13.4 C
Hamburg
Mittwoch, September 30, 2020
Start Kultur Kino Benim Adım Kerim

Benim Adım Kerim

Benim Adım Kerim´i Yılmaz Güney 1967 yılında yazmış ve yönetmiş. Aynı zamanda Birsen Menekşeli, Yıldırım Gencer, Tuncer Necmioğlu ile birlikte oynamış. Film trafik polislerinin çok hızlı araba kullanan Yılmaz´a durduğu bir benzin istasyonunda ceza kesmeleri ile başlar. Yanında oğlu Levent´de vardır. Akabinde deniz kıyısında birdiri bir oynayan çocuklar sahile vurmuş bir ceset bulurlar. Milyoner bir işadamının Rasim Atasoy´un kurşunlanmış bedenidir bu. Öldürmeler devam eder, bir konsomatrisin dışında Ali Ağa´nın hizmetlisi Kahya Ahmet Kargılı bir köy düğününde keskin bir nişancının attığı tabanca kurşunu ile öldürülür. Polis bu keskin nişancıyı yakalamak için kurnaz bir plan kurar. Cinayetin işlendiği köyde silahlı bir atıcılık yarışması düzenlenir. Yarışa bir tek Siverekli isimli biri girmez.

Kerim (Yılmaz Güney) polistir, yanında Levent o şehir senin bu şehir benim dolaşmaktadır. Oğlu babasının sümüklü böcek tüccarı olduğunu sanır, anne ise Kerim´i maaşının azlığı yüzünden bırakmıştır. Yerleşik ve düzenli bir hayatları olmamasına öfkeli ve dargındır Levent. Babasına artık çevresine alışmak istediginden dem vurur. Yatılı bir okula yazılmak istmekte ve babasına kendisini artık sevmediğinden bahsetmektedir. Hatta babasına ondan nefret ettiğini dahi söyleme özgürlüğüne sahiptir. Ertesi gün Kerim son cinayetin işlendiği köye daha doğrusu Ali Ağa´nın çiftliğine gelir ve eşi Nevin Hanım ile tanışır.

Rasim Atasoy´un kızı Birsen Hanım (Birsen Menekşeli)´ın peşine düşen Kerim eroin laboratuvarları dahi olan bir çeteyi bu davranışı ile ayağa kaldırır. Ölen fabrikatörün yanında çalışan adamı Çetin Bey çetenin yöneticisi olmasına rağmen emirleri gelen bir telefondan almaktadır. Çete fabrikada inceleme yapmaya başlayan Kerim´e silahlı saldırıda bulunur. Kerim vartayı atlatır ve Birsen Hanım´ın yanına bir eğlenceye gelir. Eğlencede Nevin Hanım´da vardır. Kendisini bırakmasını rica edince kırmaz ve Nevin Hanım´ı çiftliğe getirir ve kalbini çalar.

Bu arada oğlu Levent yatılı okula başlar, Kerim polis şefi Rıdvan Bey´e işlenen cinayetler ve yaptığı araştırmalar hakkında brifing verir, daha sonra da değişik bir benzerini Birsen Hanım´a. Ona beraber yaşadığı ama günlük hayatında hiç karşısına çıkmayan fakir insanları ve çile dolu yaşamlarını gezdirerek gösterir. Bu arada büyük çetebaşı ağa, galiba baron, gelir, Siverekli´yi yarışmalara girmeyerek dikkat çektiği vesilesiyle katillerinden birine öldürtür. Baron Kerim´i geçmişinden tanır. Onu hapse sokmuş yedi yıl içeride ömrünü tüketmesine neden olan polisi tanımıştır. Ölü, yaralı yada diri yakalanıp getirilmesi emrini adamlarına verir.

Gangsterlerden davet alan Kerim meslektaşlarıyla vedalaşıp başına bir iş geldiğinde oğluna sahip çıkılması dileğinde bulunur. Daha yol üzerindeyken kalabalık çete üyeleri peşine takılırlar. Amansız bir takip, öldürme, yaralama heyecanı filmi sarmalar. Sonunda epey bir adamı haklayan Kerim yaralı olarak yakalanır. Bir traktörün arkasında bir ipe bağlı yüzükoyun sürünerek acıklı bir ağıt eşliğinde Baron´un huzuruna getirilir. Baron Kerim´i hemen öldürtmez, ona işkence yapar hem de büyük bir zevkle. Kerim´in üç yıl önce ona Ankara´da yaptığı işkenceleri hatırlatır. Ölmeden önce son isteği sorulduğunda Kerim oğlunu görmek istediğini söyler. Alıp getirirler. Oğlu ile yalnız görüşen Kerim ondan daha önce çiftliğe girdiğinde zulaya sakladigi silah ve bicagi gidip getirmesini ister.

Serbest kalan Kerim hepsini keklik avlar gibi tek tek avlar. İribaşlar geriye kalır polisler yetişip kalanları Kerim´in hışmından ve cinayetlerinden kurtarır. Bu arada oğlu Levent babasını artık sevdiğini söyler. Oğlunu arabasına alan Kerim tüm zenginliğini fakirlere dağıtıp paylaşan, ki bu tarihte ve gerçek hayatta galiba ilk defa olur, aşağı semtlerin birinde çiftçilik yapmaya başlayan Birsen Hanım´ın peşine düşer. Onu tarlanın birinde insanlarla yan yana, omuz omuza, ele ele yaşıyor ve çalışıyor olmanın sevinci ve mutluluğu ile bulur ve ayrılır. Bu arada oğluna film biterken yarının çok güzel olacağına dair siyasi ve umut dolu bir söylev çeker. Tam bir Yılmaz Güney iyimserliğidir sözleri. Bir polis memurundan duyulması imkansız derecede birlikten, dayanışmadan, iki ayaklı sümüklü böcekleri ezip yok etmekten, geleceğin daha yaşanılır oalcağından coşkuyla bahseder. Oğlunun kalbini kazanır. Yine de söylemeli filmdeki Kerim ile filmin afişindeki Kerim galiba ayrı şahıslar.

2008

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Şirket sahibi kadınlara network desteği

Mobil Oil Türk AŞ, dünyanın birçok ülkesindeki kadın iş sahiplerine, global ya da lokal büyük kurumların tedarik zincirine dahil olmaları için fırsatlar sunan WEConnect...

Schweizer Referendum: Präsidentin von der Leyen begrüßt klares Votum für Personenfreizügigkeit mit der EU

Kommissionspräsidentin Ursula von der Leyen hat die Entscheidung des Schweizer Volkes begrüßt, weiterhin Teil der Personenfreizügigkeit der Europäischen Union zu sein. Sonntag haben knapp...

BTSO, Bursa’nın en büyük 250 firmasını açıkladı

OYAK Renault'un 24,6 milyar liralık değerle ilk sırada yer aldığı listede ikinci TOFAŞ, üçüncü Bosch oldu Bursa Ticaret ve Sanayi Odasının (BTSO) kent ekonomisine ışık...

EU-Staatsanwälte leisten Eid vor Europäischem Gerichtshof

Bei einer Zeremonie vor dem Europäischen Gerichtshof haben die Staatsanwältinnen und Staatsanwälte der neuen Europäischen Staatsanwaltschaft Montag ihren Eid abgeleistet. Die Europäische Staatsanwaltschaft wurde...