10.2 C
Hamburg
Dienstag, September 29, 2020
Start Home Prof. Norman Paech ile Söyleşi

Prof. Norman Paech ile Söyleşi

Sayın Profosör Norman Paech Türkiye Başbakanı Erdoğan Amed´de „Kürt sorunu benim sorunumdur“ dedi. Bunun akabinde PKK gerillaları bir aylık pasif savunma sürecine girdi. Bunlarla beraber olarak siz son gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Genel durumu ben birbiriyle çelişkili görüyorum. Tarafların yaptığı çağrılara rağmen ben genel durumda bir düzelme göremiyorum. İnsan haklarına uygun bir biçimde sorunun çözülmesini isteyen bir istek mevcut. Tabi bu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi baskısı veya batılı hükümetlerin baskısı sonucu da olsa acilen çözülmesi gerektiği noktasında kendisini dayatıyor. Ama Kürtlere karşı sürekli bir askeri hareketlilik gözlemleniyor. Kürtlere yaklaşımda köklü bir iyileşmeden bahsedemeyiz. Bu yılın şubat ayında hazırladığımız ve gazetenizde de yayınlanan raporda yazdıklarımızın hemen hepsi hala aktüel. Henüz bir değişiklik genel durumda söz konusu değil. Başbakan Diyarbakır’da söylediklerinin arkasında ise, ilk yapacağı iş Kürdistan’da devam eden askeri operasyonları derhal durdurmalı.

Norman Paech1.jpg

Kürt sorunu sizce nasıl çözümlenir? Bunda EU´nun ne gibi bir rolü olabilir?

Ben her zaman Türkiye´nin Avrupa Birliği´ne girmesi taraftarı oldum ve bunu savundum. CDU´nun ve bazı SPD´lilerin karşı çıkmalarına rağmen. Ben buna taraftarım, çünkü Türkiye´nin alınmasi demek Kürt sorunun çözülmesine en uygun olanağı ortaya çıkartır. NATO bugüne kadar bu sorunu önemsemedi, EU aynı yanlışı yapmamalı. Almanya´nın ve Avrupa Birliği´nin dış politikası bunda çok önemli rol oynamalı. Kürtlerin bir tek kimliği değil varlık hakları garanti altına alınmak zorundadır. Kürtlerin vatandaşlık ve sosyal hakları bir tek garanti altına alınmamalı, Avrupa standartlarına getirtilmelidir.

Sayın Profesör Paech nedir rüyanız? Muhalefete geldikten sonra ilk önce neyi gerçekleştirmeyi planlıyorsunuz?

Birincisi ben bir insan ve halklar hakları savunucusuyum, bu anlamda kendimi dış politikaya ve savunma politikalarına adayacağım. İlk defa kurulacak bir örgütlülük ile Alman meclisinden, Alman hükümetinden ve ABD´den bütün atom kuruluşlarını çekmelerini, yok etmelerini isteyeceğim. Bu iş bütün nükleer kuruluş ve işletmelerin kaldırılmasına kadar devam edecek. İkincisi Alman birliklerinin Afganistan´dan hemen çekilmesi için uğraşacağım. Bu konuda Savunma Bakanı Struck ile aynı düşüncedeyim: Bizim oradaki katılım ve desteğimiz terör tehlikesinin buralara sıçramasını arttırır. Ayrıca teröre karşı verilen mücadele askeri yöntemlerle kazanılamaz. Bu her zaman siyasi yöntemlerle olmuştur. Almanya´nın izleyeceği dış politikada askerlerin savaşa gitmesi ve katılmasına yer yok. Bunun yanısıra Türkiye´nin Avrupa Birliği´ne alınmasını desteklemeye devam edeceğim. Tabi bunda Kürtlerin hakları ve Kürt sorunun çözümüne ilişkin beklentiler ve talepler ana noktada olacak.

100_0986.jpg

Kimlerle koalisyon yapmayacaksınız? Neden?

Yukarıda belirttiğim noktaları savunan bütün partilerle anlaşırız da, koalisyon da yaparız.

Sayın Profesör neden bir çok Alman politikacısı Kürt sorunundan korkuyorlar? Değil bu konuda konuşmak, düşüncelerini belirtmek, Kürt lafını ağızlarına almaya korkuyorlar. Nereden geliyor bu, Türkiye´nin baskısı mı, Alman hükümetinin mi, yoksa Almanların geçmişiyle mi ilgili bu? Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bunu ancak suçluluk duygusu, dahası vicdan azabı duymak ile açıklayabiliriz. NATO yüzünden, Türkiye yüzünden, bunlara karşı bir pozisyonda durmamak için konuşmuyorlar. Yoksa hepsi de biliyor olup bitenleri, oralarda neler olup bittiğini. Türkiye´nin konumu ve coğrafyasına, bulunduğu noktaya daha çok önem veriyorlar. Bir yandan yeni GUS devletleri, Körfez ülkelerine olan yakınlık bunda önemli rol oynuyor. Bütün Alman politikacıları da biliyor Kürdistan da neler olup bitiyor. Görmezden geliyorlar, çünkü Türkiye´nin resmi politikasına karşı gelmek istemiyorlar. Bu sorunla ilgili bir konfrontasyon, tartışma yaşamak istemiyorlar. Bunun daha beterini örneğin bir Filistin sorununda gördük. Bu konuda politikacıların daha da çok korkusu vardı. İsrail´e ve uyguladığı politikalara kimse sesini çıkartmadı, görmezden geldi.

Sayın Profesör Norman Paech son olarak Kürt halkına vereceğiniz bir mesajınız var mı, Kürtlere ne söyleyeceksiniz?

Onlara vereceğim mesaj haklarını arama noktasında siyasi ve barışçı mücadelelerine Türkiye´de son vermemeleri. Tabi bu müccadele diasporada da, yurtdışında da sürmeli. Her türlü yenilgiye ragmen haklarını sonuna kadar savunmalılar. Buradaki politik partilere Türkiye´nin politikalarını uygulamaları için izin vermemelidirler. Buna meydan bırakmamak için onlarda burada politika yapmalı ve bura politikasının içinde olmalıdırlar. Ben de Federal Parlamentoda Kürt halkının haklı mücadelesinin yanında ve bir savunucusu olma çabasi içinde olacağım.

Sayın Profesör teşekkürler.

15.09.2005

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

İngiltere’de sanatçılardan hükümete „mültecilerin aile birleşimlerinin kolaylaştırılması“ çağrısı

İngiltere'de sanatçılar, ülkedeki mevcut yasal düzenlemelerin çocuk mültecilerin aileleriyle kavuşmalarını engellediğine dikkati çekerek, hükümete, "mültecilerin aile birleşimlerinin sağlanması için güvenli ve yasal yollar oluşturulması"...

Nach 36 Jahren bei Daimler: Stefan Buchner verabschiedet sich in den Ruhestand

Verabschiedung von Stefan Buchner: Nach 36 Jahren in verschiedensten Führungsfunktionen im Daimler Konzern geht das heutige Vorstandsmitglied der Daimler Truck AG und Leiter Mercedes-Benz...

Atakaş Hatayspor, kanat oyuncusu Babajide David Akintola’yı kiraladı

Süper Lig ekiplerinden Atakaş Hatayspor, transfer çalışmaları kapsamında kanat oyuncusu Babajide David Akintola ile anlaştı. Kulüpten yapılan açıklamada, Danimarka Süper Lig ekiplerinden FC Midtjylland'den kiralanan...

Kommission genehmigt genetisch veränderte Sojabohne für Lebens- und Futtermittel

Die Europäische Kommission hat Montag nach gründlicher Prüfung eine gentechnisch veränderte Sojabohne für die Verwendung in Lebens- und Futtermitteln genehmigt. Die Genehmigung umfasst nicht...