16.4 C
Hamburg
Donnerstag, September 24, 2020
Start Kultur Kino On Korkusuz Adam

On Korkusuz Adam

1964 yılı yapımı On Korkusuz Adam´ın yönetmeni Tunç Başaran, Recep Ekicigil senaryoyu yazmış, filmde Yılmaz Güney Konyakçı´yı oynuyor. Adnan Şenses Suphi´yi, Erol Taş Kürt Mahmut´u, Tunç Oral Karanfilli´yi ve böyle devam ediyor. Yılmaz´ın ilk filmlerinden biri olsa gerek, diğer oyuncular gibi oldukça genç, oyunculuğu ise tartışılır. Belki de senaryo uyarınca ettiği derin ve felsefi tek laf: “Benim için fark etmez.” Ve sağ elinin baş parmağı ile her bir düşmanını vurduğunda ki meşhur sohbeti.

Düşman kim olabilir o yıllarda ya Rusya ya kahpe Bizans. İkisi de değil Rumlar, Kıbrıs´ı cehenneme çeviren Yunanlılar. Bir grup Rum çeteciler Kıbrıs´ta köy basıp insanlara zulüm etmektedirler. Tam bir kontrgerilla paranoyası ile yazılıp oynanmış ve eminim ses getiren, o zamanlar hasılat rekorları kıran bol bol Yunan düşmanlığı yapılan bir film.

Filmi izlenilir kılan tek gerekçe Yılmaz Güney´in oynuyor olması. Gösterildiği hemen her karede yassı küçük şişesinden bir fırt çeken Yılmaz´ın şapkasını o denli suratına indirmesi ayrı bir mevzu. Galiba deli, ikide bir parmağını dudaklarına dokundurup ses çıkarıyor, bol bol konyak içiyor, ki herhalde adı bu yüzden Konyakçı, konuşma ve diyalogdan çok, vurup kırma, dövmeden öte öldürme ön planda. Zaten vurulanların çoğu Yunanlılar. Irkçı bir film bugünkü modern gözlükten bakar isek eğer. Yılmaz Güney´de bu film de gerekçesi ne olursa olsun oynamış işte. Film tam bir yüz karası, hepimiz için, hem Türk sineması için, hem Yılmaz Güney için. Yılmaz Güney´i hep olumlu yanları ile anmak ahmaklık, insanda iyi ile kötü, kahraman ile korkak, iki zıt birlikte vardır.

Filmin müziği tam korku filmlerine yakışır olgunlukta, araya serpiştirilmiş galiba kahramanlık çağrıştırması gereken askeri marşlar “Dünyayı Kurtaran Adam” kadar güldürükçü ve kaba saba kaçıyor. Filmin konusu basit ve ilkel: Çevreye kan kusturan Rum bir çete vardır. Kadınlara tecavüz eder, insanları zevkine göre öldürür, yöre halkına zulüm ederler. Ucuz bir dayakla bu çetecilerin elinden kurtulan Tamer Yiğit Kıbrıs´tan Adana´ya gelir ve dokuz adam bulur Rum çetelere karşı savaşmak isteyen, bu bulunan dokuz şahıs ile bir tekneyle geri döner. Düşmanlarının hepsini tek tek haklar iken arkadaşlarının bir çoğu filmin son on-onbeş dakikasına sığdırılan finale benzer bölümde Rumlar tarafından vurulurlar. Bunların içinde Konyakçı, ve yeni yeni tanıştığı sevdiği de vardır ki, onun için ikisinin de öldürülmesi fark etmez.

Zalim çetenin elinden köylüleri kurtarmak amacı ile bir kaleye tam sığınmışlar iken şanlı Türk Teyyare Kurumu´nun teyyarelerinden çıkan yangın bombalarının sağı solu ateşe boğan galiba kurtarıcı patlamaları ile film biter.

Oynatıldığı o dönemde hasılat rekorları kıran bu film, belki bu sıralar oynatılsa yine bir o kadar hasılat kırar. Türkiye sinemasının belki en ırkçı filmi.

2010

Anzeigen

-Advertisment -

Most Popular

Bundesregierung würdigt Vorreiter nachhaltiger Unternehmensführung

Bundesminister Hubertus Heil und Staatssekretär Björn Böhning verkünden CSR-Preisträger 2020 Die Gewinner des CSR-Preises der Bundesregierung 2020 stehen fest. Bundesarbeitsminister Hubertus Heil und Staatssekretär Björn...

Herbsturlaub in Südtirol: Wandern und Genießen zwischen alpinen Welten und mediterranem Flair

Dertour bietet ein großes Herbst-Angebot an Unterkünften jeder Kategorie Sonnige Täler voller Apfelbäume und Weinreben, umgeben von den schroffen, markanten Gipfeln der Dolomiten: Südtirol ist...

Kommission aktualisiert Grenzwerte für drei krebserregende Chemikalien am Arbeitsplatz

Die Kommission hat heute die Grenzwerte für die Exposition gegenüber krebserzeugenden Chemikalien am Arbeitsplatz aktualisiert. Die Grenzwerte für drei Stoffe (Acrylnitril (neuer Grenzwert); Nickelverbindungen...

Serie A’da Roma’ya hükmen mağlubiyet cezası

Serie A'nın ilk hafta maçında bir oyuncusunun yaşını maç esame listesine yanlış bildiren Roma, Hellas Verona maçında 3-0 yenik sayıldı. İtalya Birinci Futbol Ligi...