10.7 C
Hamburg
Freitag, Oktober 23, 2020
Start Bücher Kerime Nadir: Dert Bende

Kerime Nadir: Dert Bende

Dert Bende” ilk defa 1972 yılında yazılmış. Okuduğum 1985 yılındaki 4. baskısı. Yerli edebiyata dahası romana, yaymak ve sevdirmek anlamında gereksiz ama yine de çok satanlar listesindeki bir çok yüzeysel yazardan daha çok katkısı olan Kerime Nadir, batıda üç kuruşluk, çabuk okunan ve bizde pek o kadar önemsenmeyen beyaz ya da pembe dizilerin yerli temsilcisi gibidir. El üstünde buralarda tutulan böylesi yazarlar, memlekette çok büyük bir ihtimalle yalnızlık ve yoksulluk içerisinde aramızdan ayrılmıştır. Kitschromana örnek denilebilecek anlatı belki de bir senaryo olarak tasarlanmış. Zira okuyup bitirdiğinizde yerli bir dramla karşılaşırsınız.

Kerime Nadir‚in romanı ismini Durul’un bir şarkısından alıyor. Durul kim mi? Süreyya’yı canı gönülden seven, dahası ona sırılsıklam aşık bir müzisyen. Süreyya ise Fatma’nın kızkardeşi. Kızkardeşler yetim kalmışlar amcaları Fahrettin Bey’in yanında yetişmiş büyümüşlerdir. Roman Durul’un Süreyya’yı beraber yapacakları prova için aramasıyla başlar. Ev değil yalıda şenlik vardır. Dahası düğün. Abla Fatma, Bülent ile evlenecektir. Orkestra şefi Durul, Fahrettin Bey ve Süreyya aralarında konuşurlarken Amerika’dan bir telgraf gelir.

Tarık Engin Amerika’dan gelecektir. Geliş zamanını bildirmektedir. Fatma anlam veremez. Ona aralarındaki münasebetin bittiğini, kendisinin Bülent ile evleneceğini bildirdiğini, bir rezaletin çıkmasından korktuğunu anlatır. Fatma kardeşi Süreyya’ya onu havaalanından almasının en doğrusu olduğu konusunda ikna etmek değil emir verir.

Birden geçmişe döneriz. Süreyya’ya bir eğlencede dans eden çakı gibi bir deniz subayı kazayla çarpar. Süreyya’nın içi cız eder. Tam o esnada ablası Fatma damlar ve ikiliyi birbiriyle tanıştırır. Üsteğmen Tarık Engin’in bakışları Süreyya’yı yakalamıştır. Abla Tarık’ı Süreyya’nın yanından birşeyler içmek bahanesiyle uzaklaştırır. Süreyya denizcinin beş senelik platonik aşkı olduğunu anlar. On üç yaşından beri onu gizlice sevmiş, ona aşık olmuştur. Uygun bir ortamda aralarında bir yakınlaşma olacakken son anda ikili birbirlerinden ayrılırlar. Fatma Üsteğmen Tarık’la bir hafta önce denizcilerin balosunda tanışmıştır. Üçü hep beraber kısa, güzel, mutlu günler geçirirler. Süreyya Tarık’a artık ağabey demektedir.

Asker bu. Altı aylığına görev çıkar. Haberi öğrendikleri gün kendisine tav olan varlıklı Bülent’le karşılaşan Fatma, Tarık’dan vazgeçer. O hayatını dolu dolu yaşamak isteyen, her şeyin tadını çıkarmayı arzulayan biridir, beklemek kitabında yoktur. Süreyya öfkeyle ablasının yaptıklarına ihanet der. Bülent ise Fatma’yı hediyelerle fetheder. Ve nihayet amca Fahrettin Bey’e olay anlatılır. Sözlüsünü demek ki sevmediğini, Tarık’ı bırakacağını ve bunu ona bildireceğini anlatır. Bu arada Tarık çoktan gitmiştir, Fatma’ya yazdığı mektuplara yanıt alamamaktadır. Fatma ona ilk ve son defa bir mektup yazıp berberliklerinin bittiğini anlatan bir mektubu kaleme alır. Mektubu taahütlü vermesi için de Süreyya’ya verir.

