7.5 C
Hamburg
Samstag, September 26, 2020
Start Home Cesur Yürek „Braveheart“

Cesur Yürek „Braveheart“

13. yüzyılda İngiliz Kralı Edward I. (Patrick McGoohan) ülkenin ve idarecilerinin genel durumundan yararlanarak İskoçya’yı işgal eder. Direnenlerin bir kısmını konuşup görüşmek bahanesiyle bir tuzağa düşüren İngilizler bunları bir ağılda asarlar. Küçük William Wallace’ın babası ve ağabeyi asılan komşularının intikamını almak ve ülkelerinin savunması için çarpışmaya giderler. Ve hemen öldürülmüş halleri ile geri dönerler. Cenazeleri defnedilirken komşu kızı küçük Murron ona topraktan kopardığı bir devedikeni çiçeği verir. Tören sona erdikten sonra gelen amcası önce Hristiyan törenleriyle gömülmeyen cenazeleri çıkarır gece gizlice dini vecibelerini yerine getirdikten sonra yeniden gömer ve Wallace´i yurtdışında yanına alır, yetiştirir, savaş, dil ve başka kültürleri öğretir.

Yıllar sonra sessiz sakin bir yaşam sürmek amacıyla ata yurduna geri dönen Wallace´ı (Mel Gibson) kötü bir sürpriz beklemektedir. İskoçya İngilizlerin baskısı ve zulmü altında yönetilmekle kalmayıp bir de İngiliz soylularına evlenen her kızla ilk geceyi geçirme hakkı yasası çıkarılır (prima nocta yada promae noctis). Ama onun ne krala ne İngilizlere karşı koyma gibi bir düşüncesi vardır. Ülkesinin işgal altında olduğu filan da onu pek ilgilendirmemektedir. Bir düğünde Murron´u (Catherine McCormack ) yeniden görüp aşık olan Wallace ona çocukken verdiği ve yıllarca sakladığı devedikenini gösterir. Muron´un kalbini çalmıştır artık, olur olmaz yerde birlikte olup, büyük bir aşk yaşarlar. Kralın yasası ilk gece muhabbeti yüzünden gizlice beraber olurlar. Dahası gizlice dini nikah yaparlar.

Küçük yerleşim yerinde birgün İngiliz askerleri Murron´a tecavüze yeltenirler, Wallace askerlere saldırarak büyüyü bozar, sevdiğini bir ata bindirerek oradan uzaklaştırır. Kendisi ile her zaman buluştukları yerde görüşmek üzere ayrılır. Buluşma yerine Murron gelmez, dahası gelemez. Zira yörenin şerifi herkesin önünde Murron´un boğazını barbarca keser ve öldürür. Ve böylece büyük bir isyanın başlamasına neden olan kıvılcım çakılmış olur. Wallace olay daha soğumadan kasabayı yörede sanki bu anı bekliyorlarmış gibi savaş tecrübesi olan konu komşu, yerlilerle basar ve Murron´u öldüren şerifin boğazını çabucak kesip garnizonu ateşe verir. Bir yangın büyümeye başlar. İngilizleri İskoçya´dan kovma savaşı resmen başlar. En yakın İngiliz üssündeki askerlerin olayı duyunca üzerlerine geleceğini önceden hesaplayan İskoçyalılar Wallace´ın önderliğinde kaleye hileyle girer burayı da yakıp yıkarlar. Bir bağımsızlık savaşı geriye dönülmez bir biçimde başlamış, halkta buna katılımı ile destek vermiştir.

1995 yapımı film tam bir özgürlük destanıdır, içinde aşkın olmadığı özgürlük destanı olmaza bir ispattır. Mel Gibson hem para yatırmış, yönetmiş hem oynamış, film birçok ödül almasının yanı sıra sinema tarihine geçen bir çok yanı ile de meşhur. Alışılmışın dışındaki gerçekçi ve şiddet dolu savaş sahnelerinden, eşsiz ve zengin müziğine, aşk, duygu, ihanet, tiranlık, doğa, direniş ve cesaret dolu bir film şöleni. İzleyicisi de tepkisiz kalmamış, film hasılat rekorları kırmış yıllarca. Hemen ertesi yıllarda ne kadar ödül varsa götürmüş.

Tarihi bir gerçeklikten ve ulusal kahraman William Wallace´den yola çıkan öykü ustaca Holywoodlaştırılıp dünyaya mal edilmiş. Olayı duyan kralın orduları ile önce Wallace, Striling ovasında kapışır ve onları yener. İskoçya ileri gelenleri onu şövalye yapıp ülkesinin koruyucusu ilan ederler. Wallace York´u işgal eder. Yani İngiltere´ye girer ve kralı orada bekler. Gelecek savaş için İskoç beylerinden ve soylularından destek ister. İskoçya tahtının varisi Robert The Bruce´dan destek sözü alır. Falkirk Savaşı, Wallace için tam bir yenilgi olur, suçlular ona ihanet eden İskoç soylularıdır. Gerilla savaşı yürüten Wallace önce ihanet eden soyluları bir bir ortadan kaldırır. Bu arada kendisine İngiliz kralı tarafından elçi olarak gönderilen Prenses İsabelle (Sophie Marceau) ile beraber olur ve kadını hamile bırakır. Bruce´un onu geçtiğimiz birkaç yıl önce yabancı düşmanı yerlilerce bir Kürt ilticacının öldürüldüğü Edinburg´a çağırtır. Ama Bruce´un cüzzamlı babası bu defa ihanet eder, onu yakalattırıp İngilizlere hediye eder. Buna çok öfkelenen Bruce babasını reddeder. Gerisi tam bir direniş destanıdır. Ağır işkenceler karşısında kırılmayan ve ölümden korksa bile bir an bile inancını yitirmeyen William Wallace en son nefesinde dahi özgürlük çığlıkları ile yaşama gözlerini yumar. Ama tarih babadan bildiğimiz gibi Bruce intikamını alır ve yıllar sonra İskoçya´nın onurunu kurtarır.

2010

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Bundesregierung beschließt Eckpunkte zum Schutz der Industrie

Die Bundesregierung hat Mittwoch die von der Bundesumweltministerin vorgelegten Eckpunkte zur Sicherung der Wettbewerbsfähigkeit deutscher Industrieunternehmen beschlossen. Im Rahmen des nationalen Brennstoffemissionshandels können künftig...

Futbol: UEFA Avrupa Ligi – Galatasaray: 2 – Hajduk Split: 0

Sarı-kırmızılı takım, play-off turuna yükseldi Stat: Türk Telekom Hakemler: Craig Pawson, Lee Betts, Ian Hussin (İngiltere) Galatasaray: Fatih Öztürk, Linnes, Donk, Marcao, Emre Taşdemir (Dk. 80 Elabdellaoui),...

„Etat 2021 soll Klima schützen und Wirtschaft stärken“

Bundeswirtschaftsmnisterium erhält mehr Mittel für Zukunftsinvestitionen, Klimatechnologie und Pandemievorsorge Das Bundeskabinett hat heute den Regierungsentwurf des Bundeshaushalts 2021 einschließlich des BMWi-Etats beschlossen. Dieser sieht...

Almanya’da askeri istihbarat başkanı görevden alındı

Almanya'da Askeri İstihbarat Teşkilatı Başkanı (MAD) Christof Gramm'ın, görevden alındığı bildirildi. Savunma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada 2015 yılından bu yana MAD Başkanı olan Gramm'ın görevinden...