ALMANYALILAR

Faik Baysal: Sarduvan

Faik Baysal: Sarduvan

Sarduvan, üstat Faik Baysal´ın henüz 19 yaşındayken yazdığı ve ilk defa 1944 yılında zar zor bastırabildiği ülkemiz romanında toplumsal gerçekçi ilk örneklerden olan önemli bir başyapıttır. Tam bir yazarlık duyarlılığı ile alınıp sıkı bir eleştiriyi içinde barındıran bu önemli romanın kapağı ise tam anlamıyla talihsizlikten öte bir felakettir. Zira ne konuyla ne kitapla doğru dürüst bir bağı ve ilintisi yoktur.

Romanımızın kahramanı Cevri yani Kavruk tam bir maceracıdır, yetimdir, arayış içerisindedir, yaşamı, başarıyı, karnını doyurmayı, çektiği sefaletten kurtulmayı amaçlayan derin hülyaları olan duyarlı antenlere sahip bir bireydir. Kimbilir nereden kalkarak eskiden Rumların oturduğu Adapazarı´nın Sakarya ilçesinin kırk-elli evlik Serdivan köyünde define bulmak niyetiyle, kendi tabiri ile bir yalanın peşine takılarak gelir. Köyün eski adının Sarduvan olması onunda bunu pek beğenmesiyle köyü Sarduvan yapar. Olayları birinci tekil şahıs ağzından Kavruk´tan bizzat dinler, okuruz.yüzündebiryer.jpg

Halvet Ağa´nın kızı Yasemin´in olur olmaz yerde ve anda düşlerini kurar Kavruk. Ara ara ne define bulur ne altın, ne de iş, ne yemek. Ekmek kadar bir çift papuca da ihtiyacı olan Kavruk bir öğle namazında gözüne kestirdiği bir çift ayakkabıyı çalmak isterken Arpacık köyü imamı Yahya Çulluk´u karşısında bulur. Aynı imam Kavuk´u bir yıl önce kendi köyünde yine camide birinin ceketini çalmak isterken yakalamıştır. Önce nasihat veren imam neredeyse cemaatten afaroz ettiği Kavruk kaçarken arkasından “Uyuz eşşek” diye küfür eder.

Açlığa daha fazla dayanamayan Kavruk bir fırından ekmek çalmak isterken yine yakalanır. Fırın sahibinin emirleriyle çalışanlardan bir araba dayak yer. Daha yaralarını sarmadan Sarduvan´ı terk etme kararı alan Kavruk Tulum Hamis ile yolda karşılaşıp tanışır. Onu Masukiye´deki kendi evine götürür günlerce besler, yedirir, ağarlar içirir. Ve bir gece yatağına girer niyeti onunla beraber olmaktır. Kavruk kavga eder onun isteğini geri çevirir, sonraki baygınlığından yararlanır, Tulum Hamis´in uşağının verdiği üçbeş kuruşla oradan da kaçar.

Faik Baysal tam bir karikatür çizmiştir anlatısıyla. Yağmurdan kaçan Kavruk doluya tutulur. Yoluna Meram Ağa´nın lanetli karısı çıkar. Peşine takılıp evlerine gider. Ağa onu eşek yerine koyup ağır işte çalıştırarak aylarca kurumuş bostanını canlandırır, ürünlerini yetiştirir, satar, Kavruk´u oyalar da oyalar ve sonunda yaşlı, çirkin ve burnu daha önceki sevgilisi tarafından kesilmiş eşininin Kavruk´a tecavüz ettiği günün ertesinde onu parasını çaldığı iddiasıyla yani bir komplo ile Muhtar Keko´ya tutuklatır kendi kaçar, sonunda bir yerlerde Kavruk´un karşısına Hacı Üveyz olarak çıkar. Kavruk ise bu olay yüzünden gururu kırılıp toplumdan haksız yere yine dışlanır.

Kavruk´un mecaraları burada bitmez. Koloğlu´nun yanında iş bulur, karısı Hüsne rahat vermez. Koloğlu´nun vefatından sonra kendine yeni bir iş ve yer aramaya koyulur. Kahveci Dursun ile Sarduvan´da tanışır ve ahbap olur. Romana birbiri ardı sıra yeni yüzler yeni hikayeler, yeni eleştiriler, öfkeler, kızgınlıklar, gülerken düşündüren hayal kırıklıkları bir biri ardı sıra egemen olurlar. Kavruk´u hangi maceranın beklediğinden çok onun yaşamı, Sarduvan ve ahalisinin nasıl insanlar oldukları, hayatın zorlukları, insanın nasılda birbirinin kurdu olduğunun ispatı, bilgisizlik ve cehaletin, yokluğun ve açlığın insan üzerindeki ilahi gücünü, nefsine hakim olamayan insanın düşmesinin sonu ve durağı olmadığını onlarca örnekle bizi oradan oraya sürükleyerek verir yazar. Kavruk en sonunda hiç bir zaman Kavruk Efendi olamayacağını yani yazgısını kabul eder.

Sarduvan bir tek Faik Baysal´ın değil Türkiye romanının başyapıtlarından biridir. Bu denli haksızca ilgi görmemesinin nedenini yazarın etnik kökeninde, buna tahammülü olmayan tek boyutluluğu zorba ve zalimce dayatan ayrımcı hatta salt betona tapan edebiyatçılarımızın yanlışlarında aramak gerekir. Gelecekte onun değeri çok daha iyi anlaşılıp adına üniversite dahi kurulacağı öngörüsünde bulunmak kehanet sayılmamalı.

2010

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden /  Ändern )

Google Foto

Du kommentierst mit Deinem Google-Konto. Abmelden /  Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden /  Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden /  Ändern )

Verbinde mit %s

birfotoğraföyküsü

hayatta öyküsü olmayan tek bir fotoğraf yoktur!

Y Nesil Avukat

X kuşaklarıyla dolu bir dünyada Y nesli olarak hayatta kalmak

arzuberk

profesyonel, pozitif, tutkulu, hoşgörülü, farkındalığı yüksek, motive eden, ilham alan & veren

seferkatip.wordpress.com/

gelişmenin karanlık yüzü vardır ve yaratmak için yıkmak gereklidir.

MAVİ YOL

Mavi ; gökyüzü kadar sonsuz, deniz kadar huzurlu, bulut kadar özgürdür.

Fas Hakkında

Fas Hakkında genel Bilgiler

Genç İşsizler Platformu

#MezunİşsizBorçlu

Okçuluk Araştırmaları Enstitüsü

Türkiye'nin İlk Okçuluk Araştırmaları Enstitüsü | Turkey's First Archery Research Institute

yogikbeslenme

Doğanıza Uygun Yaşama Rehberi

Ulucinar

Gönülden gönüle...

ŞİİR İKİZ

BİZ BİRİZ

Farklı Bakış Açıları!

tartismaci.com olarak genellikle gündemde olan konuları farklı bir bakış açısı ile ele alır, tartışırız. Çünkü tartışmak ve sorgulamak doğru bilgiye ulaşmanın en şeffaf yollarından biridir. Buna ek olarak sadece gündem de olan konuları değil ilginç ve unutulmaya yüz tutmuş konuları da ele alırız.

VERİMLİLİK VE BAŞARI STRATEJİLERİ

Başarı Tesadüf Değildir

turuncumtrak

Truncumtrak'ın Dünyasına Hoşgeldin

Damladan, Ummana... Mustafa Murat GÜNGÖR Şiirleri

Merhaba Şiir Yürekli Dostlara/ Damladan, ummana, giden hayat yolculuğumuzda/ Şiir yağmurlarıyla ıslanmaya / hoş geldiniz, yol arkadaşlığı yapmaya ....

%d Bloggern gefällt das: