9.5 C
Hamburg
Montag, Oktober 19, 2020
Start Kultur Nasıl Okumalı?

Nasıl Okumalı?

Dersler alarak denilse acaba kim ne anlar? Genel geçer yargı okurken bile ders verme yönünde. İyi ki anladın aferim sana, dedirtir neredeyse böyleleri. Sonu gelmek bilmeyen kültürel küstahlık mirasının, doğuya özgü o alçakgönüllü, kalender bilgeliğin fersah fersah ötesinde ispatıdır bu türden haddini bilmez hareketler. Yazarın ne yazdığı, ne demek istediği hiç önemli değildir böyleleri için. Ben istediğimi anlarım. Sizlerde buna uyun. Hatta yetmez benim anladığımı dinleyin. Sizlerde böyle anlayın dayatması böylelerinde olağandır. Okumaz aslında bu tipoloji, gerçek hayatta da ,hiç ama hiç dinlemeyenlerin en önünde gelir.

Ne kadar tanıdık ve bildik geliyor bu türden sıradanlaşmış haksızlıklar. Beş ayrı kitap mı yazmış örneğin biri. Beş ayrı insan, yani aynı insanın beş ayrı yüzü, karakter özelliği, yaratıcı yanı sözkonusu olan, irdeleyip anlaşılmaya çalışılması gereken. Kimi var derya. Her bir yapıtında yeniler kendini. Bambaşka derinlikle, sıradışı enginliklerle çıkar okurun karşısına. Kimi tekrarlar durur kendini. Nasıl yapmıştır o ismi, şaşar okur. Ne yazsa yine de çok satar. Okur için önemli değildir. Kupa finallerini, izlemek için izleyenler gibidirler, eserden ve yazarından öğrenmek yabancı laflardır. Başkaları gibi okumak diye tanımlanır bu kategori. Herkes ne anladıysa onu anlamak için çabalar durur. Genelin çizgisi ve algısı dışına çıkınca geride kalacağını, treni kaçıracağını sanır.

Alışkanlılar da karakterlerimiz, ritmimiz, okuma tekniğimiz gibi değişkendir. Bazıları not almadan okuyamaz. Bazısı elinde kitap olmadan sokağa çıkamaz. Çağa ayak uyduranlar elektronik okuyucusuna yüzlerce yapıtı depolamıştır bile. Tiryakiler okuduğunu başkalarıyla tartışmak ister. Ne kadar çok kitap, o kadar insan, o denli farklı yorumlar, teknikler, sevgi, hatta tutku yansımaları. En özgür, önyargısız, etki altında kalmadan okuyanları bu cemaatte bulmak mümkün. Başkaları için değil kendileri için okur bunlar. Doğrusu da budur şüphesiz.

Her ne kadar yazar ile okurun kurduğu bağ, yapıttan geçse de iki kişilik pasif tüketim çoğumuza yetmez. Beğenilen yapıtı yakınlarımızın da okumasını, etkilenmesini, haberdar olmasını, öğrenmesini isteriz. Kendi yakaladığımız dostluğu, hoş sohbet muhabbeti onun da tatmasını arzularız. Ama genelde karşılaşılan tepkiler hayal kırıklığı olur. Bizim gibi okumadıklarını, anlayıp yorumlamadıklarına şahit oluruz, şaşırır onları moronlukla suçlarız. Oysa okurken gözlemlediklerimiz, hissettiklerimiz, bilgi ve genel kültür seviyemizin derinliği ile doğru orantılıdır. Yine yazarın okumadan aldığı zevk ile yılda zoraki üç roman okuyanın alacakları elektrik arasında uçurumlar vardır.

Okumak boş zaman uğraşısı değildir, dedik Hobi hiç değildir. Alışkanlıktan öte bir yaşam tarzıdır. Sıradan bir insan olmanın, çağdaş, uygar bir insan olmanın dayattığı olağan davranış ve yaşam biçimlerinden biridir. Birilerine kıyak geçmek için okunmaz. Öğrenmek için, bilgi almak için, oyalanmak, eğlenmek, hoşça vakit geçirmek için okunabileceği gibi yeni dünyalar keşfetmek, başka hayatlara tanıklık etmek, içinde bulunulan an ve mekânda kısa süreliğine dahi olsa uzaklaşmak için de okunabilir. Ekmek, su gibi bir ihtiyaçtır o; dokunmak, sevişmek, şefkatle sarılmak, dertleşmek, yalnızlıklardan uzaklaşmak, hayatın farklı boyutlarını yakalamak demektir.

Okumak bir sanattır. Kavga ederek okumak da bir sanattır. Okuduğunu anlamamak, yanlış anlamak ve yorumlamak, anlamadığını anlamamak da bir sanattır. Kim ne der bu konuda hiç önemli değil. Onu bunu dinlemeyin, kimseye kulak asmayın. Kitapsız, okumadan mutlu olabiliyor musunuz? Okuduğunuz anlamak için çaba harcıyor musunuz? Asıl buna içten ve kalpten yanıt verin ve o sesi dinleyin. O ses sizi mutlu etmese bile, doğru yola sürükleyecektir. Eminim o yol daha çok okumak, bilgi açlığınızı gidermek, okuduklarınızdan yazıldığı anlamları çıkarmak yönünde olacaktır.

20.03.2014

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Çukurova’nın „can suyu“ Ceyhan Nehri kartpostallık manzaralar sunuyor

Çukurova'nın bereketli tarım arazilerine "can suyu" olan, yeşil ve maviyi bir arada bulunduran Ceyhan Nehri, doğal güzelliğiyle görsel şölen sunuyor. Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinde doğan ve...

Steigende Corona-Zahlen: Bündnis sagt geplante Menschenkette am Dannenröder Wald ab

Fortsetzung der Räumung durch die Polizei ist unverantwortlich Neun Tage vor der geplanten Menschenkette am Dannenröder Wald sagt das NGO-Bündnis für den Wald und...

UNO, doğa dostu yeni „akıllı ambalaj teknolojisini“ tanıttı

UNO Üst Yönetici (CEO) Vekili Evin Pehlivanlı, "UNO olarak doğanın korunmasına verdiğimiz desteği yüzde 100 bio çözünür akıllı ambalaj teknolojimiz sayesinde artırmaktan mutluluk duyuyoruz....

EU finanziert Projekte zur grenzüberschreitenden Medienzusammenarbeit

Das von der EU mit 1,2 Mio. Euro geförderte Projekt Stars4Media hat gestern (Mittwoch) 21 Initiativen ausgewählt, die die grenzüberschreitende Medienzusammenarbeit verbessern sollen. An...