14 C
Hamburg
Samstag, Oktober 31, 2020
Start Home Eylül Fırtınası

Eylül Fırtınası

Eylül Fırtınası bir Atıf Yılmaz filmi, yani bir ustanın elinden çıkan, en azından onun kadar öyle usta olması gereken bir film. 1990´lı yılların sonunda çağ atlamaya koşar adım yol aldığını iddia eden Türkiye´de önüne gelenin kendince 12 Eylül ile hesaplaşma ihtiyacından yola çıkarak gerçekleştirilmiş yavan ama 12 Eylül´ü bambaşka bir boyutundan başarılı bir şekilde ele alıp işlemiş ciddi bir film.

Filmin kahramanı nasılsa filmdeki oldukça başarısız ve inandıramayan rolü ile ne Tarık Akan, ne kızı, ne eşi. Koreli lakaplı arkadaşı, Şerife Teyze ve en önemlisi ve başarılısı filmin ana kahramanı ufak ve zeki çocuk Metin.

Metin´in babası yer altına inmiş, annesi gözaltında işkencededir. Film böyle bir kurgu ile başlıyor, bu gözaltı esnasında Metin annesinin yanına acımasızca tıkılıp dedesi Tarık Akan tarafından polisten alınıp köyüne götürülür. Metin´in çocuk ruhu ve dünyası ile, anne-baba özlemi, zeki, afacan insanı bolca gözyaşına boğan iri ve büyük lafları ile o ülkede yüzbinlerce çocuğun sıradan bir örneği.

Film ne devleti, ne askeri, ne de olup bitenlerin tarihi ve siyasi yönlerini irdeliyor. Yine de yer yer ürkekçe ve kaçamakvari sorgulamaya çalıştığı anlar söz konusu, örneğin daha 18 yaşını doldurmadan, yani reşit olmamış bir çocuğun 17 yaşında iken asılmasına verilen tepki, filmin son on dakikasında dile gelen Tarık Akan´ın eşinin neden öldüğü, kızının neden işkence gördüğü gibi soruları.

Her ne kadar film yurt dışından öyle böyle mutlu ve sapasağlam geri dönmeyi beceren ve başaran birlikteliğin mutlu sonunu yansıtsa da o ülkede en azından biz dışarıdakiler Eylül Fırtınası´nın hiç bitmediğini hala sürdüğünü çok iyi biliyoruz. Türkiye´de nice Metinlerin hala varlığını, nice Metinlerin ağladığını, o yaşlarda politikleştirilip işkence gördüklerini, içeri atıldıklarını , çağdışı cezalarla yargılanıp hapis cezasına çarptırıldıklarını. Tabi küçük çocukları örgütsel ve küçük siyasi emellerine alet etmeyi erdem sanan yapıların zavallılıklarına da bu arada değinilmeli. Devlet kadar onlar da bu gelişmelerden sorumludurlar.

Bir ülke düşünün vatandaşına düşman, kendisi gibi düşünmeyen ve öyle yaşamak istemeyen herkese düşman, zamanında abilerimize, ablalarımıza düşman, yine zamanında bizlere, bugünlerde çoluk çocuklarımıza, yarın torunlarımıza düşman. Böyle bir devlet, sistem, düzen ne kadar yaşar, ayakta durur, varlığını devam ettirebilir? Sahi ilelebet mi?

12 Eylül beyinleri yok etti, devlet terörünü ayyuka çıkardı, korku cumhuriyetini terör cumhuriyetine çevirdi, vatandaşını daha aptal, korkak, cahil ve en önemlisi sahtekar dindar etti. Şimdilerde en azından o kesim uyandı, gözlerini açtı, bu cumhuriyetin kendi cumhuriyetleri olmadığını görüp kavradılar. Solcular henüz o seviye ve güçten yoksunlar. Varsa yoksa bir de azınlıklar var oralarda bilinen anlamıyla muhalif olan.

Yeni Türkiye´nin kuruluşu Eylül Fırtınası´nı dinderecektir, Türkiye´ye özgürlük ve demokrasi getirecek, askerin zulmüne ve her türden uşak politikacıların kişiliksiz ve ruhsuz işlevine son verecektir. O günlere doğru koşuyor bu ülke. Eylül Fırtınası´nda politik bir mesaj yok, mahvedilen bir ailenin sıradan görüntüleri ve yansıması var, ustaca ve akıllıca verilip gösterilen. Ama yetmez, yaşananlar, katlanılanlar, çekilen cefalar, çileler, yıkılan ocaklar, dumanı tütmeyen evlerin, öksüz bırakılan çocukların sayıları katbekat fazladır. Latin Amerika´da benzeri süreçten sonra bu darbecileri yargılayıp tarihin çöplüğüne gönderen halklar, o dönemin direnen çocuklarını bugün önder, lider, başkan yapıyor. Biz de olup bitenler ise hala utanmazca süregelen bir şakşakçılık, hazırolda duruş ancak kişiliği ve özü alınmış, mazluma yiğit, güçlüye köle kişiliksizleştirmeler ile açıklanabilir. Eylül Fırtınası buna kafa yorup, Tarık Akan gibi filmin ancak sonunda aynı zamanda yaşamının sonlarında sorup anlayabileceği arayışlara yönelme ihtiyacı duyması gerekenlere belki bir başlangıç olabilir.

2010

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Erste Sitzung der Stiftung Preußischer Kulturbesitz (SPK) – Reformkommission

Unter dem Vorsitz von Kulturstaatsministerin Monika Grütters hat sich gestern in Berlin die Reformkommission zur Stiftung Preußischer Kulturbesitz (SPK) zu ihrer ersten Sitzung getroffen....

Fenerbahçe’nin Brezilyalı futbolcusu Luiz Gustavo: „Yolumuz uzun“

Fenerbahçe'nin Brezilyalı futbolcusu Luiz Gustavo, önlerinde uzun bir sezon olduğunu söyledi. Samandıra Can Bartu Tesisleri'nde düzenlenen basın toplantısında soruları yanıtlayan Gustavo, sözlerine 29 Ekim Cumhuriyet...

Besinnliche Bescherung mit weihnachtlichen Briefmarken und Packsets

Ab dem 2. November erscheinen gleich zwei neue Briefmarken mit weihnachtlichen Motiven. Ab 1. November erhalten Kunden zudem die diesjährigen Wintereditionen der DHL-Packsets und...

İstiklal Marşı’nın kabulünün 100’üncü yılı anısına kısa film yarışması

Sebilürreşad Derneği tarafından İstiklal Marşı'nın kabulünün 100'üncü yılı anısına "Uluslararası İstiklal Kısa Film Yarışması" düzenlendi. Sebilürreşad Derneğinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Kültür ve Turizm...