12 C
Hamburg
Mittwoch, Oktober 21, 2020
Start Kultur Kino Pandora’nın Kutusu

Pandora’nın Kutusu

23 Ocak 2009´da vizyona giren Pandora’nın Kutusu Yeşim Ustaoğlu´nun ciddi ve usta bir eseri. Senaryoyu Yeşim Ustaoğlu ile Sema Kaygusuz yazmışlar. Film Türkiye, Fransa, Belçika, Almanya yapımı. Son yıllarda yaşlılığı, yaşlılıktaki unutkanlığı, yaşlılarla çocukların ilişkisini, insanın yalnızlığını, iletişimsizliği, ailevi sorunların insanın yakasını bir ömür boyu bırakmayacağını bu denli edebi bir dille sinemaya aktaran şimdilik daha iyi bir film olduğunu sanmıyorum.

İstanbul´da yaşayan Nesrin (Derya Alabora) , Güzin (Övül Avkıran) ve Mehmet (Osman Sonant) kardeşler memleketten gelen bir haberle bir araya gelirler. Yıllardır bir başına Karadeniz´in dağ köylerinden birinde yalnız yaşayan anneleri Nusret Hanım (Tsilla Chelton)´dan haber alınamamaktadır. Baba yıllar önce evi terk edip gitmiştir. Kayıp annelerini bulmak için yola beraber çıkan kardeşlerin yaptığı yolculuk bir nevi Pandora´nın Kutusu´nun açılmasıdır. Açılan kutudan ortaya saçılanlar sinemanın dili, gücü, kişilikli bir anlatımdır. Masaya yatırılıp perdeye dökülenler bir tek birbirleriyle olan sorunları değil, bireyin kendi kendisiylede sürdürdüğü çatışmalar, arayışlarına bulamadıkları yanıtlar, derin özlemler, geçmiş, sevgi ve korku bağları şiirsel bir dille ele alınan sorunlardır.

Nihayetinde bulunup İstanbul´a getirilen yaşlı anneyi anlayan, onun yaşlılıkta unutkanlık hastalığına ilaç olan torunu Murat (Onur Ünsal) olur. İkiside yapayalnızdırlar, ağır ve derin bunalımların bireyleridirler, ailenin diğer üyelerine yabancılaşmışlardır, gerçi onlar da birbirlerine ve kendilerine karşı yabancılaşmışlardır haberleri yoktur bundan. Aile bireylerinin çevresiyle muhabbetleri mutsuzluklarının ana kaynağıdır aslında. Film modern toplumun bireyi ve aileyi nereye getirdiğine çarpık bir örnek sunar. Bir denklemden yola çıkarsak eğer gelecekte aile olmayacaktır, olacaksada birbirlerine yabancı, habersiz, kopuk ve mutsuz insanların barındığı toplumsal ve hatta tarihi bir yapı olarak kalacaktır, ki bu söylem derin karamsarlıklar ve insanı inkar kokar.

Pandora’nın Kutusu modern insanın olağan günlük yaşamından başarılı ve ustaca beyazperdeye yansıtılan küçük bir görsel tatdır. Türkiye sinemasının son dönemdeki en kişilikli, yaratıcı ve hümanist sanatçısı Yeşim Ustaoğlu´nu kutlamak gerek.

2010

 

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Sivas’ta mor patates ve şeker pancarı hasadı yapıldı

Sivas'ta mor patates ve şeker pancarı hasadı gerçekleştirildi. Valilikten yapılan açıklamaya göre, Vali Salih Ayhan, Hafik ilçesi Göydün köyünde düzenlenen mor patates hasat programına katıldı....

DSÖ’den Kovid-19 uyarısı: Gelecek birkaç ay zorlu geçecek

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, kuzey yarımküre kışa girerken, özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakalarının...

„Yüzme Bilmeyen Kalmasın“ projesiyle Artvin’de 1000 öğrenci yüzme öğreniyor

Gençlik ve Spor Bakanlığınca hayata geçirilen "Yüzme Bilmeyen Kalmasın" projesi kapsamında, Artvin'de 1000 öğrenciye yüzme eğitimi veriliyor. Proje kapsamında Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünce Yarı...

Auftaktveranstaltung der Fachkonferenz Teilgebiete schafft keine Grundlage für wissenschaftliche Debatte und ernstgemeinte Beteiligung

Angesichts der am vergangenen Wochenende durch das vom Bundesamt für die Sicherheit der nuklearen Entsorgung (BASE) veranstalteten Auftaktveranstaltung der Fachkonferenz Teilgebiete in Form eines...