8.4 C
Hamburg
Dienstag, Oktober 27, 2020
Start Home Yaralı Kartal

Yaralı Kartal

Deli Ahmet padişahın af ilan eden fermanı ile İzmir dağlarında yaptığı eşkiyalığı bırakarak düze inip kendisini evine, ailesine ve toprağına veren eski bir eşkiya reisidir. Köylüden alınan ağır toprak vergisine karşı çıkıp bunun köylünün hakkı olduğunu söyleyerek idareye henüz başkaldırmasa da ağaların bu davranışıyla dikkatlerini üzerine çeken biridir. Kara Mahmut ise daha önce Deli Ahmet´in yanında eşkiyalık yapmış, tecavüzcü, ağaların adamı af ilanından bir süre sonra yeniden dağa çıkma kararı almış zalim biridir. Ağaların dolduruşu ile Kara Mahmut çoktan planını hazırlamıştır. Deli Ahmet ile kendisinin dağa çıkmaması konusunda tartışıp kavgalı ayrıldıktan sonra Deli Ahmet´in karısını, çocuğunu döverek kaçırır ve sonra kadına tecavüz eder. Deli Ahmet´in karısı hemen akabinde kendisini asar. Kara Mahmut´tan intikam almak isteyen Deli Ahmet, kurulan bir tuzakta arkadan kalleş bir kurşunla vurulur, ama atından düşmez, ve at Deli Ahmet´i kaçırır.

Deli Ahmet´in sonu ne olur bilinmez ama yanında onunla daha önce eşkiyalık yapmış olan Çolak (Danyal Topatan) Deli Ahmet´in çocuklarını Kara Mahmut bir şeyler yapar diye kaçırıp saklar. Ve yetişkin insanlar olarak üç kardeş Hüseyin, Ali, Ömer yıllar sonra yine Çolak´la geri dönerler. Hedefleri Kara´yı bulup hesap sormaktır. Yılmaz Güney bu kardeşlerden biri olarak nihayet birden karşımıza çıkar. Ve Kara Mahmut´un adamlarını haklamaya başlarlar. Kara Mahmut gelişmeleri duyar ve kendince tedbirlerini almaya başlar. Çözümü bir süre dağa çıkıp ortalıktan kaybolmakta bulur.

 

Bu arada yöreye bir binbaşı gelmektedir. Gelirken kızı ile söyleşmesinden memleketin işgal altında olduğunu ögreniyoruz. Kızı Türkan babasını hala bu koşullar altında eşkiya avında olup padişaha hizmet etmesinden dolayı eleştirmektedir, oysa baba İzmir´i işgal edip Eskişehir´e doğru yönelen düşmanlara yönelmelidir kızına göre. Tam o esnada atıyla koşup kendilerine yol göstermek için geldiğini iddia eden Çoban Ali´yi yani Yılmaz Güney´i görürüz. Tahmin edilebileceği gibi binbaşının konvoyu Kara Mahmut´un pususuna düşer. Bu arada filmin siyah beyazlığına, olur olmaz yerdeki koyu ve karanlık sahnelere, ilgisi olmayan sahnelerin yanlış kesildiğine, ilgisiz alakasız askeri zafer marşlarının çalışına tanık oluruz. Çolak´ın ve Ali´nin diğer iki kardeşinin de birden ortaya çıkıp Kara Mahmut´a saldırmalarıyla tuzak savuşturulur ve saldırganlar kaçarlar. Ali ile binbaşının kızı Türkan arasında bir ateş kıvılcımı çakar, aşık olurlar.

Geçerken değinmek gerek, eldeki kaynaklar Yılmaz Güney´in Yaralı Kartal´ı 1965 yılında yaptığını yazıyor ama çekimi yapılan bu filmle beraber Güney´in aynı yıl içerisinde başka 20 film daha yaptığını yazıyor. Filmin içeriği ve gidişatı tabi ki bu enflasyondan payını bolca almış. Bu arada Kara Mahmut´un adamlarını tek tek ortadan kaldıran Çolak, Ali ve kardeşlerinin sürekli takibinden kaçan kötü adam, binbaşının gelip yerleştiği evin kapısını çalar. Kara Mahmut adamlarıyla binbaşıya gelir. Kızına göz koyar, binbaşıya ertesi gün yöreyi terk etmesi için mühlet verir. Yüreğinin sesine kualk veren Ali gece binbaşının evine gidip cama taş atarak sevdiğini Türkan´ı dışarı çağırır. Kendisine buralardan gitmesi için yalvarır ve ertesi gün buluşma sözü alarak Ali evden ayrılır.

Ertesi gün Ali ile buluşan Türkan aşklarından önce düşmanın vatandan kovulması gerektiği üzerine öğretici bir nutuk atar. Birden nasıl ve neden olduğu yanıtsız zaptiyeler Ali´nin kardeşlerini Çolak ile birlikte ateşe tutarlar. Ali birden ortaya çıkıp ateş atmama kararı alan kardeşlere ateş ederek destek olur. Zaptiyelerden ateşi kesmesini isteyen binbaşı gelip teslim olmalarını ister. Kardeşlerden Ömer´in reddini duyan binbaşı devriyelerin yanına dönerken haince Kara´nın adamları tarafından sırtından kurşunlanarak öldürülür. Cinayet Deli Ahmet´in çocuklarının üzerine kalır.

Finalde Ali Kara´yı beş defa ateş ederek öldürür ve ailesinin intikamını alır. Kafası ve filmi karışık bir Yılmaz Güney izlediğimiz. Sırf onun hatırına izlenmesi gereken ve hemen unutulması gereken bir filmdir. Filmin afişinin de filmle bir ilgisi olduğunu sanmıyorum. Ya Yaralı Kartal diye Güney´in başka bir filmi var, ya bu filmin afişi başka.

2010

 

Vorheriger ArtikelAhmet Altan: Liebe in Rebellionstagen
Nächster ArtikelBizim Buralar

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Vor 70 Jahren kaufte Daimler-Benz den Unimog

Am 27. Oktober jährt sich der Jahrestag der Übernahme des Unimog durch die Daimler-Benz AG zum 70sten Mal. Dieses Datum ist somit die Geburtsstunde...

Samsun´da palamut tezgahlarda 15-20 liradan satılıyor

Karadeniz'de sezonu sona ermek üzere olan palamut tezgahlarda 15-20 liradan satılıyor. Karadeniz'de bu sezon bol miktarda avlanan ve yerini hamsi ve çinekopa bırakmaya hazırlanan palamut,...

DHL Global Forwarding mit vier Gold Stevie Awards für Frauen in der Wirtschaft ausgezeichnet

DHL Global Forwarding ist weltweit der erste Logistikdienstleister, der eine so hohe Anzahl an Auszeichnungen in einem einzigen Jahr erhalten hat. Die Initiative "Women at...

Muğla’da tedavileri tamamlanan yeşil deniz kaplumbağaları denizle buluştu

Muğla'nın Ortaca ilçesindeki Deniz Kaplumbağaları Araştırma, Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi'nde (DEKAMER) tedavileri tamamlanan 3 deniz kaplumbağası ile yuvadan yeni çıkan 8 yavru, İztuzu Sahili'nden...