11.5 C
Hamburg
Dienstag, September 29, 2020
Start Kultur Kino Çınar Ağacı

Çınar Ağacı

İnsan doğar, büyür, zamanı gelince de ölür. Çok büyük bir saptamaymış gibi. Yaşlanmayı genelde bu saptamadaki ölümden hemen önceye yerleştiririz. Bu defa yaşlı bir kadını düşünelim. İki oğlu, iki kızı, onlarında kendi çocukları olan kalabalık ve büyük bir aileyi.

Emekli öğretmen Adviye Hanım paşasının resmi önünde olur olmaz konuşup yer yer ailesini, belki de bazen toplumun genel durumunu, siyasi ortamı, ancak farkına vardığı ve bildiği olayları yakınıp şikayet eder, resmin önündeki gambazcı duruşunu az çok hepimiz bilmesek de dikkatlice bakınca görebiliriz. Yaşlı kadın klasik cumhuriyet dönemi annesidir, sanki başka anneler farklı bir dönemde yaşamışlar gibi. Galiba burada vurgu karşımızda Atatürkçü bir annenin olduğunun gözümüze sokulmak istenmesi. Gönderme acaba batılılaşmanın hazin sonuçlarına mıdır sorgulanmalı.

Adviye Hanım torunlarından küçük Barış ile aynı, daha yakın ve sıcak bir nene-torun ilişkisi tutturmuştur. O çocuğundan öbür çocuğuna giderek, düzenli aralıklarla evlatlarının yanlarında kalmaktadır. Ne var ki aile üyelerinin kendi sorunları, kendi dünyaları, kendi mücadele etmek zorunda kaldıkları hayatın getirdiği kaçınılmaz dayatmalar bu ritmin düzenli gitmesini engeller.

Barış’ın annesi diğer kardeşlerinden cesur çıkar ve ilk defa ortaya anneleri için bir huzurevi fikrini ortaya atar. İlk başta buna yanaşmayan kardeşler zamanla başka bir çözüm yolu kalmayınca çaresiz bir seçeneği kabul etmek zorunda kalırlar. Sonra da büyük bir vicdan azabı ile ağlaşırlar. Anne huzurevinden sonra rahatsızlanır, kısa bir süre sonra Barış’ın dayatmalarıyla torununa kavuşur ve ailenin yaşlı çınarı, büyük anne torunu kucağında hayata veda eder.

“Çınar Ağacı” toplumsal bir konuyu ele almasına, muazzam olanaklarına rağmen Yeşim Ustaoğlu’nun “Pandoranın Kutusu” kadar konuya yeteri kadar doygun şekilde eleştirel sanatçı bir bakış açısıyla ve gözüyle yaklaşamamıştır. Kuru bir anlatıdan geriye kalan ee ne var bunda, sorusundan başka bir şey değil.

Modern çağ insan ilişkilerinin en derinine, en köklü ve eskisine dahi darbeler indirebilecek güç ve etkide yaşlanma, yaşlılarla birarada yaşama sorunu. Ailelerin dağılıp parçalanması, yaşlıların aile ortamından uzaklaştırılıp kendi dünyalarına bırakılmaları, çoğu zamanda Avrupa’da çok yaygın hali ile bir başına o şiddetli her türlü hümanizme uzak çepeçevre kuşatılmış yalnızlıkları içerisinde ölümlerini beklemelerini çağın modern insanı sorgulamak zorunda.

“Çınar Ağacı” vasatın altında konuya sadece şöyle bir değiniyor. Sorgulamıyor, sinemanın eleştirel yanını değil sadece gösterme yanını ele alıyor. Gerisi seyircinin varsa o zeki kendi idrakine bırakılıyor.

2012

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Bel fıtığının şiddetine göre farklı şekillerde tedavisi mümkün

Medicana Avcılar Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Dr. Öğr. Üyesi Nazlı Çakıcı, bel fıtığının, vakanın şiddetine göre farklı şekillerde tedavisinin mümkün olgunu belirtti Medicana Avcılar...

DHL dekarbonisiert alle ’less-than-container’ load Seefrachtsendungen

Deutsche Post DHL Group hat alternative Bio-Kraftstoffe als wichtigen Hebel identifiziert, um die Auswirkungen der Seefracht auf die Umwelt zu reduzieren. DHL Global Forwarding, der...

„Leonardo da Vinci’ye Saygı“ sergisi Ankara’da sanatseverlerle buluşacak

Leonardo da Vinci'nin yaşamına ve eserlerine atfedilen, Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde açılacak sergide Onay Akbaş, Bedri Baykam, Mercan Dede (Arkın Ilıcalı), Devrim Erbil, Burçin Erdi,...

Meilenstein für die ökologische Entwicklung an der Unteren Mittelelbe: Projekt „Lebendige Auen für die Elbe“ bei Lenzen endet mit Baggerbiss

Eine gute Nachricht für die Elbe: An der Unteren Mittelelbe in Sachsen-Anhalt entsteht ab heute eine Insel, wie es sie dort zuletzt vor 120...