6.9 C
Hamburg
Donnerstag, Januar 21, 2021
Start Kultur Kino Crossing Over

Crossing Over

Crossing Over sosyal içerikli alışılmışın dışında soran, sorgulayan, filmin bitiminden sonra akıllarda onlarca soru bıraktırıp yanıtlar aratan sağlam söylemli, ciddi bir film. Wayne Kramer´in yazıp bizzat yönettiği filmde usta oyuncular filme ayrı bir güç ve enerji katmışlar. Birden çok Amerikan rüyasının eleştirel açıdan işlenmesi, ABD´de oturum almak isteyenlerin nelerle karşılaşabileceklerine ve o hep abartılarak söylenen ama acı bir gerçekliği olan kültürler çatışmasına, töre cinayetlerinin bir tek Kürtlerde olmadığına acı bir örnek.

Kaçak insan avcısı polis amiri Harrison Ford´un vicdanı ile hesaplaşmasının filmin tümüne yansıtılması övgüye değer. Tabi ki benzer insanlar her daim var olacaktır. Taslima gibi islami teröre eleştirel bakmaya çalışanların şansının olmayacağı kesin, batıda özgürlükler var ama o kadar da değil. Vurgu olarak çok güçlü, inandırıcı ve samimi.

Filmde işlenen yabancı bir ülkede yeni gelenlerin oturum savaşını, bu sancılı süreçte yaşadıklarını galiba en iyi yine o süreci yaşamış yabancılar anlar ve hatta anlatır. ABD koskoca bir memleket, yüzmilyonlara varan karmaşık bir ulus. Hala her yıl milyonlarca insanın illa da Amerikalı olmak için başvurduklarını, kıtaya akın ettiklerini düşünürsek anlatılanların gerçeğin çok az bir kısmını yansıtabildiğini söylemek o kadar da yanlış olmaz.

Filmde bir birinden farklı insanların, bunların yazgılarının, umutları ve gelecek planlarının Los Angeles´de verdikleri kimlik alma, oturum alıp yasal bir statüye kavuşma mücadeleleri yer yer insanın tüylerini diken diken ediyor. Sırf bunun için vücudunu satan mı dersin, o dinden olmamasına rağmen yalan söyleyip din değiştiren mi dersin, evrakta sahtekarlık yapılması mı, sanki bir Hamburg macerası. O kadar çok benzerlik ve doğruluk var ki.

Ama böylesi sosyal eleştirel filmler için Alman sinema piyasasının ne parası ne yönetmeni ne de aklı başında izleyicisi var. Yerel tabirimiz ile bunlar hoş olmayan konulardır. Ne de Harrison Ford gibi vicdanlı polisleri ya da oyuncuları vardır buraların. Ne kadar farklı dünyalar da yaşıyoruz ama hemen hemen aynı koşullar altında benzer şartları yaşarken.

Her bir yabancının ayrı bir öyküsü, her birinin ayrı bir roman olabilecek anlatı zenginliği ve yer yer de dramı vardır demişti zamanın birinde deneyimli bir sosyal danışman. ABD´de bunun farklı olacağını sanmak yanlış. Ama görmezden gelinemeyecek gerçek Amerikalıların kendilerine eleştirel bakmayı bilmeleri, dünyada ABD karşıtı skandalların hemen hepsini ortaya çıkartanlar yine kendileri olmuştur.

Her yerde her zaman denir, haber ve gazetecilik ABD´den gelir diye, şimdilerde sinema da oradan geliyor. Oysa dünyada altı milyardan fazla insan yaşıyor, Tanrının bir tek onları koruyup bizleri tu kaka ilan edeceğini sanmak küfür ile eşdeğer. İnsan dünyanın her yerinde aynı, acıları, özlemleri, umutları, karşılaştığı çetin sorunlar karşısında takındıkları tavırlar, hatta nerdeyse sevinç ve gözyaşları dahi eşbenzer.

İnsan olmak, insan kalmak, insan gibi yaşamak her türlü milliyetten, kimlikten, paradan ve pasaporttan daha önemli ve değerli. Dünyanın neresinde olursak olalım. Crossing Over eleştirel bir ABD klasiği, sinemaseverlerin büyük bir zevk ile izleyecekleri bir dram şöleni.

2009

Vorheriger ArtikelDie Osmanen (III)
Nächster ArtikelInterview mit Nebahat Güçlü

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular