ALMANYALILAR

Fatih Akın’ın Öğretmeni Medya Pedagogu Turgay Uğur ile Söyleşi

Medya Pedagogu

Turgay Uğur ile Söyleşi

3.jpg

Gençlerin yaratıcı yanları desteklenmelidir

Hamburg´da yabancı kökenli insanların yoğun olarak yaşadıkları Altona semtinde Motte isimli sosyal kuruluşun çatısı altında faaliyetlerini sürdüren Mottenschau aslında kamu yararına faaliyet sürdüren bir dernek. Daha çok içinde bulunulan semtlere ağırlık vererek çalışmalarını sürdüren bu yapı medya ile ilgili dokümantasyon, kamu bilgilendirilmesi, medya teknikleri, film hazırlamak, bunları ödünç vermek ve medya eğitimi ile ilgili başlıca konularda yetkin ve kamsaplı bir faaliyette bulunuyor. Bu dernek çalışanlarından Turgay Uğur Yeni Özgür Politika´ya konuştu.

 

Yaşam sloganınız ne, güç aldığınız, size enerji veren bir söyleminiz, lafınız var mı?

Yaşam sloganım aslında gençlere bakmak ve onları gözlemlemek. Onların gözlerindeki o parıltıyı, bir şeylerin farklılığını yakaladıklarını bakışlarıyla yansıttıklarında mutlu oluyorum. Ayrıca tarihi anlamda yaptıkları çalışmalarla dökümanlar bırakıyorlar. Onların sevinci beni umutlandırıyor.

Neden bu iş, bilerek istenen bir tercih miydi, yoksa tesadüfler zincirinin bir halkası mı demeliyiz?

Kesinlikle bilerek ve isteyerek yöneldiğim bir alan. Zaten eğitmenlik öğrenimi gördüm. O zamanlar bu denli yaygın ve çok çeşitliliği yoktu. Pedagojinin ne anlama geldiğini dahi dilimizde doğru dürüst bilen yoktu. Gençlerle ve çocuklarla çalışmak, onlara bir şeyler verebilmek, onlarla beraber ortak bir şeyler üretebilmek, yeni projeleri hayata geçirmek mutluluk verici bir olay. Ayrıca geçiminizi de karşılıyorsunuz, daha ne isteyebilirim?

1.jpg

Mesleğinizde en zorlandığınız an hangisiydi, neydi?

Zor bir soru aslında. Buna verebileceğim en doğru yanıt daha çok işyerimin değişmesi olur. Hamburg´un bir çok semtinde faaliyette bulunan kuruluşlarla çalıştım. Ben hep kendisini yenilemek isteyen birisiyim. Mevcut mükemmel güçlü bir enerji ile gençlerle ortak bir şeyler üretmek, birbirinden yeni projeler üretip bunu yaşama kavuşturmak ayrı bir emek, heyecan, kafa ve kalp gerektiriyor.

Aslında bugüne kadar gerçekleştirmek isteyip de yapamadığımız bir çalışmamız olmadı. Her projeyi bitirdik, hem de başarı ile. Merak, heyecan, sürprizler çalıştığımız alandaki çalışmaları çekici kılıyor. Önceden konular serbestti, bir birinden çok farklıydı. Şimdilerde ise daha çok siyasi ve sosyal konular rağbette.

Kürtlerle ilişkileriniz var mı? Bize çalışmalarınızda Kürtlerin karşılaştığı sorunlardan bahseder misiniz?

Evet Kürt gençleri de gelip çalışmalarımıza katılıyorlar. Medya pedagojisi gereği insanlar kendilerini de anlatıyorlar. Bir ortak proje hazırlanırken konu hep beraber seçiliyor. Sonra çekimler yapılıyor. Bir hafta içerisinde günde 8-10 saat yoğun bir çalışma ile işimizi bitiriyoruz. Katılımcılar nasıl istiyorlarsa aslında onu üretiyoruz.

Kürt gençleri kendi travmalarını aşıp, kendileri açılıp ortaya bir şeyler sunarlarsa, bir öneri, baska bir alternatif gibi onu da yapıyoruz. Ama genelde susuyorlar, belki dar bir çevreleri var. Ama genelde gruplarımız multi kulti oluyor. Böylesi ortak bir çalışma yaptığımızı hatırlıyorum, ama tam olarak neydi ve detaylarını şu an hatırlayamıyorum.

Yeni Özgür Politika´yı okuyor musunuz, nasıl buluyorsunuz?

Öyle bir gazetenin varlığına ilk siz söylediğinizde vardım. Türkçeyi, dahası Türkçe okumayı uzun zamandır bıraktığımı söylemeliyim. Bu anlamda Almanca medyanın dışındakileri tanıyorum dersem doğru olmaz bu.

Size Fatih Akın´ın öğretmeni diyorlar. Bundan hoşlanıyor musunuz, nasıl bir duygu bu?