Gerisi tanıdık bir yerli film gibidir. Süreyya, Tarık’ın uzaklarda yalnız olduğu, ablasının mektuplarına ihtiyacı olduğu hissine kapılır. Ve onunla mektuplaşmaya, içindekileri aktarmaya başlar. İşte aradan o kadar zaman geçmiş Tarık hiçbir şeyden habersiz şimdi geri dönmektedir. Havaalanında onu karşılayan Süreyya’nın onun Bülent’le dünyaevine gireceklerine dair söylediklerine inanmaz. Mektupları kendisinin yazdığını söylemez Süreyya. Tarık Fatma ile görüştükten sonra bir birleriyle öfkeden konuşamadan ayrılırlar. Süreyya ablasına mektuplardan bahseder. Balayı öncesi kardeşine kızgın Fatma onu rezili rüsva ettiği suçlamasında bulunur. Biraz sorguladıktan sonra Süreyya’nın Tarık’a aşık olduğunu abla Fatma anlar. “Seni ben bağışlasam da Tarık bağışlamaz!” der. Onun yalnızlığının, ona verilecek en büyük ceza olduğu kanısına kapılır.

Durul Süreyya’nın yalnızlığına ortak olmak ister ama rededilir. Süreyya agabey dediği Tarık’ı bulur. Vicdanı rahat vermez ve ona mektupların sırrını, işin gerçeğini korkup çekinmeden anlatır. Olan olur, ağabey dediği, uzun zamandır aşık olduğu asker onu dudaklarından öper. Sonra hamile bırakır, kendisi de bir tatbikatta ölür. Süreyya hamile olduğunun farkına vardığında yapayalnızdır. Aşkının acısını karnındaki bebeğiyle teselli etmeye çalışırken olayı öğrenen ablanın planlarına uymak zorunda kalır. Başka bir ülkede kısır abla kardeşinin bebeğini kendisininmiş gibi elaleme yutturur. Gerçek ana ve oğul yıllar sonra iki defa bir araya gelirler. İkincisinde artık genç bir delikanlı olan çocuk teyze sandığı kadının asıl annesi olduğunu öğrendiğinde aralarındaki sırrı paylaşanların sayısı üçe çıkmıştır.

Oldukça sıradan ve basit bir kurgunun üzerinde şekillenen roman okuru ağlatmak için yazılan başarılı türlerden. Aşk yarası, özlemi, acısı olanların, aşkı sevenlerin, onu arayanların, ondan kaçanların “Dert Bende” ile Kerime Nadir‚i bir kere daha sevecekleri bir roman.

2012

Vorheriger ArtikelŞebnem İşigüzel: Das Mädchen auf dem Baum
Nächster ArtikelBedava

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Patrick Schmeing verlässt die Bonner Bundeskunsthalle

Patrick Schmeing verlässt die Kunst- und Ausstellungshalle der Bundesrepublik Deutschland in Bonn zum 1. April 2021, um als neuer Geschäftsführender Vorstand und Direktor die...

Tiyatro yönetmeni Ayşe Emel Mesci: Kürtçe oynanınca mı sorun oluyor?

Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) bünyesinde faaliyet yürüten Teatra Jiyana Nû tarafından Nobel ödüllü yazar Dario Fo’nun eserinden Kürtçeye uyarlanan ‘Bêrû’ isimli oyunun, Gaziosmanpaşa Kaymakamlığı’nca...

BUND: Beschlüsse des EU-Agrarrats und Europaparlaments zur Zukunft der EU-Agrarpolitik sind enttäuschend

Die heutigen Beschlüsse des EU-Agrarrates und die Ergebnisse der ersten Abstimmungen im Europäischen Parlament von Dienstag Abend zur künftigen Ausrichtung der EU-Agrarpolitik (GAP) kommentiert...

8. Kayseri Altın Çınar Film Festivali’nin jüri üyeleri belli oldu

Anadolu Sinemacılar Derneği tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın katkılarıyla düzenlenen 8'inci Kayseri Altın Çınar Film Festivali'nin jüri üyeleri açıklandı. 29-31 Ekim'de gerçekleştirilecek festivalde, Ulusal Kısa...