18.7 C
Hamburg
Donnerstag, September 24, 2020
Start Home Siyasi İktidar ve Edebiyat

Siyasi İktidar ve Edebiyat

Türkiye malum, yeni olmayan bir paradigmaya doğru koşar adım yalın kılıç at sürüyor. Dünün beğenmediğimiz Kemalist faşistlerini toplumun sıradan demokrat kesimleri, neredeyse mum ışığıyla arar oldu. Kemalist `Milli Edebiyat´ estetiğini kıran Sebahattin Ali, Orhan Kemal, Nazım Hikmet aşılalı uzun yıllar oldu. Öte yandan yine uzun yıllardır hatta Tanzimat’tan, Osmanlıdan bu yana kesintisiz söylemlerine ara vermeksizin devam ettirenlerin ortaya çıkardıkları şairler, öykücüler, romancılar meydanda. Satılan kitaplar, olmayan eleştiriler, imanı, inancı satanların elinde kitap ve edebiyat armut, domates ve patatesten farksız bir halde orta yerde sırıtıyor.

Hayali düşmanlar, paranoyak komplo teorileri, bayat ve ucuz hedefler yalama söylemlerin en öne çıkanları. Yeni ve mantıklı hiçbir şey yok. Batı düşman, dünya kendilerini yok etmek için gece gündüz harıl harıl çalışıyor. Aptallar bile gülüyor bu laflara, bunları yazanlara ve kendilerine. Bizanslılardan aşırma Osmanlının özüne değil şekline, şişkin ama kof görüntüsüne sahip çıkmak yeni trend. Oysa o dönemin edebiyatına bakın ne kadar zengindir. Günümüzde bu kesimlerin yazılarına, sözlerine, teranelerine bir göz atın. Barbarlığın sınırında cahil, cühela, her türlü hoşluktan öte boş ve kofturlar.

Siyasi iktidarların hepsi toptan gericidirler. Bu kadarı siyasetin kanunu. Ama kültür ve sanat alanında, kitap, yayın, edebiyat alanında bu denli hiçleşmek kaç nesili cahil bırakacaktır bilinmez. Türkiyeli yazarların birçoğunun bugün dünyaca tanınmasında en önemli atağın Abdullah Gül döneminde gerçekleştirildiğini söylemek, umarım yağcılıkmış gibi anlaşılmaz. Bu kadarını teslim etmeli. Kapsamlı fonlarla çevirmenler harıl harıl çalıştılar. En azından Almanya´da elli yılda siyasilerin yapamadıklarını Almancaya çevrilmiş elli roman gerçekleştirdi. Okumuş Almanların çoğu göçmenlerle Türkiye´dekiler arasında en azından entelektüel anlamda dağlar kadar fark olduğunu ilk o zaman anladı. Ama arkası gelmedi.

Göz boyama politikaları, liberal veya o günkü söylemiyle ılımlı İslam, değişik bir demokratik Türkiye muhabbeti döndü dolaştı malum diktatörlüğe dönüştü. Memleketin yarısı AKP´den de, AKP´lilerden de nefret ediyor. Tersi durum yine görmezden gelinemez, onlar da kendilerinden olmayanları düşman ilan ettiler çoktan. Silah tüccarları ve onca gizli servis sevinçten ellerini ovuşturup iç savaş çıkmasını dört gözle bekliyorlar. Kürtler bir avuç solcunun dışında herkesin ortak düşmanı. Son bağlar varsa hâlâ edebiyat sayesinde mevcut.

Suskun, yaygın ve sindirilmiş, az birazdan fazla korkak bir edebiyat ve sanat çevresi Alman papaz gibi boynunu bükmüş, bir gün sıranın kendilerine gelmesini bekliyorlar. Edebiyatçının, sanatçının ışık olanını, dağıtanını, aydınlatanını bulmak her geçen gün biraz daha zorlaşıyor. Az buçuk direnen babayiğitlerini polis, asker veya savcı topluyor. Sosyal medyada ucuz, yüzeysel, çoğu zaman da çapsız paylaşımlardan öteye gitmeyen protestolara iktidar ve yalakaları sadece gülüyor.

Dünya çapında atağa geçmiş gericilik, aşırı sağ, ırkçılık, ayrımcılık, Doğulularda da, Batılılarda da vahşet boyutlarında gün geçtikçe artıyor. İkisinin de aslında bir farkı yok birbirlerinden. İkisinin de dünü, bugünü, yarını kirli, kanlı ve her türlü sevgi, hatta umuttan yoksun. İkisinden de en iyisini seçip almak dışında, eklektik olmanın ötesinde seçenekler azalıyor. Bakın şöyle 15 yıl geriye sağlam, okunur, hepimizin kalplerine hitap eden bunlardan tek bir roman, birkaç öykü, iyi bir şiir gösteremezsiniz, bu iktidarın en çok edebiyata düşman olduğunu görmek, gördüklerini de söylemek gerek. Bedeli ne olursa olsun tarih edebiyatçıdan bunu bekler. Ahmet Mithat Efendi´den, Şinasi’den, Namık Kemal´den beri gelen geleneği kırmaya hiçbir iktidarın gücü yetmez. Korkmayalım, daha çok, iyi, doğru ve güzel yazalım derim.  

04.10.2016

Vorheriger ArtikelSüperseks
Nächster ArtikelMuzaffer Oruçoğlu’ndan “Dersim”

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Tarifeinigung für Postbeschäftigte bis zum 31.12.2022

Die Einigung sieht vor, dass die Löhne und Gehälter zum 1. Januar 2021 um 3,0 Prozent und am 1. Januar 2022 noch einmal um...

Almanya’da dışişleri bakanından sonra ekonomi bakanı da karantinada

Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Peter Altmaier, 21 Eylül’de Berlin’de yapılan AB Ticaret Bakanları toplantısına katılan bir AB bakanının çalışanının yeni tip koronavirüs (Kovid-19)...

Killing Fields – Ölüm Tarlaları

Yine bir gazetecilik film klasiği ile karşı karşıyayız. Gazeteciliğin dışında güçlü dostluklara da bence güzel bir örnek teşkil edebilecek nice özelliklerle dolu. Önyargılı düşünüp...

Verkehrskommissarin Vălean pocht auf Reform des europäischen Luftraums

Weniger Kosten, weniger Emissionen und weniger Verspätungen: Das sind die Ziele, die die Europäische Kommission seit 2004 mit ihren Vorstößen für einen Einheitlichen Europäischen...