5.7 C
Hamburg
Samstag, Mai 8, 2021
StartBücherTahsin Yücel: Yalan

Tahsin Yücel: Yalan

Tahsin Yücel´in romanda farklı bir denemesi olarak rahatlıkla adlandırılabilecek Yalan adlı eseri 2002 yılında piyasaya sürülmüş kalın mı kalın ama bir o kadar sürükleyici, heyecan verici, kara bir mizah, gülmece ve güldürmecenin yanı sıra oldukça düşündüren kalıcı ve heybetli bir dev çalışma. Hemen her yazarın kendince önemli gördüğü konuları, sembolleri, üst başlıkları, ana temaları ele almak istediği gibi Tahsin Yücel´de yalan olgusunu bu romanında ustaca işlemiş.

Romanın kahramanı Yusuf Aksu onyedi yaşında umutsuz bir aşk hikayesi yüzünden kendini öldüren kekeme Yunus Aksu isimli sınıf arkadaşının önce dil değil yazı vardı teorisini kendisine mal eder ve hayatı değişir. Teori aslında Babil Kulesi efsanesinin yerli versiyonu yada yorumu olarak da ele alınabilir. Yaratan kibirli insanoğluna öfkelenir, kurdukları kule ile ona ulaşabileceğini sanan densiz ve küstah insanı cezalandırır ve onlara bir daha sonsuza kadar aynı dili konuşmama cezasını verir, kulelerini yıkar, her birini bir yana savurur. Yunus sonrada Yusuf yazı çıktı dil bozuldu der. Kuşların sesleri aslında insanın yitik sesleridir der. Böylece Yunus öldükten sonra yerine geçip kimliğini üstlenen Yusuf toplumun kendisine sunduğu, onda görmek istediği yalancı kimliği üstlenir. Aslında Yusuf Aksu zayıf kişilikli, dahası yalnız, paytak hatta birazdan öte ürkek ve çekingen biridir, pısırığın tekidir. Tek yeteneği ve güçlü yanı sıradışı belleği dahası ansiklopedilerden çocukluğundan beri edindiği hazır bilgilerdir.

Romanda birbirinden ilginç farklı kişilikler, kahramanlar çarpıcı biçimde göze batarlar örneğin Erkek Cemile. Sıradan basit biridir, geçmişi ve düşünme biçimi, kendi değer yargıları iç hesaplaşmaları, bunların yanı sıra tercihleri çevresine bir sürü katkıda bulunmasına engel olmaz. Oysa tam aksini hesaplar veya bekler okur. Belkide hesaplayıp gerçektende planlamadan içine düştüğü yalanlardan Yusuf´u Cemile kurtarmasa da korur, ona fazla zarar vermesine her defasında engel olur.

Yusuf Aksu kendisi direk olarak herhangi bir yalan söylemez, çevresi, içinde bulunduğu olaylar, rastlantısal gelişmeler onu bir yalan dünyasına sokar. Yalan dünya yapaydır, gerçek değildir, geçmişimiz hiç değildir. Yusuf Aksu Yunus Aksu´ya hayran kalmıştır, dahası takipçisi olmuştur. Benzer hayranlığı Yusuf Aksu´ya hayran olan Bayram Beyaz´da da görebiliriz. Yusuf Aksu´yu yalan dünyasının içine çeken önemli kilit roldedir. Bayram´ın sayesinde Yusuf Aksu´u toplumsal hayata dahil edilir. Asosyal yaşamından uzaklaşır, yalnızlığı gündem olmaktan çıkar.

Ne var ki her yalanın sonu olduğu, geldiği gibi Yusuf Aksu´da bu yalanlara bir son vermek ister. Ortaya attığı ve savunduğu kuramın yanlışlığını öne sürer ama ona kimse inanmaz. Zira insanlar bir yalana inamaya başladılarmı kralı çıplak görmeleri neredeyse olanaksızdır. Kitle psikolojisi galiba buna diyorlar.

Büyük bir zevk, heyecan ve merakla okunan akıcı romanın diğer kahramanları arasında Tokatlı Müslüm, Bayram Sarı, Cazibe Çelebi, Beşinci Murat, Zeynel Duman, Prof. Dr. Osman Nuri Balcı, Firuz Polat ve diğerleri gelir. Yalan ustaca kurgulanmış, zeki bir edebiyatçının kaleminden çıkan toplumsal yergiyi efendi ve üsturuplu bir hicivle yapan yetenekli bir yazarın eseridir. Romanı sevenin severek okuyacağı önemli bir başyapıttır.

2010

Vorheriger ArtikelKaplumbağalar da Uçar
Nächster ArtikelYaşar Kemal: İnce Memed 3

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular