezonun ilk ürünü borsaya geldi. Aydın Ticaret Borsasında düzenlenen ilk ürün...

EU-Wettbewerbshüter genehmigen deutsche Beihilfen für Flughäfen und Schienengüterverkehr

Die Europäische Kommission hat zwei deutsche Beihilferegelungen genehmigt, mit denen Deutschland seine Flughäfen in der Coronakrise unterstützen und Innovationen im Schienengüterverkehr fördern will. „In...

Schneider Electric’ten „Dijital Otel Çözümleri“ eğitimi

Schneider Electric'in Learning Series kapsamında düzenlediği "Dijital Otel Çözümleri ve Otellerde EcoStruxure Mimarisi" online seminerinde EcoXpertlere ve son kullanıcılarına otel segment çözümleri hakkında eğitim verildi. Schneider Electric'ten yapılan...

Ayvalık’ta „Plastik Aşklar“ tiyatro oyunu sahnelendi

Balıkesir'in Ayvalık ilçesinde "Plastik Aşklar" isimli tiyatro oyunu sahnelendi. Ayvalık Açıkhava Tiyatrosu'nda sergilenen oyunda tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu, aynı zamanda yönetmen ve yapımcı Oya...
%d Bloggern gefällt das: