27.1 C
Hamburg
Mittwoch, Juni 16, 2021
StartBücherDostoyevski: Suç ve Ceza

Dostoyevski: Suç ve Ceza

Kahramanımız genç bir üniversitelidir, dahası parasızlıktan hukuk öğretimine devam edip okuyamayan, dönemin benzer tipolojisini bütün boyutları ile kendinde barındıran Raskolnikov´dur, bir tek üniversiteden arkadaşı Razumikin ona Rodya der. Rodya fakirdir, açtır, işsizdir, cebi deliktir. Son kişisel değerli eşyasını da yaşlı faizci, rehineci kadına verdiğinde onu ortadan kaldırmanın hesaplarıyla kıvranıp durur hem de daha romanın başlarında. Ve fazla sürmez bu hayvansı ihtiyacını ilk bölümlerde yerine getirir. Yaşamını devam ettirebilmesi için gasp etmek, kendinden zayıfı ezmek, ekmeğini elinden almak, sanki doğal bir haktır. Galiba bu bir doğa kavgası, insanın ruhuna çocukluğunda yerleşen çevrenin verdiği kaçınılmaz bir güdü olsa gerek. Hemen her toplumda ve zamanda olan bir güdü.

Annesinden mektup alır Raskolnikov, kızkardeşi Dunya evlenecektir. Bu olay kafasına uzun zamandır yerleştirmiş olduğu cinayet planını gerçekleştirme sürecini hızlandırır. Zira onun fakirlikten dolayı evlenmesini istememektedir. Tam modern korku filmlerinde olacak şekilde elinde balta vahşice tefeci kadının kafasını odun yarar gibi ikiye ayırır, yetmez bir tesadüf sonucu orada bulunan yaşlı geçimsiz kadın Alyona Ivanovna´nın yanında çalışan kız kardeşi Lizaveta´yı da getirdiği balta ile öldürür. Şansı yaver gider yakalanmaz, oldukça heyecan verici dahası sürükleyici bir tempoda roman başlar. Ve yukarıda adı geçen güdünün alternatifi fazla sürmez kendisini belli eder. Raskolnikov vicdan azabından kurtulamaz. Yaptığının yanlışlığının verdiği içsel hesaplar onu yataklara düşürür, hastalıklı hali sürekli devam eder. Dostları gelir, annesi, kız kardeşi gelir, onun deli hali ha bire sürer. İlginçten öte düşündürücüdür çaldığı paraları tanımadığı halde, kendisinden daha da muhtaç birileri ile paylaşması.

Raskolnikov´un iç hesaplaşmaları, dışarıya arzuladığı yanıt ve tepkiler vermeyen açık itirafları, onun deli ruh hali tüm roman boyunca devam eder. İlk itirafını artık sağlam sinirleri kalmaz, sevdiği Sonya´ya yapar. Polis katilin o olduğunu yakın zamanda anlar, ama onu vicdanı ile hesaplaşmaya iterler, yakalayıp cezasını vermek yerine. İnsanın ister istemez öyle bir polisin gerçek hayatta olup olmayacağını sorası geliyor. Dayanamamayan perişan öğrenci daha da perişan olmamak için suçunu itiraf eder ceza alıp Sibirya´ya düşer, kiminle evleneceği belli olmayan Dunya, Razmukin ile dünya evine girer. Sonya hergün Raskolnikov´u ziyarete gelir. Mahkumiyete bak diye okurun aklı karışır, eskiden demek ki cezalar bile başkadır.

Amaca ulaşmak için her yol mübahtan öte güçlünün zayıfı her daim ezdiği, o yüzden modern insanın bencillikten çok, zayıfı, mazlumu, düşmüş insanı koruyup kollaması gerektiğini çağrıştıran tüm zamanların okunması gereken en ciddi ve önemli bir klasiği olan Suç ve Ceza, toplumsal eleştirileri derinliğine içinde barındırır. Galiba okuyucunun sınıfına, ruh haline, eğitimine, geldiği koşullara bağlı olarak isteyenen istediği gibi algılayıp yorumlayabileceği pek yanlı ilk baskısını 1866´da yapmıs çağdaş ve kalıcı, ölümsüz bir eserdir. Büyük bir yazarın, Dostoyevski´nin güçlü ve sihirli kaleminin ispatıdır bu roman.

Kapak ararken nette dikkat çeken onlarca Suç ve Ceza´nın olduğu, bu romanı basmamış olan acaba bir yayınevinin kalıp kalmadığı, yine acaba bu yayınevlerinin birilerine telif hakkı verip vermediğini insanın sorası geliyor. Çocukluk yıllarımda iki ciltlik olan bu dev eserin tek ciltte toplanıp neredeyse 200 sayfası eksik hali ile, ki dört farklı Almanca baskısında sayfa sayıları 700 ile 770 arasında değişiyor (okuduğum yayınevininki 440 sayfa idi), piyasada iğdiş edilmiş haliyle dolaşması bende korsanların Alyona Ivanovna gibi fırsatçı ve ne kadar da acımasız insanlar oldukları hissini güçlendirdi. Eminim birgün onların da bir Rodya´sı çıkacaktır ortaya.

22.07.2010

Anzeigen

-Advertisment -spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img
spot_img

Most Popular