-1.2 C
Hamburg
Sonntag, Januar 17, 2021
Start Bücher Kadriye Bakşi: Kentin Dargın Çocukları

Kadriye Bakşi: Kentin Dargın Çocukları

Kadriye Bakşi hayatın içinden çıkıp gelen kadın ve edebiyat damarının gücü, etkisi ve dayattığı yoğunlaşma ile yazmaya başlayan geleceği parlak edebiyatçılarımızdan biri. 2009 yılında yayınlanan eseri bir öykü kitabı. Gurbetçi camia diyip geçmek çok kolay, hala sanat ve kültür diyince davul, zurna ve halayın anlaşıldığı, sanat müziği konserine gidip şarkıları dinleyeceğine bağıra çağıra sanatçıyla yüksek sesle ırlanmanın normal sayıldığı, kitap okumanın değil zaten nasılsa bir gün filmleştirilir televizyonda yayınlanır bende o zaman izlerim mentalitesinin toplumumuza egemen olduğu yakıcı bir ortam kastedilen. Başlı başına bir öykü kitabının çıkmış olması dahi yazar için büyük bir başarı ve kutlamak namus borcu gibi bir şey.

Yazar sıradan insanların sıradan hikayelerini ince ve narin bir duyarlılıkla her türlü dogma ve önyargıdan uzak edebi bir yan bulayarak anlatır. İçinde bulunduğu an ve ortamdaki insanların ruh hallerini yansıtması, kendine özgü yarı alaycı ve hiciv dolu yorumları her öyküsünde belirgin. Yarısı Türkçe, yarısı Almanca olan kitapta onüç öykü yer alıyor. Geçmişe yapılan yolculuklar, içinde bulunulan an ve geleceğe değin kurulan hülyalar kalıbı sarmalamış öykülerin bütünlüğünü. Son günlerde kime sorsam kitap yazdığından bahseden bayanlardan tek farkı Kadriye Bakşi´nin bu işi tamamlamış olması.

Almanya´da veya yurtdışında başka bir ülkede kitap yazmak oldukça zor bir iştir. Hadi yazdınız yetmez bunun bastırılması yazmaktan daha beterdir. Hadi diyelim yayınladınız dağıtımı, okuyucusunu bulması, okuyanın ne yazıldığını anlaması, yani ciddi ve kalıcı bir okur-yazar muhabbetinin gelişmesi başlı başına sosyolojik bir tez konusu. Bir onbeş-yirmi yıl öncesinde kütüphanede dilimizde okunacak kitapların sayısı utanılacak seviyede az iken şimdilerde koca Hamburg´ta yirmiden fazla sesleri pek o kadar çıkmasa da yazarımızın yaşadığını biliyorum. Zira acının, yokluğun, yoksulluğun, sevgisizliğin ve gözyaşının bol olduğu yerde edebiyat insanın yaşama sarılamasa dahi ayakta durmasına en çok yardımı dokunan sanat dallarından biridir.

İnsanımız yazıyor, çocukluğunu anlatıyor. Göç öykülerini, neden niçin nasıl geldiklerini. Yazarlarımız buraları anlatıyor, hangi koşullar altında kimlerle birlikte yaşadığımızı. Kimlerlerle bir arada yaşayamadığımızı, yarım yaşadığımızı, içinde bulunduğumuz ortamın kısır, ölümcül, bezdiren bıktıran türevlerini anlatıyorlar. Buralara değin sıradan anlatıların hemen hepsinde temelinde konuşulmamış ama üzerinde yoğun ve ortak, adeta gizli bir anlaşmaya girilmiş gibi sırıtan şikayetler, bura insanına ve toplumuna küfür ve hakaret, küçük görmeler, yada tam tersi buralılara şirin gözükmek için kendi insanını rezili rüsva eden, yerlilerce de hemen el üstünde tutulur bunlar, aşağılayıp horlayan üslup ve stiller en yaygın ve bilinenleri. Kadriye Bakşi bura edebiyatında şimdiye kadar okuduğum en sıradışı, sevimli, kadın, insan, bilgelik, tatlı bir humor ve sevecenlik kokan kişilikli bir yazar. Bilinen kalıpların hiç birine uymuyor.

Almancasının “Beleidigten Kinder der Stadt” olduğu Kentin Dargın Çocukları kalıcı ve güçlü bir nefes. Hamburlu yazarlarımız için sevinilecek bir onur, gizli kalmaması gereken bir sevinç, anlamlı ve olumlu bir çalışmadır. Yazarın gelecekte de güçlü eserler vereceğine kimsenin şüpheleri olmamalı, zira o da burada yaşıyor, buradaki maden, materiyal, konu eşsiz derecede çok ve bolca. Kentin Dargın Çocukları, alçakgönüllü ama maşakkatli bir uğraşının tatlı bir verimi. Okumak anlatmak, tartışmak, konuşmak, edebiyatın, özellikle de kitap sevgisinin yayılıp kök salmasında ciddi ve önemli bir rolü olacak enfes bir eser. Kadriye Bakşi Anadolu insanın zor koşullar altında dahi pes etmeyi bilmeyen içindeki yaratıcı ve sevgi dolu cevhere güzel bir örnek sunmuş bu öykü kitabı ile.

2009

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular