11.3 C
Hamburg
Donnerstag, Oktober 29, 2020
Start Home Göçmen Edebiyatında Kalite Sorunu

Göçmen Edebiyatında Kalite Sorunu

Son günlerin can sıkan ve nedense sakız gibi sıkça tekrarlanan ortak konusu, göçmen edebiyatında sergilenen ürünlerin arzulanan kaliteye oldukça uzak olmaları. Lafın altını geçerken çizelim ve kem söz sahibine aitmiş diyelim. Cahil, edebiyata uzak, aşırı çoğunluğu art niyetli ucuz politikacıların, entel takılan ama öyle olmayan, kitap okumaya uzak ve mesafeli olanların genel söylemi bu. Neden? Memlekette romanın tarihine bakıldığında, ilk ürünlerden bu yana 150-200 yıl geçmiştir, değil ciddi anlamda bir uluslararası standart, henüz editörlük kurumu bile yoktur. Bildiğiniz bir üniversitemiz var mı, öğrencilerin dört yıl editörlük okuyup mezun oldukları herhangi bir akademi? Sonra uluslararası bir öykücümüz biliniyor mu? Değil dünya çapında Asya, Afrika, Avrupa çapında tanıdığınız, ismini duyduğunuz bir eleştirmenimiz var mı?

Adama buyur burdan yak derler. Kaldıki oradakiler bile buradakilerin haşin yaklaşımlarından daha temkinliler. En azından gurbette yaşadığımız, birden çok dille haşır neşir olduğumuzu, dil ve kuralları açısından eksik mevzilerde durulsa bile ana damarın, kaynağın eşsiz zenginliklerle o biçim yüklü olduğunu görebiliyorlar. Kendi edebiyat tarihinden, gelişim seyir ve süreçlerinden habersiz, hele bir de kendisini ilerici, yurtsever, entel, dinsel hoşgörü çerçevesinden baktığını iddia eden, hümanizmin sınırları dahilinde bizlere tahammül edenlerin zavallı serzenişleri yok mu. Sanki birileri kendilerine engel oluyor. Al kardeşim, buyur kalemi, klavyeyi! Yazabiliyorsan daha iyisini, kalitesini al yaz!

Tabi bu arada dürüst ve samimi eleştiri oklarını genel gariban durumun ilerlemesi, gelişmesi için yönlendirenler de var. Asıl bunları ciddiye almak gerekir. Ne yapmalı, nasıl yapmalı ki estetik ve sanatsal kaygılar, piyasaya hakim siyasi ve ekonomik kaygıların önüne geçebilsin diye. Normal ekmek kavgası mücadelesinde ellerine bir de kağıt kalem alıp kahramanlar yaratan, olaylar, kurgulayan, kendinden, hayallerinden dünyalar yaratanlar asıl benim kahramanlarım onlar. Bu işi yapan, yaşayanlar bu günkü mevzilere hangi olumsuz ve karmaşık süreçlerden geçilerek gelindiğini çok iyi bilirler. Bir kitabı yaratmanın, okura ulaştırmanın buralarda ne demek olduğunu ancak yaşayanlar bilir. Bunun adı büyük bedeller, muazzam özverilerle eşanlamlıdır. Mutluluktur bu, bahtiyarlıktır.

Göçmen edebiyatı çıkış, yayılış hatta bugünkü genel görüntüsü ile sanıldığından da kalitelidir. Çok önemli kazanımlara sahiptir. On-yirmi yıl öncesine kıyasla en zorunu geride bırakmıştır. Bir baltaya sap olamamışların, ömrü boyu on beş (hadi insaflı davranalım yüz onbeş olsun) üyesi olan derneklere başkanlık yapmış, buralı yerlilerin dilinde iki satır konuşma metni hazırlayamayanların, postunu kimseye kaptırmak istemeyenlerin göçmen edebiyatçıların kalitesini ağızlarına almaları abestir. Önce aynaya bakmaları şarttır. Oradaki zavallı görüntünün ne anlama geldiğini anlamalı, kimin neyin, nasıl ilericiliğini yaptıklarını önce bir sorgulamalıdırlar.

Yayıncısı olmayan, dağıtımcısı, kitapçısı, sağlam ve sadık okuru olmayan eli kalem tutup yola çıkmış her birey, her yazar adayı teşvik edilmeli, onunla dayanışmada bulunmalı, eserleri satın alınmalı, manevi destek sunulmalıdır. Ki ancak ondan sonra bu insanların yazdıkları hakkında ileri geri konuşma hakkı gibi bir hukuk ortaya çıkabilsin. Gelecek on-yirmi yılların sandığımızdan da zengin olacağı ortada. Okullar, tiyatro grupları, radyolar, şairler ve şaireler, öykücüler, roman yazarları, yine buralı göçmen gazeteciler bu işin gelecekte çok daha iyimser koşullarda ilerleyeceğinin, her yeni yapıtta genel kalitenin biraz daha artacağının şimdiden garantisi ve müjdecisidirler.

19 Şubat 2014

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Cumhuriyet 97 yaşında

Türk milletinin tarihinde 97 yıl önce yeni bir devrin kapıları açıldı ve Cumhuriyetin ilanıyla "Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir" sözü devlet yönetiminde en belirgin şekliyle...

HFV-Präsident Fischer zu den ab 2. November geltenden Corona-Beschränkungen des Bundes und der Länder

„Auch der Amateursport wird seinen Beitrag zur Eindämmung der Pandemie leisten müssen. Dennoch ist es schwer vermittelbar, dass Kinder und Jugendliche in der Schule...

28 Ekim 2020 tarihinde Almanya’da alınan yeni kararlarla ilgili Hamburg Eyalet Parlamentosu Milletvekili (SPD) Barış Öneş’in açıklaması

Almanya’da yeni kısıtlamalar ve uygulamalar yürürlüğe giriyor Değerli vatandaşlarımız Almanya’da Koronavirüs salgınında vaka sayısının endişe verici boyutta artışıyla birlikte virüsle mücadelede sert ve daha...

Videokonferenz der Bundeskanzlerin mit den Regierungschefinnen und Regierungschefs der Länder am 28. Oktober 2020

Die Bundeskanzlerin und die Regierungschefinnen und Regierungschefs der Länder fassen folgenden Beschluss: Trotz der Maßnahmen, die Bund und Länder vor zwei Wochen vereinbart haben,...