2.8 C
Hamburg
Samstag, Mai 8, 2021
StartBücherOğuz Atay: Bir Bilim Adamının Romanı

Oğuz Atay: Bir Bilim Adamının Romanı

Oğuz Atay aynı zamanda kendisinin de hocalığını yapmış bir porfesörün biyografisi niteliğinde hazırladığı bu dev romanında bize yurdum insanlarından çok ilginç bir tiplemeyle tanıştırır: Mümin Mustafa İnan ile. 1975 yılında ilk baskısı yapılan roman bu günlerde yirmili sayılarda. Demek ki iyi romanı seven, okuyan, sorup arayan ciddi bir okur kitlesi memlekette mevcut. Kimdir Adanalı Mustafa İnan? O bir gerçek bilim adamıdır, roman onun hayat hikayesini iki bölüm halinde binbir renk ve detayıyla ustaca işler. İlk bölüm çocukluğu ve gençliğini son bölüm ise hocalıktan vefatına kadarki süreyi ele alır.

Oğuz Atay kuşkusuz usta bir romancı, kendine özgü has üslubu ironi dolu, güldürüp düşündüren, ciddi sorunlara dikkat çeken, toplumsal sorunları iğneleyen stili ile yaşadığı yıllarda değeri ve kıymeti bilinmeyen ülkemiz romancıları arasında haklı tahtını adeta bu romanı ile ispatlamış. İnsan hayatı bir bulmaca, kısa ve pek o kadar da derin anlamları olmayan yaşamımızda bin bir türlü insanla karşılaşır, yaşar, tanışır, beraber olur, bakar, görür görüşürüz. Aralarında çok önem verdiklerimiz olur, bir ömür boyu unutmak istemediklerimiz, ya da tam tersi, tanıştığımız ana lanetler yağdırdığımız şahıslarda.

Mustafa İnan öylesine muhteşem bir kişilik ki ülkemiz sınırlarına ve kalıplarına sığmıyor. Bunu çok iyi görüp anlayan Oğuz Atay onun yaşamını bir biyografi halinde insanlığa sunuyor. Herkesin kendine göre unutulmaz, kimseler tarafindan unutulmasını istemediği kahramanları vardır. Kiminde bu meşhur bir sanatçıdır, kiminde bir politikacı, devlet adamı, asker, sporcu, türkücü veya artist. Oğuz Atay´ın kahramanı ise bir bilim adamıdır, ki nasıl bir bilim adamı.

Oğuz Atay bu eserinde hem bir biyografik roman nasıl yazılır, yazılmalıya ciddi bir örnek sunuyor, hem de sıradan bir halk çocuğunun ilginçten öte sıradışı kişiliğini, sabrını, inancını, hoşgörüsünü, paylaşımcılığını, ve en önemlisi de iyimserliğini ve umudunu yansıtıyor. Yani okuyan bir taşla iki kuş birden vurabilir. Hem yazarın usta yetenekleriyle tanışıp döktürdüğü her bir satırın keyfini çıkartır, hem de bir tek onun değil, hepimizin gerçekten de ciddi bir kahraman olarak adlandırabileceği bir bilim adamının yaşam öyküsüyle karşılaşırız. Kim hangisini beğenir ve sever bilmem ama ben ikisini de çok sevdiğimi özellikle belirtmek istiyorum.

Haddinden öte alışılmışın dışıdır aslında teknik bilimlerle uğraşanların edebiyatta bu denli ustalaşmaları, romana dair uzun ve derin detayları, büyük bir sabırla ele alıp sözcük sözcük işlemeleri. Kitabın ele alındığı fırtınalı yılları düşündüğümüzde demek ki siyasetin insanları nasılda birbirlerine düşman ettiği, kin ve nefreti yayıp kökleştirdiği, ama edebiyatın ise bunun tam tersine insanları bir araya getirdiğine, sevgiyi, paylaşmayı, umudun ve dostluğun yayılmasına vesile olduğuna önemli bir örnek.

Bir Bilim Adamının Romanı´nın diğer kahramanları hocanın eşi Jale İnan, dostları, akrabaları yani kısaca onun hayatına giren hemen herkestir. En önemliside yazarın kendisidir. Türkiye romanın gelişim seyri içerisinde çok ciddi ve yeni bir sürecin başlangıcına yol açan, roman açısından bakıldığında devrimci, köklü, yeni bir akım yaratan köşe başını kapmış güçlü bir eserdir.

2010

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular