21.2 C
Hamburg
Dienstag, September 22, 2020
Start Kultur Kino Kıskanmak

Kıskanmak

Kıskanmak 2009 yılı yapımı, Nahid Sırrı Örik´in 1946 yılında yazdığı aynı isimli romandan uyarlanmış, Zeki Demirkubuz´un senaryosunu hazırlayıp yönettiği filmin konusu kıskanmak, zaman ve mekan olarak 1930´ların Zonguldak´ı seçilmiş. Şehre yeni taşınmış maden mühendisi Halit (Serhat Tutumluer), kız kardeşi Seniha (Nergis Öztürk) ve eşi Mükremin değil Mükerrem (Berrak Tüzüntaç) filmin başında yerel sosyetenin topluca yer aldıkları bir baloda bulunurlar. Şehrin zengin ailelelerinden birinin oğlu çapkınlığı ayyuka çıkmış Nüshet (veya Nüzhet)´de (Bora Cengiz) cumhuriyetin kuruluşundan çok kimi avlar ve tavlarım ilgi ve telaşıyla annesiyle dans ederken Mükerrem Hanım´a gözleri takılır. Sonrası bu filmdir işte.

Seniha´nın o ilk andan itibaren olacakları önceden gördüğünü filmin ilerleyen dakikalarında öğreniriz. Kıskandığı yengesi midir, ağabeyi mi, çevresindeki evli barklı kadınlar mı anlamak o kadar da kolay değil. Filmin en güçlü yanlarından biri görüntülerdeki şiirselliğe yakın fotoğraf benzeri görselliklerdir. En zayıf yanı ise o dönemin diline sadık kalmaya çalışılıp diyalogları eski dille yansıtılmaya başarısızca çalışılmasıdır. Neden buna ihtiyaç duyulduğu sorgulanmalıdır, zira filmin canına kıyan en önemli kırılmadır bu tarz.

Çirkinliğin güzellikten intikam alması olarak piyasaya sürülmek istenen filmde, bıyıklı ve çirkin bir kadın olan Seniha kendisinden güzel ve gösterişli olan yengesinin kaderinin ellerinde olmasının hırsı ve sevinciyle eşinin kendisini aldattığını ağabeyine daha fazla dayanamayıp söyler. Sonuç Almanların bu sıralar bizimle alay ettikleri töre ve namus cinayetlerinden biri olarak karşımıza çıkar. Halit çapkın namussuz Nüshet´i iki kurşunla tahtalı köye gönderip girer içeriye kuzu kuzu yatar. Çıkınca da ne karısını ne de başına bu işleri açan kız kardeşini bir daha görmek ister.

Kıskanmak” kıskançlık ile çirkinlik arasında haksız, garip ve çarpık bir ilişki kurmaya çalışmış. Sanki güzel ve her şeyi yerli yerinde olan insanlar kıskanç hatta kötü olamazlarmış gibi. Örneğin bir Mükerrem neredeyse zavallı, nefsine yenilen, saf, güzel ama sempatik biri gibi verilmiş. Oyuncunun yetenekleri onu böylesine olumlu bir pozisyonda verilmesine engel olamamış. Halit´in Tarık Akan´ın taklidi özgünlüğe uzak, ketum, maço sıradan bizim erkeklerden biri gibi verilmesi filmin modernliğine gölge düşüren bir başka eksiklik.

Filmde yengesinin güzelliğinden çok ağabeyinden kendi çirkinliğinin intikamını alan bir Seniha karşımıza çıkar. Zira ağabeyi kendi mutluluğuna engel olmuştur, karmaşık bir sevgisi, saygısı söz konusudur, hatta onun çirkinliğinin birinci derecede sorumlusudur. Mükerrem´in sonu ne olmuştur filmde buna dair bir şey olmaması ne fena. Seniha hem ağabeyini hem Mükerrem´i yakarak çirkinliğinin intikamını alır. Nüzhet bu arada bok yoluna gitmiş olur.

Nahid Sırrı Örik´in romanını okumamışken sıradan bir film olarak değerlendirmek daha adilce olacak. Varsa edebi bir yanı olan herhangi bir romanı sinemaya uyarlamak o kadar kolay bir çalışma değil. Hakkını vererek teslim etmek gerekirse karşımızda modern zamanın eski dilinde diretmeye çalışan pek de o kadar başarılı olduğu söylenemeyecek yerli bir film var. Gelecek ve umud vaat ediyor olması “Kıskanmak”ı kıskanmaya yetmiyor.

2010

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Fenerbahçe ile Hatayspor yenişemedi

Rizespor deplasmanında 3 puanı 87'de kurtaran Fenerbahçe, sahasında Süper Lig'in yeni ekibi Hatayspor ile 0-0 berabere kaldı. Konuk takım 73 ve 81. dakikalarda gördüğü...

Investitionen für eine digitale Verwaltung in ganz Deutschland

Bund und Länder einigen sich auf die Umsetzung der 3 Mrd. € aus dem Konjunkturpaket In einer Sondersitzung hat der IT-Planungsrat sich heute über den...

4 Ekim Hayvanları Koruma Günü Yaklaşırken

Bugün sizlere yaklaşmakta olan önemli bir günden bahsetmek istiyorum. Hayvanlara karşı duyarlı olup da böylesi bir günü bilmemek olmaz. Gerçi bazılarınız biliyor olabilir ama...

İÇİMİ TİTRETEN SES

Onu memleketimin sakıncalı yıllarında, sesine hayran olarak tanıdım, tanımama vesile olan ise nur içinde yatsın edebiyat öğretmenim, Huricihan Kadirbeyoğlu idi. Yıl 1979 İstanbul'da lise ikinci...