8.9 C
Hamburg
Samstag, September 26, 2020
Start Home Kimin Yazarı Olmak

Kimin Yazarı Olmak

Yazarlar hayal aleminde yaşarlar. Normali budur. Ne kadar bu boyuttan uzaklaşırlarsa o kadar kahramanlarla, kurguyla, anlatılacaklarla haşır neşir, yoğun derinliklerle meşguller demektir. Yer yer değil sıkça gündem, herkesin ilgilendiği konular, magazin haberler, iki günde bir değişen manşetler, galipler, zaferler, küme atlayanlar, düşenler, yıldızı parlayanlar, aramızdan ayrılanlar gibi detaylardan bihaberdirler. Bunun kendine hayranlıkla, megolomanyaklıkla, ben merkezcilikle zerre kadar ilgisi yoktur. İlgi alanının, yaşam sevinci ve karmaşık algı, aidiyet, estetik ile doğrudan bağı vardır. O yüzden yazarların suçlanmaya değil anlaşılmaya ihtiyaçları vardır. Siyasi ve felsefi anlayış olarak az sayıda da olsa toplumsal gerçekçi yazarların ve ürünlerin varlığı bu ezici genel geçer işleyişi sadece tasdikler.

Politikacısından gazetecisine, futbolcusundan işadamına hatta bazı günler kimi sokakta görsem, arada bir fırça yesem de laf atar, kıl olurum. Yazdıklarımı beğenmemiştir, eleştirir. Hangi eserimi okudun, hangi yapıtımdan söz ediyorsun diye sorar bilmek isterim, laf yok. Burnumun dibine kadar gelmiş, tek bir yapıtımı okumamış, bana utanmadan edebiyat yapıyor. Bu aslında genelin tavrı. Onları ciddiye alanın soluğu tez kesilir. O yüzden dalgamı geçerim. Bilirim tek kişilik alaydır benimkisi ama yine de keyifle tadını çıkartırım. Yazarın kendi doğruları vardır, bildiği bir yol, inandığı bir çizgi. Kendisinden başka hiçbir şey, hiç kimse onu istikâmetinden, girdiği yoldan, doğruları ve prensiplerinden döndüremez, vazgeçirtemez. Bu yüzden her ne kadar yazarlar başkaları okusun diye yazsalar da, aslında sadece kendileri için yazarlar. Kendi egolarını tatmin etmek için.

Ülkenin çalkantılı günlerinde her kafadan bir ses çıkarken yellozlar senin de bağırtını işitmek isterler. Olum bak git demek bir anlam ifade etmez. Onlarla slogan at, ağzından tükürükler saçarak linç edebileceğin insan ara, gerekirse kurşun ama bol bol da palavra sık, birlikte eşlik et, cadı avına katıl isterler. Türkler Ermenileri kesmedi, Kürtlere de zulüm etmedi, demeni beklerler. Tersini değil söylemek, düşünmek bile izolasyonu gerektirir. Mantıklarının ırzına geçilmiş genç nesiller yetiştiren bir ülkeye, devlet adamlarına sadece acınır. Akla keserin de sapının da döneceği varsayımını getirir. Demek ki birileri bu insanlara gerçeği söylemediği gibi, görmelerine sürekli engel olmuşlar. Demek ki yazarlar yeteri kadar yazarlık yapmamışlar. Yazarın sorumluluklarının en başında gelen gerçeğe sadık kalmak ve hangi koşullar altında olunursa olunsun, bedeli ne olursa olsun halka gerçeği söylemek, bunlar için bir anlam ifade etmemiş. Yukarıdan uygulanan politika başarısını ispatlayıp tek kalıpta beyinlerin üremesiyle standart hemşeri yetiştirmiş, ister medyayla, ister kirli beyaz propagandayla, ister satılmış kalemlerle ne derseniz buyurun seçin.

Bu anlamda halka bakıp yazarın mı kim olduğu sorgulanmalı, yoksa yazarına bakıp nasıl bir milletle muhatap olunduğu mu tartışılmalı, sorgulanmalı. Hep devlet, resmi kültür ve sanat anlayışı, hükümetlerin başarısız taklitçi ne idüğü belirsiz program ve politikaları mı? Herkesin sosyal, herkesin devletçi, ya da devlet düşmanı, herkesin yandaş ya da karşıt, taraf, politize olduğu bir toplumda edebiyat yapmak demek, sanatla uğraşmak demek intihardan başka nedir? Sanatsal yalnızlıklara, artık güzellik kaygısından uzaklaşmışlıklara davet değil de nedir? Ama tarihi de genelde Don Kişotlar yapmıyor mu?

Ben yokum, ben sizin istediğiniz gibi bir yazar değilim, ben sizin yazarınız değilim demek gerek. Karşılığı ne olursa olsun. Varsın satın almasınlar kitaplarımı. Bedeli nasıl şekillenirse şekillensin, nasıl yazara geri dönerse dönsün. Yazarın kavgası her şeyden önce cehalete karşıdır, iktidarda ya da ana muhalefette kim olursa olsun fark etmez. Zulme karşıdır yazar, kine, nefrete, öfkeye karşıdır. Haklı dahi olunsa. Bu böyle biline.

12.03.2014

Vorheriger ArtikelProf. Norman Paech ile Söyleşi
Nächster ArtikelEylül Fırtınası

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Commerzbank macht Klimarisiken im Portfolio transparent und vergleichbar – wichtiger Schritt auf dem Weg zu einer nachhaltigeren Bank

Die Commerzbank gehört seit Anfang September 2020 zu den offiziellen Unterstützern der Task Force on Climate-related Financial Disclosures (TCFD). „Wir machen die Risiken und...

„Saraydan Kız Kaçırma“ operası festivalde sahnelenecek

Koreografisine balet Tan Sağtürk'ün imza attığı eser, İstanbul Arkeoloji Müzeleri bahçesinde izlenebilecek Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü bünyesinde düzenlenen...

Umweltinnovationsprogramm: Weniger Papierverbrauch durch leichtes Verpackungsmaterial aus Altpapier

Bundesumweltministerium fördert Papierfabrik Palm aus Aalen mit rund 6,1 Millionen Euro Das Bundesumweltministerium unterstützt die Papierfabrik Palm GmbH bei der Investition in eine neue umweltfreundliche...

Koç Holding CEO’su Çakıroğlu, „CEO Eylem Grubu“nda Türkiye’yi temsil ediyor

Dünya Ekonomik Forumu, Avrupa Komisyonu’yla yakın çalışmak üzere “Yeşil Mutabakat” kapsamında küresel 30 şirketin üye olduğu bir CEO Eylem Grubu oluşturdu. Koç Holding CEO'su...