14 C
Hamburg
Samstag, Oktober 31, 2020
Start Kultur Kino İncir Reçeli

İncir Reçeli

“İncir Reçeli” zararsız bir aşk filmi ilk başlarda kabaca bakıldığında. Televizyonlara skeç yazan Metin yalnız yaşamakta, sürekli üretmesine rağmen başarıyı henüz yakalayamamış milyonlarca yazardan biridir. Sürekli takıldığı barda bir gece, dahası sabah Duygu isimli kör kütük sarhoş olmuş biriyle tanışır. Kadın istemeden başına bela olur, her yazar gibi hümanist olan Metin onu evine götürür, yatağına yatırır. Kendisi oturma odasında kanapede uyur. Duygu sabah uyandığında toz olup kaybolmuştur. Sağa sola yapıştırdığı notlardan başka geriye bir şey kalmaz ondan. Metin pek üzerinde durmaz.

İstanbul milyonlarca insan üzerinde yaşasa bile küçük bir şehirdir. İkili yeniden hatta yine aynı barda karşılaşırlar. Metin fotoğrafçı arkadaşına faullü muzip pozlar verirken Duygu yakınlarındadır. Bir de Liza isimli Türkçe konuşan bir şarkıcı vardır barda. Kadın Metin’e aşıktır. Fotoğrafçı ise şarkıcı bayana. Yarı romantik yarı gülmece kolay ve zevkle izlenecek filmdeki başarılı tempo şaşırtır. Yeniden karşılaşan Duygu ile Metin yakınlaşırlar kısa sürede. Beraber kahvaltı ederler, yemek yaparlar, ki bu arada Metin’in balık avlamadaki şansı yazarlığından daha başarılıdır.

Gel zaman git zaman Metin Duygu’ya vurulur. Duygu da Metin’i sevmektedir. Yine de iki aşık hemen öyle kolay yakınlaşıp bir araya gelemezler. Dugu’nun büyük ve gizemli bir sırrı vardır. Bunu bir türlü konuşamazlar. Aynı yatakta yatar ama beraber olmazlar. Daha fazla dayanamayan Metin bir gün Duygu’nun peşine düşer, onu takip eder.

Duygu HIV-Pozitif bir taşıyıcıdır. Bu hastalık hakkında aslı astarı olmayan ve oldukça tehlikeli yığınla yanlış bilgi bizzat Duygu’nun ağzından aktarılır. Görende AIDS hastalarının birbirlerine aşık olamayacakları, bu hastalığın seks yapmaya engel olacağı, hastalığın aşamaları, bulaşma yolları ve benzeri gibi toplumdaki konuya dair ön yargıları yıkmaya değil bilmeden belki destekleyen bir anlatı ortaya çıkar.

Duygu’ya hastalığı annesi dahası babası bulaştırmıştır. O daha küçücükken annesini aldatan baba, karısına bu hastalığı bulaştırmış, bebeğine aynı hastalığı bulaştıran anne de bu acıya tahammül edemeyip canına kıymıştır. Metin’in dünyası altüst olur. Film her ne kadar kötü araştırılıp hastalıkla ilgili profesyonel bilgilendirmeye uzak dahi olsa konuya dikkatlerin çekilmesi anlamında bir ilktir.

Ölümcül bir hastalığı sevecen ama kırık bir aşk öyküsü ile anlatmak, hele hele sözkonusu olan bizim halkımız olursa yazmak, yazılanlardan öğrenmek, bilgilenmekten çok, izlemek ağır bastığından dikkate değer bir önem taşır.

Senarist ve yönetmen Aytaç Ağırlar ile filmin oyuncuları Sezai Paracıkoğlu, Melike Güner, Sinan Çalışkanoğlu, Barbara Laurens, Selim Akgül mükemmel bir performans sergilerler. Hepsini kutlamak gerekir.

2012

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Erste Sitzung der Stiftung Preußischer Kulturbesitz (SPK) – Reformkommission

Unter dem Vorsitz von Kulturstaatsministerin Monika Grütters hat sich gestern in Berlin die Reformkommission zur Stiftung Preußischer Kulturbesitz (SPK) zu ihrer ersten Sitzung getroffen....

Fenerbahçe’nin Brezilyalı futbolcusu Luiz Gustavo: „Yolumuz uzun“

Fenerbahçe'nin Brezilyalı futbolcusu Luiz Gustavo, önlerinde uzun bir sezon olduğunu söyledi. Samandıra Can Bartu Tesisleri'nde düzenlenen basın toplantısında soruları yanıtlayan Gustavo, sözlerine 29 Ekim Cumhuriyet...

Besinnliche Bescherung mit weihnachtlichen Briefmarken und Packsets

Ab dem 2. November erscheinen gleich zwei neue Briefmarken mit weihnachtlichen Motiven. Ab 1. November erhalten Kunden zudem die diesjährigen Wintereditionen der DHL-Packsets und...

İstiklal Marşı’nın kabulünün 100’üncü yılı anısına kısa film yarışması

Sebilürreşad Derneği tarafından İstiklal Marşı'nın kabulünün 100'üncü yılı anısına "Uluslararası İstiklal Kısa Film Yarışması" düzenlendi. Sebilürreşad Derneğinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Kültür ve Turizm...