11.7 C
Hamburg
Sonntag, September 27, 2020
Start Kultur Kino Hoşçakal Yarın

Hoşçakal Yarın

Hoşçakal Yarın, Denizlerin idamını konu alan bir film, ilk çıktığında Yeşilçam´da yeni bir çağ açacağı iddiaları ile piyasaya sürülen, dönemin gerekliliği icabı oldukça anti-Amerikancı söylemlerini Denizlerin ağzından dile getiren bir deneme. İşin garip yanı o kuşağın belgesel filmlerine bakılsa özellikle Deniz´in ne kadar karizmatik bir lider olduğu, hiperaktif, yerinde duramayan ürkütücü ama bilge bir görüntü verdiği görülür. Filmdeki Deniz ve diğerleri ise, askerlerden gardiyanlara sanki hepsi film değil birer tiyatro oyuncusu. Film tadı olmayan, vermeyen bir film.

Bu ve benzeri filmler her daim politik iddiaları, ifadeleri olduğunu öne sürseler de aradan yıllar geçtikten sonra neden, niçin ve zamanlama açısından da ele alınmalıdırlar. Denizleri, yaşadıkları dönemi, THKO ve idamların gelişim sürecinin detaylarına girmeyeceğim. Eleştiriler daha çok film, oyuncular ve yönetmen bazında.

Döneme değin yaşanan heyecanın izleri çok zayıf, kesinlikle o dönemi yaşatamayan, algılamaya yetmeyen kareleri sözkonusu. Film arasına serpiştirilmiş bir kaç dökümanter anda bu daha bir belirgin olarak göze çarpıyor. Film Kemalcilere övgü yapıyor çaktırmadan, hem de Denizlerin söylemi ile. Nihayetinde bu gençler de Kemalci idiler, öyle veya böyle orduyu, askeri kurtuluş, bağımsız Türkiye´nin koruyucuları, kollayıcıları sanıyorlardı. Ama gelinen süreç, yaşadıklarımız, onların idamından bu yana geçen süre bize Terör Cumhuriyeti haline getirdikleri bu ülkenin katil ve uşak generallerinden hemen hepsinin satılmış, vatan ve milletten çok Sakarya edebiyatına bürünmüş kişilikler olduklarını gösterdi.

Film siyasi bir film, kesinlikle ama devrimci bir film olmadığı aşikar. Avukatın dışında rolünü azçok yapan yok, inandırıcılık ve sinema yeteneği açısından zayıf bir çalışma. Yönetmen bir şeyler demek istemiş ama bu üçlünün dönemin radikal kopuşunun neden öncüleri olduğuna dair var olan bir yaşanmış, kanıtlanmış önderliklerini, radikalizme neden yöneldiklerini görmeyip gösterememiş. İdama götüren yol, anayasal düzene bağlılık üzerine yemin eden ya da buna yürekten inanan gençlerin neden yasadışı örgüt kurmaya itildikleri, neden silaha sarıldıkları verilememiş ya da çok yetersiz kalmış.

Denizleri idama gönderen o generallerin ve siyasilerin ardıllarının bir çoğu o ülkede bugün Ergenekon´a bulaşmış vaziyette. Gerici, yobaz dediğimiz güçler bunların ocağına incir ağacı dikiyor, belirli bir kısmı yargı önüne getirilmese bile halkın vicdanında teşhir edilmiş, kan içici oldukları ortaya çıkmış vaziyette. Denizlerin yoldaşlarından geriye kalanların görüntüsü ise yürekler acısı. O anlamda bugün Kürtler bir bütün olarak Denizlerin takipçileri olduklarını söylerken en doğruyu hem de abartısız, alabildiğince alçakgönüllü bir şekilde objektif bağlamda söylüyorlar. 30 yıldır süren amansız bir savaş her şeyi kanıtladı, Türkün kurtuluş yollarını da açtı açıyor.

Yaşasalardı Denizler bugün “Taraf” ya da “Radikal” de yazar mı olurlardı, gerillada komutan mı bilmiyoruz. Ama bilinen o dönemden bugüne kalan, gelen ve yaşayanların filmlerinin daha yapılmadığı, romanlarının henüz yazılmadığıdır.

Hoşçakal Yarın belki iyi niyetli bir çalışmadır ama başarısızdır, bir ilk olmasının bir çok dezavantajı ile yüklü ve süslüdür. Olumlamalı ama eleştirel yaklaşılmalıdır, o ülkede satılmış askere ve uşak politikacıya dokunmadan yapılan bir film siyasi bir film diye adlandırılamaz. Hele hele o yılların olaylarını bugünkü görüntüsü ile yakalayamadan. Sinemacı olmak, yetenek olmak biraz da o günlerden bu günleri görmekten geçer. Reis Çelik bu günleri göremeden yapmış bu çalışmasını.

2009

Vorheriger ArtikelBedava
Nächster ArtikelAhmet Ümit : Şeytan Ayrıntıda Gizlidir

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

ADAC Ambulanz-Service bringt Patienten sicher nach Hause

Internationale Herausforderungen in Zeiten der weltweiten Pandemie/ Unterstützung bei medizinischen Notfällen Bei Landung eines ADAC Krankenrücktransportes wurde das Team auf dem Airport Shijiazhuang (China) unter...

Uğur Okulları’ndan kitap okuma etkinliği

Kitap Benim projesi kapsamında her gün okullarda ve uzaktan eğitim kapsamında evlerde 20 dakika serbest okuma saati düzenleyen Uğur Okulları, toplumda okuma farkındalığı oluşturmak...

Insolvenzeröffnungsverfahren des Abrechnungszentrums AvP: AOK Rheinland/Hamburg hilft Apotheken

Nach den jüngsten Entwicklungen um die anstehende Insolvenz des Apotheken-Dienstleisters AvP Deutschland, von der rund 3.500 Apotheken betroffen sein könnten, hilft die AOK Rheinland/Hamburg...

Edebiyat dünyasında Asım Gültekin yad edildi

Sanat ve edebiyat dünyasından birçok ismin yer aldığı dosyalarda, sayısız dernek, dergi ile kültür çalışmasına imza atan Gültekin hakkında bilinmeyenler, anılar ve röportajlar okurların...