O zamanlar ben Altona Nord ve Altstadt´da Streetworker yani sokakta çalışan bir soyal çalışmandım. 1990´lı yılların başında hep beraber ALTONA NORD SIDE FEVER´i yaptık. Gençlik kulübümüze o zamanlar haftada iki saatliğine takılıyorlardı. Ben orada çalışırken durumlar hiçte iyi değildi. İki büyük grup vardı 25-30’ar kişilik gruplar, ve bunlar her an birbirlerine girebilirlerdi nedensiz ve ya küçük bir nedenden dolayı. Çok eski eşyalarımız vardı, işte dans yapıyorlardı, özentileri vardı. Ben birgün bir video kamera getirdim. Bir film yapalım dedik. Gruplarda kızlarda epey vardı. Fatih de o zamanlar bu grupların birinin içindeydi. Bana karşı her zaman kibar ve saygılıydılar.

4.jpg

Projeye başladık. İyi dans yapıyorlardı, dansda bayağı ustasınız dedim, hadi West Side Story gibi bir filmde biz yapalım dedik ve projemize başladık. Ortaya bambaşka bir film çıktı. Fatih´in daha o zamanlar çok angajmanı vardı. Oldukça üretken, inatçı ve kararlıydi hedeflerini gerçekleştirmede. Düşüncelerini hayata dökmekye çok ustaydı.

Tabi Fatih´den başka bir çok genç daha geldi geçti buralardan, beraber çok şeyler yaptık. Ama o büyük ödüller aldı, tanındı, meşhur oldu. Onun içinden geliyordu filmci olmak. Tabiki seviniyorum başarılarını gördükçe.

Peki okuyucularımıza vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Ben daha çok anne-babalara seslenmek istiyorum, çoluk çocuklarındaki yetenekleri görür görmez onların o yanlarının gelişmesini destekleyin, buna olanaklar yaratın. Bu bir tek film olmayabilir, ne bileyim okumak olabilir, müzik olabilir, sanatsal bir yanı olan herhangi bir özellik olabilir. Desteklemek gelişmesi için çok önemli, gençlerin ve çocukların apayrı bir enerjileri ve auraları olduğunu görmek ve kabullenmek gerekir.

Zaman, anlayışları ve bakış açılarını da değiştiriyor. Önceden yeni bir şeyler öğrenmenin heyecanı ile gelen, arayış içerisinde olanlar çoktu, şimdilerde artist olmak için, meşhur olmak için başvuranlar çok, önceden daha bir farklıydı. Gençlerin kimliklerini ve kişiliklerini güçlendirmelerinde yardımcı olabilecek her şeyi desteklemek gerekir. Bize Kürtlerle ilgili, Kürt gençleriyle de ilgili projeler gelirse onların da gerçekleşmesi icin elimizden geleni yaparız. Bizim kapımız herkese açık.

Atölyemiz Pazartesi günleri saat 20:00 den 22:00´ye kadar açıktır, Medya Pedagojisi alanında bilgi almak isteyenler başvurabilirler.

Sayın Turgay Uğur teşekkürler.

3.jpg

Turgay Uğur 1957 yılında İzmit´de doğdu ve 1961 yılında Almanya´ya geldi. Frankfurt´da büyüyen ve burada okula giden Uğur diplomalı Eğitmen oldu. 1986 yılından beri Hamburg´da yaşayan Eğitmen kendisini mesleki alanda da geliştirerek Medya Pedagog´u denilen medya ile ilgili konularda eğitmenlik yapıyor. Alman Kamuoyu onu ünlü yönetmen Fatih Akın´ın öğretmeni olarak tanıyor.

Yeni Özgür Politika, 26 Ocak 2007

 

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden /  Ändern )

Google Foto

Du kommentierst mit Deinem Google-Konto. Abmelden /  Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden /  Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden /  Ändern )

Verbinde mit %s

arzuberk

profesyonel, pozitif, tutkulu, hoşgörülü, farkındalığı yüksek, motive eden, ilham alan & veren

seferkatip.wordpress.com/

gelişmenin karanlık yüzü vardır ve yaratmak için yıkmak gereklidir.

MAVİ YOL

Mavi ; gökyüzü kadar sonsuz, deniz kadar huzurlu, bulut kadar özgürdür.

Fas Hakkında

Fas Hakkında genel Bilgiler

Genç İşsizler Platformu

#MezunİşsizBorçlu

Okçuluk Araştırmaları Enstitüsü

Türkiye'nin İlk Okçuluk Araştırmaları Enstitüsü | Turkey's First Archery Research Institute

yogikbeslenme

Doğanıza Uygun Yaşama Rehberi

Ulucinar

Gönülden gönüle...

ŞİİR İKİZ

BİZ BİRİZ

Farklı Bakış Açıları!

Farklıyız, Burdayız!

VERİMLİLİK VE BAŞARI STRATEJİLERİ

Başarı Tesadüf Değildir

turuncumtrak

Truncumtrak'ın Dünyasına Hoşgeldin

Damladan, Ummana... Mustafa Murat GÜNGÖR Şiirleri

Merhaba Şiir Yürekli Dostlara/ Damladan, ummana, giden hayat yolculuğumuzda/ Şiir yağmurlarıyla ıslanmaya / hoş geldiniz, yol arkadaşlığı yapmaya ....

Tekin Kayahan

Geniş zamanlarda söylemek istediklerim

Garip Özne

Bir kelimeye, bin anlam yüklenmiyor Sırdaşım...

Haber Kayda Değer

"Çoksesliliği önemser"

Dogrulukcicegininblogu

dogrulukcicegi.com

%d Bloggern gefällt das: